İYİ GÜNLER
Gün geçmiyor ki kentin bir köşesinde yeni bir sergi açılmasın, bir konser verilmesin, bir oyun sahnelenmesin. Edebiyat etkinliklerin biri bitiyor bitiyor, diğeri başlıyor. Festivaller, açılışlar, kapanış törenleri… Sokaklarda ellerinde dövizleriyle kırıp dökmeden tepki verenler geleceğe ilişkin beklentileri sıcak tutarken rengârenk giysileriyle kendi kendilerine konuşarak çarşıyı arşınlayan ruh hastalarının haklı bağırış çağırışları insana olan umudu sorgulatıyor. Sonuçta bu kadim kentin doğası değilse de insanı gökkuşağının renkleriyle bezeli. Ne güzel. Doğası fakir bu kasvetli kenti renklendiren, insan sıcaklığıyla iklimi sert bu platonun havasını yumuşatan etkinliklerin hepsi izlenemese bile varlıklarıyla insanın içini ısıtıyor,…
Devamını Oku