YAŞAM 

UTANÇTAN KIVRANIYOR ŞUUR

Rüyalarımı ve şiirlerimi irdeleyen ama yüzünü göstermeyi reddeden kömür karası fısıltı dolaşıyor sokaklarımda. “Sus, konuşma, yazma, düşünme bile…” Eyvah eyvah… Sesimi bulamıyorum nedensiz. Şeffaf bebek ağlamasının pudralandığı kan kızılı yorgun akşamların gölgesinde tabuta girer gibi kusuyor öfke. Utançtan kıvranıyor şuur, midesine sert bir yumruk yemiş gibi acı içinde asalet. Sağıma soluma bakmadan düşlerimin altın tepsisi altına sokuyorum gözlerimi. Boğulmak üzereyim. Kanıyor kanat çırparak kaçışan kelime filolarım, bayrağında kafatası resmi ve iki keskin gece mavisi kılıç dalgalanıyor. Kimlikler ve şuurlar ve hatta cümleler hep korsan… Başlarına bağladıkları flor bile gelişigüzel istiflenmiş,…

Devamını Oku
YAŞAM 

“ÖĞRENME UĞRAŞI” VE CEVAT ÇAPAN’LA BİR GÜZEL YAZ

Yaz mevsiminin gelişiyle birlikte yeni bir dönemece adım atma zamanım geldi yine! Mevsimin enerjisi ve sıcaklığı, insan hayatında taze adımlar atmak için harika bir motivasyon kaynağı oluyor. Bu dönemeçte heyecanlı hissediyor insan kendini. Ben de öyleyim. Heyecanlıyım. Çanakkale’ye gidiyorum. Uzun yol! Yükümü aldım ve yola çıktım. Yol uzun. Özlemişim. Yıllar önce tanıştığım manzaralar, içlerinde bambaşka hikâyeler barındıran köyler, sakin kasabalar, şehirler, bazen beni alıp uzaklara götüren geçmiş anılar, içinden geçtiğimiz hayatlar, yol kenarında taze meyve-sebze satan Anadolu köylüleri. Bir başka özlemim de hayatın akışında her şeye dışarıdan bir gözle bakmak.…

Devamını Oku
YAŞAM 

ŞAŞKIN KAVRAMLAR

İnsanın dünya üzerinde bulunmasının, yaşıyor olmasının temel sebepleri vardır muhakkak. Kişinin önce kendi benliğinin, sonra da toplum içinde bir yer edinmesinin ya da kendini gerçekleştirmeye çalışmasının herhangi bir gayesi olduğu gibi sebepler… Yaşamak sadece temel gereksinimleri karşılamak üzere gerçekleştirilen bir zaman boşluğunda kaybolmak anlamında değildir. Onun için de bireyler, herhangi bir grubun parçası olmayı, “Ben de sizlerden biriyim” kabulünü de yaşamlarında hissetmek isterler. Bu da bize her varoluşun bir amaç taşıması gerektiğini örneklendirmiş olur. Varoluşlar bir amaca sahip olmalıdır ancak insanı insan yapan kavramlar ve değerler de o varoluş çabasındaki…

Devamını Oku
YAŞAM 

DOĞANIN BEKÇİLERİ

Masmavi denizin içinde yüzerken etrafı kolaçan ediyordu bir balık. Gümüş rengi elbisesi, suyun içine vuran güneş ışığının etkisiyle yanıp sönüyordu. Birden irili ufaklı rengârenk balıklar sıraya dizildiler. Bir geminin altı onlara doğru yaklaşıyordu. Gümüş renkli balık bir ıslık çaldı. Hepsi geminin geçmesi için biraz daha dibe battılar. Yine kimseye zarar vermeden geçip gitmişti bir gemi… Denizin bekçileri her zamanki gibi gerekeni yapmış, denizi bir kez daha korumuştu. Karada da durum farklı değildi. Bir aslan kükrüyordu. Bir ceylan koşuyordu; ürkek ama kararlı. Hepsi ağaçları yanmaktan koruyacaktı. O gün kalabalık bir grup…

Devamını Oku
YAŞAM 

POLİGAMİ–MONOGAMİ İKİLEMİ: DOĞAMIZ HANGİSİNE DAHA YAKIN?

Doğa; çiftleştikten sonra erkeğini yiyen karadul böceğinden yumurtasını başka bir kuşun yuvasında kuluçkalatan kurnaz guguk kuşuna, yuva bakımının tamamen erkeğin üstlendiği, dişisinin ise birden fazla erkek partneri olan jacana kuşuna kadar birbirinden ilginç ve sıra dışı bir üreme çeşitliliği sunar. İnsan merkezli ahlaksal sorgulamayı bir tarafa bırakırsak bunların hepsi neslin devamına yönelik üreme stratejileridir. Hayvanlar âleminde tek eşlilik (monogami), çok eşlilik (poligami) ve bunların sayısız versiyonlarını içeren çiftleşme (eşleşme) modellerini görmek olasıdır. Günümüzde çok eşlilik, erkeklere tanınan ayrıcalıklı bir çiftleşme modeli, yani çok kadınlı (polijini) olarak görünse de, hayvanlar dünyasında…

Devamını Oku
YAŞAM 

HAYDİ, HADDİ AŞMAYAN MUTLULUĞA!

