POLİTİKA 

ZEYDAN KARALAR’IN “DEPREM DAİRESİ” TEKLİFİNİ HATIRLADINIZ MI?

Her gün tazelenen yaralar içinde akıp geçiyor zaman… Adalet yerini bulmadı, bulmuyor, buldurmuyorlar… Üç yıllık yara… Çok da eski olmasa da işte bunun için tazeleniyor yaralar. Bir yerini bulsa adalet, boşa gitmeyecek işte o zaman gözyaşları… Üç yıl önce üç gün boyunca çığlıklar yükseldi. Herkes duydu o çığlıkları. Kimi soğuktan donarak öldü, kimi fazla dayanamadı ama saha bomboştu üç gün boyunca. Enkaz altında daha çığlıklar gelirken, henüz kesilmemişken nefesler, birileri millete parayla çadır satmıştı. Sadece çadır mı? Kullanılmış kışlık giysi, ayakkabı… Biz de depremzedeye parayla çadır satılırken yabancı bir ülkeden…

Devamını Oku
POLİTİKA 

‘BÜYÜ DE UMUDU DOĞUR’

Ne kaldı dünden bugüne? Akıp giden yıllardan geriye ne kaldı? Sormalı insan kendine, hep bu soruyu bıkmadan usanmadan. Bir kısır döngü, bir tekrara düşer gibi değil ama sormalı. Kadın kanıydı dünde kalan. Sonra kanın kuruduğu yerde bir başka kadının kanı akan… Çocuktan katil devşiren bir düzen… Çocuk ve kadın istismarı ve bitmeyen travmalar kaldı dünlerden, çocuk işçi ölümleri, genç ölümler ve iş cinayetlerinde zirveyi hiç bırakmamak kaldı yine geriye zamandan. Ne kaldı sana, bana, bize dünlerden? Aydınlık yüreklerin, gençlerin hayalleri gözünde kaldı. Bir liyakatsizlik çemberinde mülakatlarda işsizlik düştü paylarına. Cehalet…

Devamını Oku
HABER POLİTİKA 

BİR CUMHURİYET CİNAYETİ: “UĞUR MUMCU”SUZ 33 YIL

Türkiye, 24 Ocak 1993’te bir gazeteciyi değil; hukuku, gerçeği ve kendi hafızasını kaybetti. Aradan 33 yıl geçti. Cinayet aydınlatılmadı. Karanlık dağılmadı. 24 Ocak 1993 sabahı Ankara Karlı Sokak’taki o patlama, bir suikasttan çok daha fazlasıydı. Uğur Mumcu’nun bedeni paramparça oldu ama asıl hedef alınan, hakikatin kendisiydi. O gün, Türkiye’de araştırmacı gazeteciliğin en kararlı, en ısrarcı ve en tehlikeli kalemlerinden biri susturuldu. Ama bu bir “anlık cinayet” değildi. Bu, uzun süredir göz göre göre gelen bir infazdı. BİR GAZETECİDEN FAZLASI: HUKUKÇU UĞUR MUMCU Uğur Mumcu yalnızca yazan biri değildi. O, Ankara…

Devamını Oku
POLİTİKA 

TİMOKRASİ – 2

Okunmaması gereken bir yazı… İlk yazımda Aristotales ile başlayan, Roma İmparatorluğu’yla şekillenen ve Antik Yunan’la devam eden, Magna Carta ve Fransız Devrimi’yle son halini alan demokrasi serüveninin anlatmıştım. Doğu’da Müslüman coğrafyada İbn-i Rüşd ve İbn-i Haldun’un demokrasi konusunda köşe taşı niteliğindeki yaklaşımlarının etkilerini belirtmeye çalışmıştım. Demokrasinin eksik ya da kötü uygulanmasının toplumu yozlaştırırken yönetimleri baskıcı eğilime sürüklediğinden bahsetmiştim. Baskıcı rejimlerin zamanın ruhuna uymayan, ancak zamanı kendine uydurmaya çalışan tarihsel kabul görmeyen yaklaşımları insanlık tarihinde geri dönülemez ve kapanamaz yaraların açılmasına neden olmuştur. Oysa geliş amaçları hiç de uygulamalarıyla örtüşür değildir.…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

İLERİCİ GERİCİLİK – İKTİDAR (2): DOĞU’NUN EN BATISI

Tarihte eğitim ve öğretim sistemi üzerine birçok model önerilmiş ancak önerilen hiçbir model, sürekli uygulanan, ideal ölçüleri tanımlayan bir sonuca ulaşamamıştır. Kimi zaman tümden gelen, kimi zaman tüme varan, bazen ortadan başlayan modeller zamanla değişkenlik göstermiş, kimi zaman da işlemez hale gelerek terk edilmiştir. Müslüman coğrafyada darülerkam, Hz. Peygamber’in Mekke’de İslam’ı ilk tebliğ ettiği ve eğitime başladığı ev olması nedeniyle özel öneme sahiptir. Ancak tarihsel olarak bir ilkten bahsedeceksek Sümerler, şüphesiz, M.Ö. 3200 yılında günümüzden yaklaşık 5 bin 500 yıl önce çivi yazısını kullanmaya başlamışlardır. Bu konuda günümüz “modern” yöntemlerin…

