YAŞAM 

POLİGAMİ–MONOGAMİ İKİLEMİ: DOĞAMIZ HANGİSİNE DAHA YAKIN?


Doğa; çiftleştikten sonra erkeğini yiyen karadul böceğinden yumurtasını başka bir kuşun yuvasında kuluçkalatan kurnaz guguk kuşuna, yuva bakımının tamamen erkeğin üstlendiği, dişisinin ise birden fazla erkek partneri olan jacana kuşuna kadar birbirinden ilginç ve sıra dışı bir üreme çeşitliliği sunar. İnsan merkezli ahlaksal sorgulamayı bir tarafa bırakırsak bunların hepsi neslin devamına yönelik üreme stratejileridir. Hayvanlar âleminde tek eşlilik (monogami), çok eşlilik (poligami) ve bunların sayısız versiyonlarını içeren çiftleşme (eşleşme) modellerini görmek olasıdır. Günümüzde çok eşlilik, erkeklere tanınan ayrıcalıklı bir çiftleşme modeli, yani çok kadınlı (polijini) olarak görünse de, hayvanlar dünyasında bunun aksine, çok erkekli (poliandri), yani bir dişinin birden fazla erkek partnerinin olduğu çiftleşme örnekleri de az değildir. Örneğin bazı memeli, kuş, örümcek ve arı türleri böyledir. Bazı insan topluluklarında da bu tarz çiftleşme modeli vardır. Örneğin günümüzde yaşayan Musuo, Nyinba, Toda, Ladakhi, Zanskari ve Jaunsari gibi insan topluluklarında kadınlar çok kocalıdır. Diğer yandan, her iki cinsin de aynı anda birden fazla partnerinin olduğu, yani “çok erkekli – çok kadınlı” (polijinandri) karma çiftleşme sistemleri de vardır. Tarım öncesi kimi topluluklarda, günümüzde ise Bari, Canela ve Ache halklarında bu karma modele tanık oluyoruz. Kuşkusuz bu çiftleşme sistemlerinin oluşumunda ekonomik, sosyal ve kültürel nedenlerin de önemli rolü olduğunu not etmek gerekir. Ancak bu, şu andaki yazının konusu değildir.

ÇOK EŞLİLİKTEN TEK EŞLİLİĞE ZORLANMANIN EVRİMSEL ÖYKÜSÜ

Gelelim türümüzdeki poligami ve monogami tartışmasına: İnsanın çiftleşme modeli daha karmaşıktır ve evrim süreci içerisinde çok değişiklik geçirmiştir. İnsana en yakın dört primat türünde bu çeşitliliğin hepsini görmek olasıdır: Gibonlar tek eşli, goriller çok dişili iken şempanze ve bonobo maymunları ise “çok erkekli – çok dişili” üreme modeli sergiler. Peki, türümüz hangi çiftleşme modeline daha yakındır? Yanıt için gerilere gidip insanın üreme ve yavru bakımıyla ilgili izlediği evrimsel sürece bakmak gerekir. İnsanın şu andaki mevcut biyolojik donanımları, en az 50 bin yılına, yani tarımsal üretime geçmeden 40 bin yıl öncesindeki avcı toplayıcı yaşam tarzına aittir. Kadın, uzun ve zorlu bir hamilelik süreci geçirir. Ardından doğan yavru doğadaki en savunmasız canlıdır. Ergenliğe kadar yıllarca sürecek olan zorlu bir bakım, beslenme ve koruma gerektirir. Buna beyin, dil ve sosyal becerilerin uzun zaman alan gelişim süreçleri de eklendiğinde bu kritik dönemin yükünü kadının tek başına geçirmesi artık olanaksızdır. Babanın da bu sürece katkı vermesi, dahası ortak olması şarttır. İşte, çocuğun yaşama şansının artırılması için eşlerin uzun erimli bir iş birliği ve dayanışmasına duyulan bu gereksinim ve bu yöndeki seçilim baskısı insanı çok eşlilikten tek eşliliğe zorlamıştır. Tek eşlilik eşlere bazı avantajlar da getirir: Örneğin her üreme döneminde ciddi yaralanma ve ölümlerle sonuçlanan partner kavgası yerine, tek eşlilik sürekliliği garanti edilen bir çiftleşme olanağı sunar. 

