ÇUKUROVA: KENT, KÜLTÜR, BELLEK 

SEVGİ SOYSAL’IN ‘ŞAFAK’ ROMANINDA ADANA DENEYİMİ

“O yüzden Adana gecekonduları bir barajdır Batı için. Ve de Adana gecekonduları başka kenttekilere benzemez. Adana gecekondularında hemen herkes yaşam dili konuşur, benzer beğenileri, benzer kinleri, sevileri ve benzer yaşam biçimleri vardır.” (Yücel, 1978) Kentler, farklı toplumsal katmanlara ait bireylerin kültürel çeşitlilikleri ve yaşam biçimlerini bir araya getirdikleri mekânlar olarak varlık gösterirler. Bu çok katmanlı yapı içinde, kentler yalnızca bir yerleşim alanı olmakla sınırlı kalmaz, aynı zamanda toplumsal ilişkilerin kurulduğu, dönüştüğü ve yeniden üretildiği düzlem işlevi görürler. Farklı toplumsal kesimler, çeşitli sebeplerden kaynaklı aynı kent mekânını paylaşıyor olmalarına rağmen eşit…

Devamını Oku
DOSYA PINAR KÜR 

TİYATRO EMEKÇİSİ ÜZERİNE BİR İNCELEME: “KÜÇÜK OYUNCU”

“Kazık yemiş, kazık atmayı öğrenmiş… Ezilmiş, sömürülmüş; ama onun ezen sömüren düzene karşı çıkacağına o düzene uymayı, yalnızca yer ya da yan değiştirmeyi yeğ tutmuş…” (Küçük Oyuncu, s.115-116) Tiyatronun üretimi kolektif bir iş birliğinin sonucudur. Bu iş birliği, yeniden verilmiş kararları içerebileceği gibi, gelenek haline gelmiş uzlaşmaların bir örüntüsü sonucunda da sağlanabilir. “Bir sanat eserinin üretimi için iş birliği yapan insanlar, genel olarak konular üzerinde sil baştan karar almazlar. Bunun yerine artık gelenek haline gelmiş olan önceki uzlaşmalara, söz konusu sanat dalı içerisinde uzlaşımsal iş yapma biçiminin bir parçası haline…

Devamını Oku
DOSYA MODERN TÜRK EDEBİYATINDA ERKEKLİK ALGISI 

TANZİMAT’TA ERKEĞİN İNŞASI: “İNTİBAH” ÜZERİNE

“…insan ne kadar genç, ne kadar deneyimsiz, ne kadar mahcup olursa olsun kendisine özgü bir sır, bir teşebbüs peyda ettiği gibi derhal çocukluktan erkekliğe geçer. Nefsinde hemen her şey için bir yeterlik, bir iktidar görür.” (İntibah, s.35) Edebiyatımızda roman türünün Tanzimat ile birlikte üretilen ilk örnekleri, sadece dönemin toplumsal yaşantısını yansıtmakla kalmamış; düşünsel dönüşümlerin ve yeni kavramların edebi zeminde nasıl dolaşıma girdiğini görmemiz açısından da önemli bir imkân sunmuştur. Tanzimat romanının merkezinde yer alan erkek karakter üzerinden sınanan Batılılaşma, toplumsal dönüşümler, ahlak anlayışı ve birey olma fikri, dönemin modernleşme tahayyülü…

Devamını Oku
21 MART DÜNYA ŞİİR GÜNÜ DOSYA 

“TAŞ PARÇALARI”NDA VAROLUŞÇULUK VE DİYONİZYAK

Birhan Keskin’in ‘Y’ol’ adlı şiir kitabı, bireyin içsel yolculuğunu, boşluk ve gürültü arasında konumlanan varoluşsal salınımlarını şiirsel bir dille ele alır. Şair, anlatısında sıkça karşılaşılan mekânsal ve duygusal dönüşleri, bir varlık-yokluk diyalektiği içinde işler. Özellikle, aşkın ve kaybın şiirsel temsili, yalnızca bireysel bir deneyimin ifadesi olmaktan çıkıp daha geniş bir varoluşsal sorgulamaya dönüşmektedir. Keskin’in şiirlerinde belirgin biçimde hissedilen “gürültü” ve “boşluk” kavramları, Gaston Bachelard ve Jacques Attali gibi düşünürlerin kuramsal çerçeveleriyle ele alındığında daha derin bir anlam kazanmaktadır. Bachelard’ın mekân üzerine geliştirdiği fenomenolojik yaklaşım, Keskin’in şiirlerinde tekrar eden mekânsal metaforlarla…

Devamını Oku
Betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
betnano
betnano
betnano
betnano
betgaranti
casinolevant
casinolevant
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
betnano
betnano
betnano
betnano
betnano
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
casinolevant
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
casinolevant
betpark
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
bettilt
Hititbet
Hititbet Giriş
hititbet
hititbet
marsbahis
imajbet giriş
betnano güncel giriş
betnano güncel giriş
marsbahis
marsbahis
marsbahis
holiganbet
holiganbet
holiganbet
casinolevant
casinolevant
grandpashabet
grandpashabet
hititbet
casinolevant
grandpashabet
grandpashabet
mrking giriş
meritking giriş
meritking giriş