ÖYKÜ 

İYİ GÜNLER

Gün geçmiyor ki kentin bir köşesinde yeni bir sergi açılmasın, bir konser verilmesin, bir oyun sahnelenmesin. Edebiyat etkinliklerin biri bitiyor bitiyor, diğeri başlıyor. Festivaller, açılışlar, kapanış törenleri… Sokaklarda ellerinde dövizleriyle kırıp dökmeden tepki verenler geleceğe ilişkin beklentileri sıcak tutarken rengârenk giysileriyle kendi kendilerine konuşarak çarşıyı arşınlayan ruh hastalarının haklı bağırış çağırışları insana olan umudu sorgulatıyor. Sonuçta bu kadim kentin doğası değilse de insanı gökkuşağının renkleriyle bezeli. Ne güzel. Doğası fakir bu kasvetli kenti renklendiren, insan sıcaklığıyla iklimi sert bu platonun havasını yumuşatan etkinliklerin hepsi izlenemese bile varlıklarıyla insanın içini ısıtıyor,…

Devamını Oku
ÖYKÜ 

AKVARYUM

Bazı şanslı insanların aileleri onları sevgiyle öyle sarıp sarmalar ki bu insanlarla yaşam coşkuları arasına hiç kimse giremez. Bazı şanssız insanların aileleri ise ömür boyu onların yaşam coşkuları ile aralarında karanlık bir boşluk olur. Hacer de o şanssız insanlardandı. Ailesi onu bir ömür çıkamayacağı karanlık bir boşluğa atmıştı. İnsan rüyasında bir adım atar ve dipsiz bir boşluğa düşer ya sonra büyük bir korkuyla uyanır ve bir süre düşme korkusunu atlatamaz, boğazından yüreğine uzanan bir ürperti vardır, yutkunamaz, o ürperti bir süre geçmez ya işte Hacer o günden beri boğazından yüreğine…

Devamını Oku
ÖYKÜ 

YOKTAN BİR HİKÂYE

Sandalyeye oturdu. Gözleri saatteydi. Tık…tık…tık… Saatin yelkovanı 12’nin üstüne geldi. Mesai bitti. N. de mesaiyle birlikte bitmişti. Son nöbetler hep bir öncekinden daha ağır geliyordu. Kalktı. Pencereleri süzdü. Üstten aralık bırakılmış, birini görüp kapattı. Koridor boyunca yanan ışıkları söndürdü. Nöbet defterini doldurdu. İmzaladı. Günün yorgunluğunu vestiyere asıp siyah şişme kabanını kollarından geçirip omuzlarının üzerinden havalandırarak giyince üzerindeki ağır yükten arınmıştı. Şemsiyesini bileğine geçirdi, gözlerine fer geldi. Kanı tazelendi. Haftayı da bitirmişti. Şarj edilmiş bir cihaz gibi enerjisi yükseldi. Sabah yarım numara bol gelen botunun ayağına tam oturduğunu fark etti. Ayakları…

Devamını Oku
ÖYKÜ 

MAVİ EKRANDAN AYNA

Önüme serilen upuzun mavi halı üzerinde yürürken sonunu bilemezdim. Her başlangıç güzel başlar da yalanlar yolun yarısında gerçek yüzünü gösterir. Sona kadar yutkunur, o yalanları yutarsın. Ama gerçekler yüzüne vurduğu zaman çoktan iş işten geçmiştir. Benim masalım da onunla başladı. Her masal gibi çok güzel, her veda gibi çok yıkıcı bitti. İlk başta aşk bütün masumiyetiyle karşımda duruyordu. Ben masum, o masum… Allah’tan daha başka ne dileyebilirdim ki? Bütün dualarım, yakarışlarım beni anlayacak, yalnızlığımı paylaşacak birisi içindi. Geldi. Tam zamanında, bekleyen kalbimin kapısından içeriye girdi. “Merhaba, yeni sevdam, hoş geldin…

Devamını Oku
ÖYKÜ 

USTURA–3

“Nasıl yardım edeceğim?” Ömer’i orada bırak, zaten beni duymuyor ve onun evinden o eski usturayı bana getir. “Tamam, gidiyorum.” Ben de kahvemi tazelerim seni beklerken. Biraz zaman geçmeli, değil mi? Öykünün içinde de olsa birinin eve gidip gelmesi, bana o usturayı getirmesi nereden baksan yarım saat sürer. Yoksa orada zamanın boyutu farklı mı? Olabilir. Görelim bakalım. Bir bardak daha içeyim kahveden. Herkes gibi kahve insanı değilim ama arada iyi gelmiyor değil. Mesela şu an gibi, beynimin içi ve dışı bir olduğu an gibi. Saate de bakıyorum arada. Zaman ilerliyor. Bir…

Devamını Oku
ÖYKÜ 

ÖLDÜKTEN SONRA BEŞ DAKİKA DA OLSA KONUŞALIM SENİNLE

Dün sabahtan öğlene kadar oturdum suya karşı. Seni düşündüm. Hani çok sevdiğimiz ve her zaman gittiğimiz o göl kenarındaydım. Ördeklerin yüzüşlerini izlerken hafif serin ve sessiz bir havada uzun uzun var olmuştuk o gün. Güzel kokuyordu hava, güzel kokuyordu su, güzel kokuyordu gözlerin. Bir sen vardın, bir ben, bir de dünya şöyle masmavisinden. Çok lezzetliydi konuşmak, dinlemek ve susmak. Nefes almak. Şimdilerde göl çok çekilmiş. Su ilk defa o kadar az göründü gözüme. Ördekler ileride bir yerde toplu toplu duruyorlardı. Hâlbuki eskiden yüzecek çok su vardı orada. İşte bu yüzden,…

