POLİTİKA 

NE ÇEKTİN SEN BÖYLE, SEVGİLİ YURDUM?

Mum ışığında ders çalışırlarmış. Ya da bağdaş kurup gaz lambasının alevinde… Kimileri de sokak lambalarının altında. Türkiye’nin en zeki insanlarıymış onlar. Katledilmekle bitmeyen, kanları oluk oluk akıtılan… İdamlar, işkenceler, sürgünler ve işte 68 kuşağı. Sonra aynı acıları, bir sonraki 78 kuşağı da tattı. Aynı bedelleri ödediler, aynı işkence tezgâhlarından geçtiler. Hapis yattılar, yargılandılar, insanlık dışı muamelelere maruz kaldılar. Bazı cezaevlerinde onlara zorla dışkı yedirdiler. İşkenceden ölmeyip yaşama tutunanların çoğu ise bedenlerindeki ağır hasarlar nedeniyle bu dünyaya daha fazla tutunamadı. Dostlarının “Ölümsüzdür” sloganları arasında uğurlandılar yıldızlara. 1980 sonrası kuşaklar ise 30…

Devamını Oku
POLİTİKA 

BUTLANCILAR MUTLAK GİDECEK

Ne kadar kutuplaştık, değil mi? Ne kadar düşmanlaştık, ayrıştık, bölündük? Ve çözüldük? Yoksullaştık, ezildik, yozlaştık. Toplu bir çürümenin içinde bulduk kendimizi. Acılara seyirci kaldık, sustuk, zulmün karşısında dilsiz şeytan olduk. Hepimiz insanız, hata yaparız; ama bazı değerleri kaybetme lüksümüz yok. Bir ülke düşünün, yalnız ve yorgun bir ülke. Halkının her gün biraz daha yoksullaştığı, sofralardaki ekmeğin küçüldüğü, yaşam biçimlerine müdahale edildiği, hukuksuzluğun alıp başını gittiği, tepeden tırnağa her şeyin kirlendiği ya da kirletildiği, tuzun bile koktuğu bir ülke… Düşünsenize bu ülkede iş bulma umudunu yitirenler ve iş aramaktan vazgeçenler işsiz…

Devamını Oku
POLİTİKA 

‘GEÇTİM PUTLARIN ORMANINDAN’…

Hangi ahlak dışı konu olursa olsun bunun savunulabilir olmasının normalleştiği bir dönemi hep birlikte yaşıyoruz. Meclis çatısı altında kadrolaşma ve torpil iddiaları karşısında ülkeyi yönetenlerden biri göğsünü gere gere “Utanmıyoruz” diyebiliyorsa acaba gelip dayandığımız yer neresi şimdi? Her geçen gün dünü aratır hale geldi. 21 yıl önce, çocuk yuvalarında işkence iddiaları karşısında dönemin devlet bakanlarından biri, “Her yurtta çocuk muhbirlerim var” diye övünmüştü. Çocuklarının eğitim giderlerini karşılayamayacak kadar yoksul ailelerin emanet ettiği çocuklar, bir cemaat yurdunda yanarak ölüyorsa buna kader diyebilmek ya da onlarca çocuğun istismarı karşısında “Bir kereden bir…

Devamını Oku
POLİTİKA 

GİDECEK BİR GÜN

Bu kadar kolay olmamalı aslında yok etmek ya da ortadan kaldıramadığın bazı değerleri çürütmek… Kolay olmamalı, hatta hiç olmamalı öldürmek. Doğal karşılanır hale gelmemeli kadın cinayetleri, çocuk ölümleri… Habil ve Kabil’den bu yana hep kolay oldu yok etmek, yakmak, yıkmak… Bedrettin’den Pir Sultan’a akıp geçerken zaman; ölüm ve zulüm kol gezerken gittikçe daha kolaylaştı yok etme yöntemleri… Kısa bir özetle Mustafa Suphi’den Sabahattin Ali’ye, ‘Deniz’lerden Berkin’e, Ali İsmail’e, Özgecan’a… Kana doyulmadı hâlâ bu topraklarda. Cunta geride kalmıştı ama cemaat ve tarikatlara yol verilmişti bir kere… Sonra bir çürüme, ahlaki erozyon,…

Devamını Oku
POLİTİKA 

ÖN SEÇİM OLMADIKÇA…

Değişim iyidir. Peşin söylenmiş bir söz. Bazen iyidir ama bazen de kötü işte. İnsan da değişmeli elbette ama en çirkin değişim, önce onurunu, davanı satıp seni çağırdıkları ilk trene binmektir. Bir değişim de muhalifmiş gibi görüntü verip sosyal medyadan beş yaşındaki çocuk zekâsıyla, suya sabuna dokunmadan mesaj verip yasak savmak, örneğin. Ya da makam, koltuk işte her neyse… Birdenbire ulaşılmaz olur mu insan? İşte oluyormuş. Bırakın büyük makamları, kıytırık bir görev alanlar dahi ulaşılmaz oluyorlar; çünkü örtüşülen çıkarlar doğrultusunda o şürekâda ne görmüşse onu yapıyorlar. Etraf liyakatsizlerden geçilmiyor. İktidarından muhalefetine,…

