YAŞAM 

ISSIZ BİR ADAYA DÜŞSENİZ…


Günümüzün ıssız adalarına kafayı taktım bugünlerde…

Arkadaş sohbetlerinde, popüler dergilerin anket, soru-cevap sayfalarında, televizyonların magazin programlarında ve günümüzde de sosyal medyada zaman zaman karşımıza çıkan bir soru vardır:

Issız bir adaya düşseniz yanınıza alacağınız üç şey ne olurdu?

Zaman zaman bu soru takılıyor aklıma, “Ben ıssız bir adaya düşsem yanıma alacağım üç şey ne olurdu?” diye düşünmeye başlıyorum. Düşünmeye başladıktan sonra da Maslow’un İhtiyaçlar Piramidi’nin yakınlarında dolanırken buluyorum kendimi.

Issız bir adaya düşecek bir insanın yanına bir şeyler almayı planlaması, alabilmesi mümkün değil tabii ki.

Soru yanlış yani!

Doğru soru, “Issız bir adaya düşseniz yanınızda mutlaka olması gereken üç şey ne olurdu?” olmalı bence.

Maslow’un İhtiyaçlar Piramidi tam da burada devreye giriyor işte. Çünkü ıssız bir adaya düşen insanın yanında mutlaka olması gereken üç şey,

1- Barınabileceği bir mekân,

2- Yiyecek-içecek,

3- Güvenliğini sağlayacağı bir şeyler… olurdu muhtemelen.

* * *

Her sabah, ekonomik sıkıntıların, sosyal çalkantıların, siyasi belirsizliklerin, savaş ve kargaşanın hâkim olduğu bir güne uyanınca, ıssız bir adaya düşmüşüm gibi geliyor bana. Kendimi öylesine çaresiz ve yalnız hissediyorum.

Eminim ki bu sıkıntıları yaşayan birçok insanın da durumu benden farklı değildir. Ancak bu durumun farkında olan vardır, olmayan vardır.

* * *

Issız ada” dedim ya, “Maslow’un İhtiyaçlar Piramidi” dedim ya…

Ekonomik sıkıntıların, sosyal çalkantıların, siyasi belirsizliklerin, savaş ve kargaşanın hâkim olduğu bir dünyada yaşamak ıssız bir adaya düşmek gibidir” dedim ya…

Issız bir adaya düşen insanın önceliği barınma, yiyecek-içecek ve güvenlik ihtiyacıdır” dedim ya…

Çok merak ediyorum… O “ıssız ada”da yaşam savaşı veren, hayatta kalmaya çalışan insanların öncelikleri arasında “demokrasi”, “özgürlük”, “kitap”, “tiyatro”, “sinema”, “tatil” gibi şeylerin olması mümkün mü?

Sanmıyorum.

Peki, siz inanıyor musunuz bu insanların böyle öncelikleri olacağına?

* * *

İstatistik kurumlarının “açlık sınırı” ya da “yoksulluk sınırı” diye adlandırdığı sınırlar, milyonlarca insanın yaşam savaşı verdiği bir tür “ıssız ada” değil mi?

O adadan ayrılamıyorlar ama orada da insan gibi yaşayamıyor, sadece hayatta kalmaya çalışıyorlar.

* * *

Gözleri sürekli denizlerde, mavilerde, ufukta… Bir umut, açıktan geçecek bir gemi bekliyorlar kendilerini kurtaracak.

Bir gemi.

O gemi de oralardan geçerse… Geçerken onları görürse… Görür de kurtarmaya gelirse…

Bir umut.

Paylaş:

Benzer yazılar

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
0
Would love your thoughts, please comment.x
hititbet
kingroyal
kingroyal
betplay
holiganbet
betnano
betnano
betnano
Betgaranti
betgaranti
kolaybet
hititbet
hititbet güncel giriş
hititbet
vdcasino
vdcasino
hititbet
hititbet
hitit üniversitesi
Hititbet
hititbet
Hititbet Giriş
hititbet
hititbet
hititbet
hititbet
hititbet
hititbet
tuzla cilt bakım
Tuzla İpek Kirpik
Tuzla Güzellik Merkezi
hititbet
hititbet giriş
hititbet güncel giriş
hititbet giriş adresi 2026
Hititbet news
holiganbet
marsbahis
milanobet
milanobet
milanobet
xslot
setrabet
xslot
Tuzla Cilt Bakım
Tuzla İpek Kirpik
hititbet
hititbet
betgaranti
kralbet
kralbet
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
artemisbet
artemisbet
betyap
norabahis
hititbet
Tuzla Cilt Bakım
betyap
norabahis
betyap
nesinecasino
nesinecasino
norabahis
norabahis
Hititbet
medusabahis
medusabahis
medusabahis
betyap
betyap
betmoon
betmoon
betyap
betyap
kingroyal
lunabet
lunabet
Tuzla Cilt Bakım
Tuzla Cilt Bakım Merkezi
Tuzla İpek Kirpik
betpark
kingroyal
kingroyal
betpark
xslot
hititbet
solobet
xslot
betpark
betpark