DİLAVER’İN BAŞINDAN GEÇEN GARİP BİR HİKÂYE
Akşam vaktiydi. Hava soğuktu. Vapurların ışıkları çok güzel görünüyordu uzaktan. İki arkadaş Ortaköy sahilinde oturmuş denizi izlerken: “Bazı geceler bir öykü gibi başlar, bu gece de öyle bir gece sanki.” “Evet, mükemmel bir manzara şu karşımızdaki.” “Hayır, sadece durağanlığı kast etmedim. Bir eyleme de gebe gece.” “Ne gibi bir eylem? Ne olacağını hissediyorsun?” “Bilmiyorum. Sadece çok güzel bir gece işte.” “Haklısın. Boğaz her zamankinden daha ışıklı.” “Sadece manzaradasın sen hâlâ. Neyse… Aklımda sabahtan beri bir soru var. Sence en güzel öyküyü kim yazdı bizde?” Bu sırada hemen yanlarındaki kırk yaşlarında,…
Devamını Oku