BÖCEK İNANIŞI
Çok küçükken çok büyük Allah Baba’dan çok korkardık. Annem sık sık, “Sana zarar vermeyen canlıya sen de zarar verme.” derdi. Anlamazdım. “Vermem.” derdim yalnızca. “Peki, böceklere?” “Eğer sana zarar vermiyorlarsa…” “Ya hamamböcekleri, dikenli karafatmalar, o her tarafımı saran kanatlı karıncalar, uğur böcekleri?” “Onlara da, hiçbirine, hiçbirine zarar verme.” “Ezmeyeyim mi yani?” “Ezme.” “Ya beni ısırırlarsa?” “Isırmazlar.” “Anne, geçen babam bir hamamböceğini ezdi!” Yıllar sonra, annemin o anda yüzünü buruşturduğunu anımsıyorum. Kaşlarının çatıldığını, gözlerindeki çizgilerin belirginleştiğini, alnındaki mavi damarın kabardığını… Sanki o sırada gözlerinin önünden koca, kapkara bir hamamböceğinin ezildikten sonra…
Devamını Oku