EDEBİYAT 

KARANLIĞA BAKMAYI GÖZE ALAN KADIN: FÜRUĞ FERRUHZAD

Bazı şairler yaşadıkları hayatı şiire dönüştürür. Bazılarıysa şiiri hayatlarının yerine koyar. Onlar için şiir bir ifade biçimi değil, bir varoluş biçimidir. İran şiirinin büyük sesi Füruğ Ferruhzad da bu ikinci gruptandır. Onun şiirleri okunurken insanın aklında sık sık şu duygu belirir: Bu dizeler yazılmak için değil, hayatta kalabilmek için kurulmuştur. Bugün modern İran şiirinden söz edildiğinde adı en sık anılan isimlerden biridir. Ancak Füruğ’u yalnızca önemli bir şair olarak tanımlamak yetersiz kalır. O aynı zamanda kendi toplumunun kadınlara çizdiği sınırları zorlayan, özel hayatını sanatsal malzemeye dönüştüren ve kişisel yaralarını evrensel…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

TOPRAĞIN, AYIN VE TUTKUNUN ŞAİRİ: FEDERICO GARCIA LORCA

Şairlik büyük bir taşma halidir. Herkesin hissettiği şeyleri herkesten farklı biçimde anlamlandırarak duygu dünyasında taşıyamayıp kâğıtlara taşar şairler. Ancak bazı şairler diğerlerinden farklıdır, onların hayatı, yazdıkları şiirlerin ön sözü gibidir. Federico García Lorca da bu şairlerdendir. Onun eserlerini anlamak için yalnızca dizelerine değil; büyüdüğü toprağa, ailesine, korkularına, dostluklarına, tutkularına ve kaçmaya çalıştığı yalnızlığa da bakmak gerekir. Çünkü Lorca’nın şiiri, büyük ölçüde kendi yaşamının yankısıdır. 1898 yılında İspanya’nın Granada yakınlarındaki Fuente Vaqueros köyünde doğan Lorca, varlıklı sayılabilecek bir ailenin çocuğuydu. Babası toprak sahibiydi; annesi ise müziğe ve edebiyata düşkün bir öğretmen.…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

ŞEHİRLERİN VE TARİHİN GÖLGESİNDE ŞİİRLER YAZAN ADAM: KONSTANTINOS KAVAFIS

Edebiyat tarihinin bazı isimleri vardır; hayatlarıyla değil, yaşamlarının yankılarıyla konuşurlar. Konstantinos Kavafis de onlardan biridir. Şiirleri, yazıldığı anda değil, okunduğu anda başlar. Sanki her dize, okuyanın zihninde yeniden kurulur. Bu yüzden Kavafis’in okurları yalnızca bir şiir okumazlar, onun kurduğu sessiz dünyaya yavaşça dâhil olurlar. Kavafis’in şiirlerindeki “yerinden edilmişlik” duygusu, doğrudan kendi hayatının içinden gelir. 1863’te İskenderiye’de doğduğunda ailesi, ticaretle uğraşan, varlıklı bir aileydi. Ancak babasının erken ölümüyle bu düzen çöktü. Aile, ekonomik nedenlerle İngiltere’ye taşındı; genç Kavafis burada yabancı bir dilin ve kültürün içinde büyüdü. Ardından babasının köklerinin bulunduğu İstanbul…

Devamını Oku
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
bets10
bets10
betpark
betgaranti
bets10
bets10
bets10
kolaybet
betpark
Vdcasino
vdcasino
alobet
betnano
meritking
alobet
hitbet
hitbet
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
alobet
alobet
hititbet
vdcasino
enjoybet
enjoybet
alobet
hitbet
betpark
betpark
betpark
betpark
alobet
hititbet
alobet
hititbet
grandpashabet
grandpashabet
enjoybet
enjoybet
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
hitbet
betplay
betplay
vdcasino giriş
vdcasino
vdcasino
hititbet
vdcasino
betpark
betpark
vdcasino
grandpashabet
vdcasino
grandpashabet
vdcasino
vdcasino
betpark
grandpashabet
grandpashabet
vdcasino
vdcasino
vdcasino
vdcasino
vdcasino
vdcasino
hititbet
hititbet
hititbet giriş
hititbet giriş
vdcasino
vdcasino
vdcasino
vdcasino
vdcasino
vdcasino giriş
betpark
Tuzla Cilt Bakım
Tuzla Sağlıklı Yaşam Merkezi
bettilt
bettilt
bettilt
bettilt