KITLIK
Kokusu gelince toprağın Hepimiz evlere üşüşürüz Yazdan kalma omur ağrılarıyla Korkarak bekleriz Soluk tezek ateşlerinin başında Pencerelerden sekip duran gün ışığını Ayın kınına hiç girmediği gecelerde Tımarlarız keluyuz umudu Taşırgayan hayvanların sakarlığıyla Un çorbaları, köpek etleri Ve Amerikan mısırı düşleriz Kraliçenin ıslak rüyalarına dadanıp usul usul Ekmek dilenerek Protestan papazından. Sonra bir türkü tutturur Dağ kaçakları fundalıklarda Rüzgâr, Derelerden eğrelti otlarının kokusuyla getirir ezgilerini Balçık duvarlardan içeri Generalim, gümüş kaşıklarla yesin yemeğini Toprak ağaları, taşısın kuzularımızı onun kilerine Dört mevsim çürük patates kaynatsın annem benim Minder bile bulamam…
Devamını Oku