MUHİT

-ADANA-
Ben,
Taşınalı çok olmadı bu muhite
Gecenin nemine müteakiben
Terli uyandığım sabahlarda
Su kesintileri fark ettim
Hava kustu musluklar avcuma
Sonra
Yol tıkanıklığı
Dolmuş kornaları
Motosiklet bağrıltısı…
Alt komşum ev işletiyormuş, inanır mısın?
Botokslu çelik kapılar
Silikonlu pimapenler
Bu sıcaklar adamı hadım eder
Korkmayın, memurumuz da var
Üçüncü beşinci katlarda
Aidat toplar da golfe gider.
Efenime söyliyim,
Sokak köpekleriyle muhterem evciller burda da sabit
Parlak tüyler
Uyuz kuyruklar
Bu harcı kim kardıysa böyle bulaşık
Aksi sesler tez toplanır çöplerden
Bu karanlığa şnorkel
Gamsız jardonlara kapan
En çok da hamam böceği sevindirir
E bakınca çiçek dürbününden
Bir ağustos sonu buhurunda
Yozlaşma da bir savunma mekanizmasıdır
Biricik benliklerimizin yan sanayi rulmanlarına tutkal…
Demeden geçmek olmaz
İyi kebap yeller esnafımız hülasa
Müşkülpesent damaklara
İzzet-i ikram olunur
Közlenmiş mantarla köri soslu makarna
Memnun etmek lazım gelir elbet
Ortanca çocukları
Aktarlar, nalbur, kuru yemiş dükkânları
Emrine amadedir.
Taşınalı çok olmadı bu muhite
Sabahın köründe bir acele
Çocuklar kreşe verilir
Demir alınacak ilk limandır çocuklar
Sonra patronun koynuna girilir
Kapalı otoparkların caddeye öğle sonraları tükürdüğü…
Ve cılız bacaklar
Ve minik göğüsler
Ve sığ monologlarla akıp giden
Bu nehir roman
Muhitimdir.
Ve ben sormakla mükellefim yine de
Ey, günlerin ejderi
Gençliğim nerde?