Devamını Oku
ÖYKÜ 

USTURA–2

Ezgi, telefonunu kapattıktan sonra parmakları bir süre daha ekranda oyalandı. “Hemen çıkıyorum, ağlama lütfen.” Ömer’in sesi, her zamanki gibi sakinleştirici olmaya çalışsa da içindeki o devasa boşluğu dolduramıyordu. Emrah gitmişti. “Çekti gitti!” Bu iki kelime, zihninin içinde yankılanan bir tokat gibiydi. “Her zamanki yer” dedikleri, nehrin kıyısındaki o eski, ahşap banktı. Akşamları şehrin ışıkları suya vurur, romantik bir hava katardı ama şimdi öğleden sonranın donuk ışığında… Ezgi, tırnaklarıyla bankın pürüzlü yüzeyini kazırken gözlerini akan suya dikmişti. Su her şeyi alıp götürür derlerdi. Keşke içindeki bu ağırlığı da alıp götürseydi. Derin…

Devamını Oku
ÖYKÜ 

EN SON NE ZAMAN GÖRDÜNÜZ BENİ?

Bir Akdeniz martısının kanadından düştüm az önce. Vakit akşamüstü. Yere sertçe düşmek varken bir tüy gibi süzüldüm ılık havada ve ince dallı bir hurma ağacının kiremit turuncusu yaprağının üstüne kondum. Bu kadar mı güzel olur bir ağaç ve bu kadar güzel renkte yapraklar da mı varmış? İndim o yapraktan. Üstümü başımı düzelttim. Ellerimi cebime koydum ve etrafımda ne kadar ağaç varsa portakal, limon, mandalina, hurma, erik ve hatta çam, hepsini içime çektim. Sadece kokularını değil, her şeylerini çektim içime. Üstüne tünemiş küçücük serçesinden köklerine kadar. Sonra toprağı, güneşi, havayı, tüm…

Devamını Oku
ÖYKÜ 

MEZARCI İLE KARGA

Donuk, mimiksiz bir ifade ile yaklaşıyor mezara doğru. Üstü başı çok düzgün, güzel ve siyah bir takım elbise giymiş. Çok uzun boylu ve garip bir bıyığı var. Yüzü kemikli, kaşları sürekli çatık… İnsana huzur veren bir yüz değil bu. Hiç sevmem sinirli duran yüzleri. Bu adamınki gözüme daha da çirkin geldi şimdi. Beni yanlış anlamayın. Hiçbir zaman şekilci olmadım. İnsanları, kuşları ya da kedileri tiplerine göre sınıflamam. Fakat bu mezarcının içi… İçinin çirkinliği… İçinin boşluğu… Ne bileyim… O kadar ölü, toprak altındayken en çok o ölüymüş gibi geliyor bana. Yine…

Devamını Oku
ÖYKÜ 

KAYBOLAN ZAMAN – 5

Yusuf çok yorgun kalktı, o kadar yorgundu ki nefes alırken bile kaslarına vuran ağrıdan canı acıyordu. Bir parça koparcasına bağırmak istiyordu. Bu yorgunluğun sebebi çalışmak değildi veya ağır işler yapmak; insanı en çok yoran şey düşüncedir. İnsanı bir iş yoramaz, insanı kendisi yorar. Ruhu ne kadar yıkılmaya hazır bir binaysa kendisi de oraya gelecek bir kepçedir. Hayat budur: mutluluğu aramak, hayatta anlam aramak yerine bir kepçe olmadan yaşaman gerekir. Ne zaman bir kepçe olursan o kadar binaya zarar verirsin. Yusuf olacakları bilerek gitti. Bu gece uyumamak için çuvaldan mırrasını çıkardı,…

Devamını Oku
hiltonbet
vdcasino
betorder
betorder
vaycasino
vaycasino
betgaranti
betgaranti
betpark
vaycasino
vaycasino
vdcasino
vdcasino
betpark giriş
vaycasino
vaycasino
vdcasino
betgaranti
betpark
norabahis
norabahis
norabahis
norabahis
norabahis
norabahis
norabahis
hititbet
hititbet
holiganbet
hititbet
vaycasino
vaycasino
betpark
vaycasino
Betgaranti
betgaranti
vdcasino
vdcasino
hititbet
imajbet
betasus
jojobet
hititbet
hititbet
norabahis
meritking
meritking
vaycasino
vaycasino
betpark
betpark
vdcasino
vdcasino
betgaranti
vaycasino
vaycasino
vdcasino
vdcasino
betgaranti
betgaranti giriş
vaycasino
vaycasino
vdcasino
vdcasino
norabahis
norabahis
hiltonbet
bettilt
bettilt
hiltonbet
hititbet
hititbet
hititbet
hititbet
norabahis
norabahis
hiltonbet
norabahis
norabahis
hiltonbet
norabahis
norabahis
bettilt
bettilt
betgaranti
vaycasino
vaycasino
vdcasino
betpark
bettilt
bettilt
vaycasino
vaycasino
betpark
vaycasino
vaycasino
vaycasino
vdcasino
betpark
bettilt
vaycasino
hiltonbet
hiltonbet
meritking
hititbet
hititbet
meritking
meritking
betorder
betorder
betorder
betorder
roketbet
roketbet
imajbet
hiltonbet
hiltonbet
betnano
betnano
betnano
holiganbet
bets10
bets10
romabet
romabet
betnano
betnano
betpark
vaycasino
betgaranti
vaycasino
betorder
betorder
bettilt
vdcasino
betpark
betpark
vaycasino
vaycasino
elexbet
betgaranti
vdcasino
betgaranti
vdcasino
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
vaycasino
vaycasino
vdcasino
vdcasino
bets10
betnano
betnano
holiganbet
holiganbet
betnano
betpark
holiganbet
roketbet
roketbet
roketbet