HAYAT YOKUŞU
Kapıyı öylece suratıma çarptı. Çıkan ses apartmanın koridorlarında yankılandı. Merdiven boşluğunda, zifiri karanlıkta, hareketsiz durdum bir süre. Zile tekrar basmayı ya da ahşap kapıyı tıkırdatmayı düşündüysem de vazgeçtim hemen. Açmazdı. Deve inadı vardı onda. İki yıllık birlikteliğimizde onun hakkında emin olduğum tek şeydi bu. Yeni cilalanmış ahşabın keskin kokusu ilerledi ciğerlerime kadar. Birkaç kez kesik kesik öksürdüm. Otomat söndü. Yeniden düğmesine basıp ışığı yakmak istemedim. Sessizlik ve karanlık uzadı gitti. Mutsuzluğum çoğaldı, çoğaldı; Sami Bey Apartmanı’nın dördüncü katındaki her boşluğa yerleşti. Bir süredir tırabzanlardan destek alıyordum ayakta durabilmek için. Kendimde…
Devamını Oku