“PINAR KÜR” DOSYASI BİZE NE ÖĞRETTİ?
Türk edebiyatının en cesur, en rahatsız edici ve en gözü kara kalemlerinden Pınar Kür’ün ardından kalan boşluk, yalnızca bir yazarın kaybıyla açıklanabilecek türden değildi. Onun yokluğu, kadın sözünün, düşünsel itirazın ve ahlak rejimleriyle hesaplaşan bir yazı hattının da hedef alınmış suskunluğunu işaret ediyordu. Son Baskı’nın hazırladığı “Pınar Kür” dosyası, tam da bu suskunluğa karşı söz alan, edebiyatın hatırlamakla yetinmeyen yüzünü öne çıkaran güçlü bir yayın pratiği olarak dikkat çekti. BİR YÜZLEŞME ALANI Son Baskı’nın “Pınar Kür” dosyası, klasik anlamda bir “anma” çalışması olmanın ötesine geçti. Dosya, Pınar Kür’ü edebiyat tarihinin…
Devamını Oku