Devamını Oku
POLİTİKA 

ÖLÜP ÖLÜP YENİDEN DOĞAN

Ölü bulunan kayıp bir çocuk, cinayetler, katledilen kadınlar, çöken iskele nedeniyle üç işçinin ölüm haberi… Yani bir iş cinayeti daha… Peş peşe gelen ölüm haberleriyle birlikte insanlık da ölüyor. Ölüm bu işin fıtratında diyen o kafadır insanlığı öldüren. Katili, hırsızı, taşeronu yandaşıyla birlikte öldürürler insanlığı her defasında. Onat Kutlar’ın dediği gibi; “ne kadar çok öldük yaşamak için”. Katil patronların almadığı önlemler yüzünden 301 madencinin can verdiği o toplu katliamdan sağ kurtulan ve ambulansa alınırken “Çizmelerimi çıkarayım mı? Sedye kirlenmesin” diyen işçiydi aslında insanlığı öldüğü yerde dirilten. Ve başka bir madenci…

Devamını Oku
POLİTİKA 

BİR İSİMDEN DAHA FAZLASI

Atatürk artık sadece bir insan değil, bir zamir değil; bir yüklemdir – “yapmak”, “başarmak”, “direnmek” fiillerine denk düşer. Bir insanın yüce ideallerinin başarılacağını gösterir. Bir milletin en karanlık sabahında, gözlerini değil, aklını kendine çeviren bir ışık… Samsun’a ayak bastığı gün, deniz puslu, yollar çamurdu; ama o çamurun içinde bile bir ülkenin yeniden yazılacak hikâyesini görüyordu. Vizyon buydu: Henüz doğmamış çocukların bile nefesini hissedebilmek. Henüz doğmamış çocukların özgür nefesini hayal etmek… Birçoğumuzun dedesi, annesi, babası ve sonra da biz o özgür dünyaya doğduk… Bir adamın hayalinin gerçekliğine… Dirayet, onun el yazısındaki…

Devamını Oku
HABER POLİTİKA 

SESSİZ BİR SAYGI, DERİN BİR SORGU

Her 10 Kasım’da olduğu gibi bu sabah da, ülkenin dört bir yanında aynı sessizlik yankılanıyor. Sirenler çalıyor, başlar eğiliyor, gözler nemleniyor. Ama o sessizliğin içinde yalnızca özlem yok; giderek büyüyen bir sorgu da var. Çünkü Atatürk’ü anmak artık sadece bir ritüel değil, anlamak zorunda olduğumuz tarihsel bir sorumluluk. Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılında, kurucu ideallerin üzeri tozlanıyor; “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözü, her geçen gün biraz daha soyut bir temenniye dönüşüyor. HUKUKUN GÖLGESİ İNCELİRKEN Atatürk, 1920’de meclisin açılışında “Adalet mülkün temelidir” demişti. Oysa bugün o temel sarsılmış durumda. Yargı bağımsızlığının tartışmalı…

Devamını Oku
POLİTİKA 

AYDINLIK BİR GELECEĞİ KUCAKLAMAYA HAZIR MIYIZ?

Acaba cumhuriyet tarihinin hangi döneminde bu kadar çok kadın ve çocuk katledildi? Bu kadar çok iş cinayeti hangi zaman aralığında yaşandı? Son 20 yılda ne oldu da iş cinayetlerinin zirvesini gördük? Katil patronların kâr hırsı yüzünden adına iş kazası dedikleri cinayetlerde Avrupa birincisi ve dünya üçüncüsü olduk. Ne kadar yoksullaştık, farkındayız, değil mi? Artık babalar ceketini satıp çocuk okutacak durumda da değil. Eğitimden hızlı bir kopuş var. Kiminin imkânı yok okumak için, kimi okumuş ama 20 yıldır atanamayan öğretmeni markette kasiyerlik, pazarda domates satarken görünce yitiriyor umudunu, vazgeçiyor okumaktan. İşsizler…

Devamını Oku
POLİTİKA 

BİZ BU FİLMİ DAHA ÖNCE İZLEMİŞTİK

Kayyum Gürsel Tekin’in kim olduğunu yıllar önce yazmıştık. CHP’nin kirli isimleriyle, yaşamı boyunca hep sağda olan bir ismi CHP’ye pazarlamaya çalışırken yakalamıştık. Parayı duyunca öyle bir heyecan yaptılar ki otel lobisinde yanlarında olduğumu bile fark etmediler. Pazarlığın içinde şu an biri milletvekili, biri de belediye başkanı olan isimler de vardı. Dönemin büyükşehir belediye başkanvekili, o zamanın parasıyla ilk etapta altı milyon lira ödeyecekti. Kendisi, “Bir genel başkan yardımcısı üzerinden benim üyeliğimi yapın, gerisini bana bırakın” diyordu. Başları dönüyordu adeta… Ertesi gün o yıllarda çalışmakta olduğum yerel gazetenin haber merkezine geldim.…

Devamını Oku
Kuponbet
bb marketing
betgaranti
betnano
betnano
betnano
betnano
betnano
savoybetting
ikimisli
romabet
betebet
betpipo
limanbet
betebet
betnano
betebet
grandpashabet
grandpashabet
grandpashabet
grandpashabet
grandpashabet
grandpashabet giriş
grandpashabet
grandpashabet
vaycasino
vaycasino giriş
grandpashabet
grandpashabet
rekorbet
betlike
ikimisli
romabet
romabet
betpipo
betpipo
grandpashabet
grandpashabet
grandpashabet
grandpashabet
vaycasino
vaycasino
romabet
romabet
vaycasino
nesinecasino
nesinecasino
vaycasino
vaycasino
vaycasino
betpipo
Betpark
betebet
betebet
nesinecasino
savoybetting
savoybetting
rekorbet
grandpashabet
nesinecasino
hitbet
betlike
jojobet
jojobet
betpark
grandpashabet
betnano
grandpashabet
grandpashabet
betpark
grandpashabet
hitbet
ikimisli
betpark
vaycasino
betyap