TEK EŞLİLİĞİN MOTİVASYON VE ÖDÜLÜ: AŞK VE CİNSELLİK

Tek eşlilikte eş birlikteliğinin sürdürülmesi için daha fazla şeye, bir motivasyon ve bir ödüllendirme mekanizmasına gereksinim vardır: Karşı cinsler arasında derin duygusal bağlar olarak tanımlayacağımız aşk ve sevginin, eşlerin birbirlerine bağlanmaları ve birlikteliklerinin sürdürülmesine olan gereksinmeden evrimleştiği bugün ilgili disiplinler tarafından kabul görmektedir. Seksi de bu bağlamda ele almak gerekir. Primatların içinde sekse açık ara en düşkün yegâne türüz. Adeta onunla kalkıp onunla otururuz. Sigmund Freud’un cinselliğe bu kadar yoğun odaklanması da çok haksız sayılmaz. Diğer primatlara göre seks süresimiz 10 kat daha uzundur. Seks artık insan türünde üreme işlevinin çok ötesine geçmiş, eşleri birbirlerine bağlayan ve birlikteliği sağlayan önemli bir motivasyon aracına dönüşmüştür. Pek çok evrim biyoloğu, çocuk bakımına olan gereksinim nedeniyle eşlerin uzun süreli birlikteliklerinin sürdürülmesi için seksten alınan hazzı, evrimin cinslere vermiş olduğu bir ödül olarak kabul eder, aileyi bir arada tutan bir tutkal olarak görürler. Nitekim “Çıplak Maymun” kitabının yazarı ünlü evrim biyoloğu Desmond Morris, insanoğlunun diğer primatlardan farklı olarak kılsız olmalarının evrimsel nedenini, deri üzerinde kıldan arındırılmış bölgelerin erojen niteliği artarak seksten daha fazla hazzın alınmasına bağlamıştır. Seksin ayrıca sosyal ilişkileri düzenlemek ve gerilimi azaltmak gibi işlevleri de vardır. En yakın primat atamız olan bonobolarda seks, neredeyse bir diplomasi aracı haline dönüşmüştür.

BEDENSEL FARKLILIKLARIMIZ TEK EŞLİLİĞE İŞARET EDİYOR  

Hayvanlar âleminde çok dişili modelin en önemli göstergelerden biri, dişilerin devamlı iri erkek bireyleri seçmesinden dolayı erkeklerin dişilerden fiziksel olarak daha iri olmasıdır. Erkek ve dişi arasındaki fiziksel farklılığının (eşeysel dimorfizm) büyüklüğü, çok dişili modelin boyutunu gösterir. Örneğin orangutan ve gorillerde erkek ve dişi farklılığı yüzde 100’ün üzerindedir ve çok dişilidirler. Şempanzelerde bu oran yüzde 25-40, insana en yakın primat olan bonobolarda ise yüzde 15-30 civarında olup her iki cinsin de birden fazla partneri vardır. Tüm bunların aksine, yakın primat akrabalarımızdan olan gibonlarda ise bu farklılık yüzde 5-10 aralığında olup tamamen tek eşlidirler. Türümüzde ise cinsler arası boyut farklılığı süreç içerisinde giderek azalmıştır: İlk primat atamız olan Australopithecus Africanus’da yüzde 40-50, Homo Habilis’de yüzde 25-30, Homo Erectus’ta yüzde 15-20, nihayet türümüzü temsil eden Homo Sapiens’te yüzde 10-15’e kadar düşmüştür. Bu fark da daha önce çok eşli yaşam süren Homo Sapiens’in arkaik türlerinden gelmektedir. Dolayısıyla yakın akrabamız olan primatlara göre türümüzde erkek ve kadın arasındaki görece küçük boyut farklılığı, doğamızın tek eşliliğe daha yakın olduğuna işaret eder. Bazı antropologlar insanlardaki tek eşliliği, “çocuk yetiştirme ortaklığı” olarak tanımlarlar. Bunun dışındaki dönemlerde ise tek eşlilikteki katılık, kendisini daha esnek çiftleşme modellerine bırakır. Bebeğin ebeveyn bakımına en fazla gereksinim duyduğu dönem 0-5 yaş arasıdır. İlginçtir ki bu yıllar, çiftler için çok sıkıntılı ve yorucu olmasına rağmen, evlilik süresince boşanmaların en az olduğu dönemdir. Kuşkusuz burada ebeveynlerinin sorumlu hareket ettikleri yadsınamaz. Ancak olay sadece bu iradi durumla sınırlı değildir. Çocuk için kritik olan bu dönemin sorunsuz atlatılmasında, ebeveynlerden salgılanan oksitosin ve prolaktin hormonlarının, eş birlikteliğinin sürdürülmesinde kolaylaştırıcı rolü vardır. Başka bir deyişle doğa, insan yavrusunun en kırılgan olduğu dönemde anne ve babayı bir arada tutmaya çalışan fizyolojik bir mekanizma üretmiştir.