Dünya uzun zamandır mutluluk tiranlığında… Bu söz, kişisel gelişim kitaplarına neden mesafeli olduğum sorulduğunda, verdiğim yanıttı. İnsanların hissedebilecekleri onlarca duygu varken neden herkeste bir, “mutluluk” arayışı dersiniz? Yaradılış gereği, güzel olan ya da bizlere güzel gelen her ne varsa ona ulaşmaya çalışmamızı oldukça insani buluyorum. Ancak mutluluk kavramının, tıpkı kişisel gelişim kitaplarındaki didaktik dille, illaki bir başarı yolundan geçeceği dayatması, açıkçası pek de samimi bulamadığım söylemlerden öteye geçmiyor. Hele ki mutluluk denilen olgunun yalnızca anlardan ibaret olduğunu fark ettiğimden beri… Mutluluk yalnızca yaşanılan anlardan ibaret ve o anların içinde kalan,…

Devamını Oku
YAŞAM 

‘BAŞLANGIÇLAR DA BİTER’

Yazımın başlığı sevgili arkadaşım şair Fatih Akman’ın son çıkan şiir kitabının adı. 1993 yılında “Zemheri Ölüleri” adlı ilk şiir kitabının “Doğmamış Çocuklardı Ölüler” şiirinde “Bitişle başlangıç arası bir yerde/ her yerde/ ve hiçbir yerde // bendim/ sendin/ oydu // onlar onlardı // iki renk vardı/ siyah ve beyaz // coşkulu bir sevinçti beyaz/ siyah hüzündü susardı/ gri anlaşılmazdı // aşktı/ işti/ paraydı/ çarçabuk yaşanacaktı” dizeleriyle; insanın doğmadan önce olduğu gibi artık nefes alamadığında da gerçekte hiç olduğunu, hırs, arzu ve tutkunun ve yaşamın dahi gelip geçici olduğunu anlatıyordu. Şiir okumayı…

Devamını Oku
YAŞAM 

KONTROLÜ BIRAK, KENDİNE ALAN AÇ

Kaç kez başkası size yanlış davrandı diye kendi gününüzü mahvettiniz? Kaç kez “Millet ne der?” diye düşünüp hayallerinizden vazgeçtiniz? Kaç kez sırf karşınızdaki kişiler mutlu olsun diye hiç yapmak istemediğiniz bir şeyi yaptınız? Mel Robbins, “Bırak Yapsınlar Teorisi” kitabında tam olarak bu döngüden nasıl çıkabileceğimizi anlatıyor ve şunu söylüyor: “Bu hayatı yaşamanın daha iyi bir yolu var. Bırak yapsınlar.” “Bırak yapsınlar” demek, “Boş ver, ne yaparlarsa yapsınlar” demek değil. Bu, “Büyüklük bende kalsın” diye susmak ya da görmezden gelmek de değil; izin vermek demek. Onlara “kendileri olma” izni vermek ve…

Devamını Oku
YAŞAM 

“UYKUSUZ BİR KENTTEN GELİYORUM; YIKIK EVLER KÖYÜNDEN…”

Travmaların ardı arkası kesilmiyor. Her yeni güne yeni bir felaketle uyanıyoruz. Bu ülkede anne-baba olmak, bu ülkede öğretmen olmak, bu ülkede kadın olmak yeni kaygılar, yeni korkular ile başlamak demek güne. Bazen madenlerde işçi olmak, bazen inşaatlarda çalışmak; bazen otel ya da yurt yangınında, bazen depremlerde yok olup gitmek… Hepsi birbirine karışmış… Hepsi aynı ucuzlukta ölümler… Peki, ya gidenlerin ardından kalanlar? Peki, ya bizim yaşadıklarımız? Şairin dediği gibi “dirilerin yası” değil de nedir? * * * Hani dışarıda bahar vardı? Hani kırlangıçlar çiçeklerle göneniyordu ovada? Hani dağ başında ötüşüp duruyordu…

Devamını Oku
YAŞAM 

BİR ŞAİRİN İTİRAFI

Belki de kimse yazdıklarımı anlamayacak; ama ben de herkes anlasın diye yazmak zorunda değilim. Belki de hiçbir zaman bulamayacağım bir kadını arıyorum. Nerededir o kadın? Ya da en azından, onun varlığı gerçekten mevcut mu? Belki beş adım ötemdedir, belki de mesafelerin bile yetemeyeceği kadar uzaktadır – insanoğlu henüz o uzaklığın ölçüsünü kavrayacak kadar gelişmedi. Aradığım o kadın, şiirlerimin başlıca imgesi olsa da hayalidir, ütopyadır. İnsanlığın üzerinde duran bu kadını bulmak bugüne dek hiç kimseye nasip olmadı. Her insan – özellikle yaratıcı insanlar, şairler, ressamlar – dehasını taşıyan eserlerini onu düşünerek…

Devamını Oku
Betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
betnano
betnano
betnano
betnano
betgaranti
casinolevant
casinolevant
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
betnano
betnano
betnano
betnano
betnano
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
casinolevant
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
casinolevant
betpark
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
bettilt
Hititbet
Hititbet Giriş
hititbet
hititbet
marsbahis
imajbet giriş
betnano güncel giriş
betnano güncel giriş
marsbahis
marsbahis
marsbahis
holiganbet
holiganbet
holiganbet
casinolevant
casinolevant
grandpashabet
grandpashabet
hititbet
casinolevant
grandpashabet
grandpashabet
mrking giriş
meritking giriş
meritking giriş