DOSYA PINAR KÜR 

TİYATRO EMEKÇİSİ ÜZERİNE BİR İNCELEME: “KÜÇÜK OYUNCU”

“Kazık yemiş, kazık atmayı öğrenmiş… Ezilmiş, sömürülmüş; ama onun ezen sömüren düzene karşı çıkacağına o düzene uymayı, yalnızca yer ya da yan değiştirmeyi yeğ tutmuş…” (Küçük Oyuncu, s.115-116) Tiyatronun üretimi kolektif bir iş birliğinin sonucudur. Bu iş birliği, yeniden verilmiş kararları içerebileceği gibi, gelenek haline gelmiş uzlaşmaların bir örüntüsü sonucunda da sağlanabilir. “Bir sanat eserinin üretimi için iş birliği yapan insanlar, genel olarak konular üzerinde sil baştan karar almazlar. Bunun yerine artık gelenek haline gelmiş olan önceki uzlaşmalara, söz konusu sanat dalı içerisinde uzlaşımsal iş yapma biçiminin bir parçası haline…

Devamını Oku
DOSYA MODERN TÜRK EDEBİYATINDA ERKEKLİK ALGISI 

TANZİMAT’TA ERKEĞİN İNŞASI: “İNTİBAH” ÜZERİNE

“…insan ne kadar genç, ne kadar deneyimsiz, ne kadar mahcup olursa olsun kendisine özgü bir sır, bir teşebbüs peyda ettiği gibi derhal çocukluktan erkekliğe geçer. Nefsinde hemen her şey için bir yeterlik, bir iktidar görür.” (İntibah, s.35) Edebiyatımızda roman türünün Tanzimat ile birlikte üretilen ilk örnekleri, sadece dönemin toplumsal yaşantısını yansıtmakla kalmamış; düşünsel dönüşümlerin ve yeni kavramların edebi zeminde nasıl dolaşıma girdiğini görmemiz açısından da önemli bir imkân sunmuştur. Tanzimat romanının merkezinde yer alan erkek karakter üzerinden sınanan Batılılaşma, toplumsal dönüşümler, ahlak anlayışı ve birey olma fikri, dönemin modernleşme tahayyülü…

Devamını Oku
21 MART DÜNYA ŞİİR GÜNÜ DOSYA 

“TAŞ PARÇALARI”NDA VAROLUŞÇULUK VE DİYONİZYAK

Birhan Keskin’in ‘Y’ol’ adlı şiir kitabı, bireyin içsel yolculuğunu, boşluk ve gürültü arasında konumlanan varoluşsal salınımlarını şiirsel bir dille ele alır. Şair, anlatısında sıkça karşılaşılan mekânsal ve duygusal dönüşleri, bir varlık-yokluk diyalektiği içinde işler. Özellikle, aşkın ve kaybın şiirsel temsili, yalnızca bireysel bir deneyimin ifadesi olmaktan çıkıp daha geniş bir varoluşsal sorgulamaya dönüşmektedir. Keskin’in şiirlerinde belirgin biçimde hissedilen “gürültü” ve “boşluk” kavramları, Gaston Bachelard ve Jacques Attali gibi düşünürlerin kuramsal çerçeveleriyle ele alındığında daha derin bir anlam kazanmaktadır. Bachelard’ın mekân üzerine geliştirdiği fenomenolojik yaklaşım, Keskin’in şiirlerinde tekrar eden mekânsal metaforlarla…

Devamını Oku
grandpashabet
grandpashabet
betnano
betpark
betpark
betvole
betvole
betvole
vaycasino
vaycasino
vaycasino
vaycasino
vaycasino
imajbet
vaycasino
safirbet
safirbet
betvole
milanobet
milanobet
grandpashabet
grandpashabet
realbahis
vaycasino
vaycasino
vaycasino
mariobet
realbahis
vaycasino
grandbetting
hititbet
süperbahis
norabahis
grandpashabet
betnano
betvole
grandpashabet
betnano
betnano
norabahis
vaycasino
vaycasino
betnano
betwild
betwild
betnano
betnano
norabahis
norabahis
vaycasino
vaycasino
vaycasino
betvole
betpark
betvole
betpark
celtabet
betpipo
norabahis
vaycasino
vaycasino
vaycasino
superbahis
perabet
perabet
grandpashabet
grandpashabet
betpark
betnano
betpark
grandpashabet
grandpashabet
betgaranti
betnano
maxwin
maxwin
milanobet
milanobet
betpas
norabahis
norabahis
norabahis
norabahis
betplay
betplay
vaycasino
vaycasino
betpark
mariobet
grandpashabet
grandpashabet
mariobet
betvole
mariobet
safirbet
safirbet
mariobet
betpas
hititbet
madridbet
madridbet