TEK EŞLİLİĞİN KURALLARI SINIFLI TOPLUMLARDA YENİDEN YAZILDI

Avcı toplayıcı yaşam tarzından tarım toplumuna geçtikten sonra ortaya çıkan mülkiyet ve ona göre şekillenen ataerkil aile düzeninde miras aktarımı, servet paylaşımı ve bunun korunmasına yönelik gereksinim dolayısıyla tek eşlilik, sınıflı toplumlarda resmi ama farklı bir boyut kazanmıştır. Görünen bu tek eşlilik biçimseldir; gerçekte erkeklere çiftleşme imtiyazı tanıyan örtülü bir “çok kadınlı çiftleşme” modelini ifade eder. İkiyüzlü bu ataerkil bakış açısı, pek çok siyasi otorite ve din tarafından da ya doğrudan ya da zımnen desteklenir.

Sonuç olarak insan doğası, sınırsız poligamiden çok, esnek bir monogamiye daha yakındır. İnsanı insan yapan şey, yalnızca kiminle çiftleştiği değil; kiminle bağ kurduğu, kiminle çocuk büyüttüğü ve kiminle uzun süreli bir yaşam ortaklığı kurabildiğidir. Aksi halde karşı cinse karşı duyulan aşk, sevgi ve tutkuyu nereye oturtacağız?

Paylaş:

Benzer yazılar

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
bets10
bets10
betpark
betgaranti
bets10
bets10
bets10
kolaybet
betpark
Vdcasino
vdcasino
alobet
betnano
meritking
alobet
hitbet
hitbet
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
alobet
alobet
hititbet
vdcasino
enjoybet
enjoybet
alobet
hitbet
betpark
betpark
betpark
betpark
alobet
hititbet
alobet
hititbet
grandpashabet
grandpashabet
enjoybet
enjoybet
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
hitbet
betplay
betplay
vdcasino giriş
vdcasino
hititbet
vdcasino
grandpashabet
vdcasino
grandpashabet
vdcasino
vdcasino
betpark
grandpashabet
grandpashabet
vdcasino
vdcasino
vdcasino
hititbet giriş
hititbet giriş
vdcasino
vdcasino
vdcasino giriş
betpark
bettilt
bettilt
vdcasino
jojobet
bettilt
imajbet
imajbet
katlabet
katlabet
imajbet
betpark
betpark
betnano
vdcasino
bettilt
grandpashabet giriş
grandpashabet
hititbet
imajbet
imajbet
norabahis
norabahis
hititbet
hititbet
vaycasino
vaycasino
holiganbet
holiganbet
betturkey
betturkey
betturkey
betturkey
bettilt
bettilt
hititbet
betturkey
imajbet
vdcasino
vdcasino
betturkey
norabahis