EDEBİYATTA 12 EYLÜL 

DEVRİMİ ARARKEN BİR DÖNEMİN SONUNA VARMAK

Bir ülke ne kadar darbe yaşayabilir ve yaşadığı siyasal kırılmalar edebiyatında nasıl izler bırakır? Türkiye’nin yakın siyasi tarihi, seçilmiş iktidarların askeri müdahalelerle kesintiye uğradığı ve toplumun derinden sarsıldığı darbelerle şekillenmiştir. Bu sürecin ilk büyük kırılması, 27 Mayıs 1960’ta Demokrat Parti iktidarının sona erdirilmesiyle yaşanmış; 1971’de 12 Mart müdahalesiyle yeni bir baskı ve siyasal dönüşüm dönemi başlamıştır. Henüz bu dönemin etkileri aşılmamışken 12 Eylül 1980 darbesi Türkiye’nin siyasal tarihinde çok daha kapsamlı bir kırılma yaratmıştır. Darbeler, siyasal kurumların yanı sıra bireylerin yaşamlarını, düşüncelerini, ilişkilerini ve gelecek tasavvurlarını da dönüştürmüş; bu dönüşümler…

Devamını Oku
ÇUKUROVA: KENT, KÜLTÜR, BELLEK 

ÇUKUROVA’NIN BELLEĞİNDE BİR ÇOCUKLUK

Yıl 2009… Adana’nın yazarlarla buluştuğu o coşkulu ocak günleri. İkincisi düzenlenecek kitap fuarı, şehrin dört bir yanından gelen okurların heyecanıyla dolup taşmakta. Ben ise üniversitenin ikinci yılında, edebiyata gönül vermiş bir genç olarak, yayınevlerinin stantları arasında merakla dolaşırım. O yıllarda kitap fuarı, bugünkü gibi sıradanlaşmış değildir; aksine, kentin insanıyla yazarların karşılıklı heyecanından doğan canlı, sıcak bir buluşma mekânıdır. Nereye baksanız, okurlarını içtenlikle karşılayan yazarlar, imza kuyruklarında bekleyen yüzlerde aynı ışık… Derken, o kalabalığın içinde bir gülümseme dikkatimi çeker; içtenliğiyle insanın içini ısıtan bir yüz. Çocuk kitaplarından tanıdığım yazarın, okumayı çok…

Devamını Oku
14 ŞUBAT DÜNYA ÖYKÜ GÜNÜ DOSYA 

SİBEL K. TÜRKER’İN DÜNYASINDA ÖYKÜNÜN DERİNLİKLERİ

Dünya Öykü Günü vesilesiyle yazı yazmak için masaya oturunca insanın aklına önce şu sorular düşüyor: Öykü nedir? Nasıl doğmuştur, nerede durur, neyi anlatır? Öykünün bizdeki ve dünyadaki serüvenine bakıldığında bu sorulara verilmiş tek ve kesin bir yanıt olmadığı hemen fark ediliyor. Öykünün tanımına kafa yoran herkes, onu kendi yerinden, kendi deneyiminden tanımlıyor. Belki de tam bu sebepten, öyküyü tek bir tanıma sığdırmak her zaman güç. Selim İleri, öykünün tanımını yapmanın güçlüğüne işaret ettikten sonra öykünün zengin açılımlarından söz ederken türün sınır tanımaz doğasını özellikle vurgular: “Öykü; romana, şiire, oyuna en…

Devamını Oku
DOSYA PINAR KÜR 

PINAR KÜR VE SANAL POLİSİYE

“Mutluluğun romanını yazmış kim var? Çünkü hikâye yoktur mutlulukta. Zaten mutlu olduğun anda roman yazmak da aklına gelmez, okumak da. Herkesin çok mutlu olduğu romanı niye okuyasın ki? Sinirden ölürsün…” – Pınar Kür (Söğüt, 2006, s.209) Türk edebiyatının en cesur seslerinden biri Pınar Kür… Onu okumak, yalnızca bir metnin içinde yürümek değildir; sakınılmış duyguların, görmezden gelinen toplumsal yaraların ve kadın olmanın yükünü taşıyan sözcüklerin arasından geçmektir. Pınar Kür, her romanında insan ruhunun karanlık kıvrımlarına elini uzatır; derin psikolojik çözümlemeleri, keskin toplumsal eleştiriyi ve sarsıcı bir içtenliği aynı potada eritir. Tam…

Devamını Oku
DOSYA MODERN TÜRK EDEBİYATINDA ERKEKLİK ALGISI 

ANADOLU’DA ERKEKLİĞİN HAFIZASI ÜZERİNE BİR “KARA BAYRAM” OKUMASI

Erkek olmak… Sadece biyolojik bir gerçeklik mi, yoksa doğduğun anda sırtına yüklenen görünmez bir kader mi? Türkiye’de “adam gibi adam”, “adamın hası”, “erkekliğin kitabı” gibi deyimlerle büyüyen çocuklar, daha bebekliklerinde erkekliğin ne olması gerektiğini ezberlemeye başlar. Erkeklik, çoğu zaman susmayı, güçlü görünmeyi, duyguyu bastırmayı; bazen de ezmeyi ve ezilmemeyi öğrenmektir. Anadolu’da erkeklik yalnızca bir kimlik değil, bir duruş, bir yük, bir sınavdır. Fakir Baykurt’un Irazca Üçlemesi’nde işte bu soruların, bu yükün, bu çelişkilerin cevabı bir karakterde şekillenir: Kara Bayram. O, yalnızca bir köy adamı değil, erkekliğin gölgesinde büyüyen, onunla savaşan,…

Devamını Oku
21 MART DÜNYA ŞİİR GÜNÜ DOSYA 

ŞİİRLE ANILARA YOLCULUK: ÜLKÜ TAMER’İN KALEMİNDEN GEÇEN HAYAT

“Geceleyin karanlıkta/ suya attım ben sesimi/ türkü oldu birdenbire/ denizinden geçen gemi…” Ülkü Tamer… İlk kez üniversite sınavına hazırlanırken adını İkinci Yeni şairlerinden biri olarak duymuştum. O dönemde, adını daha önce hiç duymadığımı düşünmüştüm. Ancak İkinci Yeni’nin güzel şiirler yazan Antepli şairi olarak tanıdığım bu isim, aslında çok daha önce hayatımda yer etmişti. Ortaokul yıllarımda dilimden düşmeyen ‘Güneş Topla Benim İçin’ şarkısının ve her dinlediğimde bana umut aşılayan ‘Düşenlere’ şarkısının şairi, Ülkü Tamer’miş. Dahası, harçlıklarımı biriktirerek aldığım ve büyük bir keyifle okuduğum ‘Harry Potter ve Felsefe Taşı’ kitabının çevirmeni de…

Devamını Oku
Betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
betnano
betnano
betnano
betnano
betgaranti
casinolevant
casinolevant
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
betnano
betnano
betnano
betnano
betnano
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
casinolevant
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
casinolevant
betpark
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
bettilt
Hititbet
Hititbet Giriş
hititbet
hititbet
marsbahis
imajbet giriş
betnano güncel giriş
betnano güncel giriş
marsbahis
marsbahis
marsbahis
holiganbet
holiganbet
holiganbet
casinolevant
casinolevant
grandpashabet
grandpashabet
hititbet
casinolevant
grandpashabet
grandpashabet
mrking giriş
meritking giriş
meritking giriş