Devamını Oku
POLİTİKA 

TEKNE ORUCU

Gecenin bir vakti, ışıklar yanar evlerde. Önce birkaç evin ışığı, ardından onlarcası, sonra yüzlerce evde yanar ışıklar. O devasa apartmanlarda bile ışığı yanmayan pek nadir evler vardır. Bir tatlı telaş, bölünen uyku, yaşlı genç, çoluk çocuk kalkarlar sahura. Yemekler yenir, çaylar içilir, niyet edilir Allah rızası için oruç tutmaya. Açılır gönül kapıları, dayanışma zamanıdır, hoşgörü zamanı. Bereketlenir sofralar. * * * İşte öyleydi eskiden. Şimdi bereketi kaçtı sofraların. Kilosu bilmem kaç yüz liralık hurmayı almasak da olur, yemesek de… Biz tutarız orucumuzu yine Allah rızası için. Etin kilosu kaç lira…

Devamını Oku
POLİTİKA 

ZEYDAN KARALAR’IN “DEPREM DAİRESİ” TEKLİFİNİ HATIRLADINIZ MI?

Her gün tazelenen yaralar içinde akıp geçiyor zaman… Adalet yerini bulmadı, bulmuyor, buldurmuyorlar… Üç yıllık yara… Çok da eski olmasa da işte bunun için tazeleniyor yaralar. Bir yerini bulsa adalet, boşa gitmeyecek işte o zaman gözyaşları… Üç yıl önce üç gün boyunca çığlıklar yükseldi. Herkes duydu o çığlıkları. Kimi soğuktan donarak öldü, kimi fazla dayanamadı ama saha bomboştu üç gün boyunca. Enkaz altında daha çığlıklar gelirken, henüz kesilmemişken nefesler, birileri millete parayla çadır satmıştı. Sadece çadır mı? Kullanılmış kışlık giysi, ayakkabı… Biz de depremzedeye parayla çadır satılırken yabancı bir ülkeden…

Devamını Oku
POLİTİKA 

‘BÜYÜ DE UMUDU DOĞUR’

Ne kaldı dünden bugüne? Akıp giden yıllardan geriye ne kaldı? Sormalı insan kendine, hep bu soruyu bıkmadan usanmadan. Bir kısır döngü, bir tekrara düşer gibi değil ama sormalı. Kadın kanıydı dünde kalan. Sonra kanın kuruduğu yerde bir başka kadının kanı akan… Çocuktan katil devşiren bir düzen… Çocuk ve kadın istismarı ve bitmeyen travmalar kaldı dünlerden, çocuk işçi ölümleri, genç ölümler ve iş cinayetlerinde zirveyi hiç bırakmamak kaldı yine geriye zamandan. Ne kaldı sana, bana, bize dünlerden? Aydınlık yüreklerin, gençlerin hayalleri gözünde kaldı. Bir liyakatsizlik çemberinde mülakatlarda işsizlik düştü paylarına. Cehalet…

Devamını Oku
POLİTİKA 

ÖLÜP ÖLÜP YENİDEN DOĞAN

Ölü bulunan kayıp bir çocuk, cinayetler, katledilen kadınlar, çöken iskele nedeniyle üç işçinin ölüm haberi… Yani bir iş cinayeti daha… Peş peşe gelen ölüm haberleriyle birlikte insanlık da ölüyor. Ölüm bu işin fıtratında diyen o kafadır insanlığı öldüren. Katili, hırsızı, taşeronu yandaşıyla birlikte öldürürler insanlığı her defasında. Onat Kutlar’ın dediği gibi; “ne kadar çok öldük yaşamak için”. Katil patronların almadığı önlemler yüzünden 301 madencinin can verdiği o toplu katliamdan sağ kurtulan ve ambulansa alınırken “Çizmelerimi çıkarayım mı? Sedye kirlenmesin” diyen işçiydi aslında insanlığı öldüğü yerde dirilten. Ve başka bir madenci…

Devamını Oku
POLİTİKA 

AYDINLIK BİR GELECEĞİ KUCAKLAMAYA HAZIR MIYIZ?

Acaba cumhuriyet tarihinin hangi döneminde bu kadar çok kadın ve çocuk katledildi? Bu kadar çok iş cinayeti hangi zaman aralığında yaşandı? Son 20 yılda ne oldu da iş cinayetlerinin zirvesini gördük? Katil patronların kâr hırsı yüzünden adına iş kazası dedikleri cinayetlerde Avrupa birincisi ve dünya üçüncüsü olduk. Ne kadar yoksullaştık, farkındayız, değil mi? Artık babalar ceketini satıp çocuk okutacak durumda da değil. Eğitimden hızlı bir kopuş var. Kiminin imkânı yok okumak için, kimi okumuş ama 20 yıldır atanamayan öğretmeni markette kasiyerlik, pazarda domates satarken görünce yitiriyor umudunu, vazgeçiyor okumaktan. İşsizler…

Devamını Oku
Betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
betnano
betnano
betnano
betnano
betgaranti
casinolevant
casinolevant
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
betnano
betnano
betnano
betnano
betnano
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
casinolevant
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
casinolevant
betpark
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
bettilt
hititbet
hititbet
marsbahis
imajbet giriş
betnano güncel giriş
betnano güncel giriş
marsbahis
marsbahis
marsbahis
holiganbet
holiganbet
holiganbet
casinolevant
casinolevant
grandpashabet
grandpashabet
hititbet
casinolevant
grandpashabet
grandpashabet
Betgaranti
hititbet
hititbet