POLİTİKA 

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’Ü DÜŞÜN!


Yeniden başlamalı… Yıkılmak, yenilmek yok! Vazgeçmek mi? Asla! Düşmek olağan, özellikle bu lanet çağda, bu lanetlilerin çağında düşmek doğal… Ama düşüp kalmak yok! Düştüğümüz yeri benimsemek karakterimize ters. Hemen kalkacağız ayağa. Dimdik, ulu Toroslar gibi, Belemedik’teki ulu bir çınar gibi… Ayağa kalkacağız…

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı bugün… Nasıl ki ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, geldikleri gibi giderler, asla umudumu kaybetmedim dedi, idam fermanı verildiği halde vazgeçmedi… Bizler de vazgeçmeyeceğiz savaşmaktan.

Hayat, bu lanet çağda insanı sandalyenin ucuna değil, doğrudan uçurumun kenarına kadar götürür.

Bazen de düşeriz. Bu, ne yazık ki inkâra şüphe bırakmayan bir gerçek… Ama unutmamak gerekir ki mesele düşmek değil, düşülen yeri yuva bilmektir. Biz aziz bir milletiz. Tabiatımız, yaradılışımız o düşülen çukur zemini benimsemeyi reddeder. Çünkü biliriz ki asıl yenilgi düştüğün an değil, ayağa kalkma cesaretini kaybettiğinde başlar.

Vazgeçme çocuk, sen de vazgeçme! Sarıl bilime, edebiyata; sarıl kitaba, kaleme; sarıl amaca, umuda! Gelecek senin, gelecek hepinizin!

Biliyorum; öyle yorgun, öyle yılgın, öyle umutsuzsunuz. Biliyorum; öyle mahzun, öyle çaresiz, öyle yalnızsınız. Farkındayım. Ama düşün, Cumhuriyet’i düşün, nasıl kazanıldığını, ne şartlarda hangi yokluklar içinde var edildiğini düşün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü düşün!

Takvimler ekim sonunu gösterdiğinde, Cumhuriyet Bayramı’nın o gururlu rüzgârı esmeye başladığında içinizdeki inanç yeniden alevlensin!

Kadim gökyüzünde dalgalanan al bayrağın hafızası, sıradan bir direnişin değil, küllerinden yeniden doğan bu aziz milletin destanını göğsünde taşır. Al bayrağın gölgesine bak, Mehmetçiğin azmini mübarek kanını göreceksin!

Tarihte eşi benzeri görülmeyen bir kuşatma ile kuşatılan bu vatan topraklarında milletimizi yok etmek isteyen yedi düvele karşı ölüm kalım mücadelesi veren ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve aziz şehitlerimizin o çelikten iradesini kalbinde duyacaksın.

Düşman Anadolu’yu parçalamışken, meclis sürgün edilmişken, hatta boynuna idam fermanı asılmışken bir adam düşün ki umudun tükenmeye yüz tuttuğu o anı, bir milletin yeniden doğuş vakti yapmış.

Atatürk, asla vazgeçmemiştir! Vazgeçmek yerine, o lanetlileri yıkacak iradeyi şaha kaldırmıştır.

O ruh, mışlı geçmiş zaman öyküsü değil; bugün bu lanetli çağda nefes alan her birimizin damarlarında dolaşan umudun adıdır! Azim ve kararlılığın adıdır!

Bugün bizler de ulu Toroslar gibi dimdik durmak zorundayız. Kar fırtınalarına boyun eğmeyen o zirveler gibi başımız dik, Belemedik’in vadilerinde yüzyıllara meydan okuyan ulu çınarlar gibi köklerimiz derinde olmalı. Rüzgâr ne kadar şiddetli eserse essin, dallarımız kırılsa bile gövdemiz sapasağlam ayakta kalacak.

Yeniden başlamalı… Yıkılmak, yenilmek yok! Vazgeçmek mi? Asla! Düşmek olağan, özellikle bu lanet çağda, bu lanetlilerin çağında düşmek doğal… Ama düşüp kalmak yok! Düştüğümüz yeri benimsemek karakterimize ters. Hemen kalkacağız ayağa. Dimdik, ulu Toroslar gibi, Belemedik’teki ulu bir çınar gibi… Ayağa kalkacağız…

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı bugün. Nasıl ki ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, geldikleri gibi giderler, asla umudumu kaybetmedim dedi, idam fermanı verildiği halde vazgeçmedi… Bizler de vazgeçmeyeceğiz savaşmaktan.

Paylaş:

Benzer yazılar

Leave a Comment

betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
SkyProgram
Betgaranti Güncel Giriş
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
Betgaranti
Hititbet
Betgaranti
Betgaranti
Sahabet
Sahabet
Sahabet
Hititbet
Hititbet
Hititbet
Kolaybet
Hititbet
Kolaybet
Hititbet
Sahabet
grandpashabet
Grandpashabet
grandpashabet
Grandpashabet
casinolevant
casinolevant
grandpashabet
grandpashabet
Betgaranti
Betgaranti
Betgaranti
Betgaranti Giriş
Betgaranti
Betgaranti Giriş
ultrabet