YAŞAM 

UÇURTMALAR, BADEMİN NEŞESİ, RAST MAKAMI, BARIŞA SUSAMIŞ RUHLAR

İçimiz çok yaralı. Ruhumuz çok karalı. Üstümüzden füzelerin geçtiği, yaralar yarası ve karalar karası bir çağın ortasında yaşıyoruz. Hastaneler, okullar bombalanıyor. Bebekler, çocuklar ölüyor. Belirsizlik tüm dünyayı sarmış, dünyanın sorunu üstümüze üstümüze geliyor, bize nefes aldırmıyor. Darbeler alıyor insanlık, pandemilerden geçiyor; depremlerin ortasında kalakalıyoruz. Savaşın orta yerindeyiz. Yanı başımızda sirenler çalıyor. Ne olduğunu anlamıyoruz. Akdeniz, korkunun iklimi oluyor. * * * Kuzey yarımküremizde savaşlar olurken bir yandan da bahar yaşanmaya çalışılıyor. İçi yaralı, ruhu karalı bizler baharı nasıl yaşayacağız ki… “Bir dağ keçisi gibi yalnız dolaştım/ yorgun tepelerde, içli vadilerde,…

Devamını Oku
YAŞAM 

BAHAR, FESLEĞEN KOKUSU, FÜZELER, YÜREĞE DÜŞEN CEMRE

Oysa dışarısı bahardır. Oysa şarkılarda şiirlerde dile geliyordur düşen cemrelerin cıvıltısı. Oysa bir ağacın gölgesinde “unutulmuş bir sesin sözcükleri kulağını öpüyordur” şairin. “Taraça gibi kalplerimizin merdivenlerini yokluyordur”; bir aşağı, bir yukarı. Fesleğen kokusu, sevgilinin kokusu… Eski zaman aşklarını yeni zamana taşıyordur. * * * Ama içimiz savaşların kara kışını yaşıyordur hâlâ. Yüreğimiz ölümlerin uzun yasını tutuyordur hiç bitmeyecekmiş gibi. Şehirlerin üzerine füzeler yağarken baharın hangi mutluluğundan söz edilebilir ki? Şairin dediği gibi, “eyvahlar hep gürültülüdür”. Eyvahların eyvahı füzeler, gümbür gümbür dünyanın haritalarını yeniden yeniden şekillendiriyordur. “Yer çekimi medeniyetleri bileğinden kesiyordur”,…

Devamını Oku
14 ŞUBAT DÜNYA ÖYKÜ GÜNÜ DOSYA 

ZAFER DORUK’UN ADANA’SI: MİNİBÜSÇÜLER, GÜVERCİNLER, LOKMACI TAKIMI, UÇURTMA KRALI ÇOCUKLAR VE GÖKYÜZÜ RAKICILARI

Minibüstür kuş olur, kuştur uçar. Canın sağ olsun dersin, geçersin. Ama bazı hikâyeler geçmez; Adana sıcağı gibi yapışır insana, geceleri bile terletir. Gündüzden kalma bir ağırlık gibi omuzlarda durur, uyusan da seninle yatar. Zafer Doruk’un Sel Yayıncılık’tan çıkan “Kimselere Yâr Olmayan Kuşlar”, “Karsambaç” ve “Âlemciler” öykü kitaplarında anlatılan tam da budur: Geçmeyenler… Yazlık bahçelerde, renkli ampullerle donatılmış söğütlerin altında izlenen filmler gibi; başı sonu karışır belki ama duygusu hiç dağılmaz. Bir ömür yara gibi taşınan aşklar, söylenememiş sözler, yarım kalmış bakışlar… Hayatın aceleye gelmeyen yerleri… Bu öykülerde Adana, bir şehir…

Devamını Oku
SON BASKI 

“YAZI” İLE GEÇEN 22 YIL: SON BASKI’NIN DOĞUM GÜNÜ

Zaman ilerliyor; ama her şey aynı hızla değil. Bazı yazılar öylece duruyor. Bazı kelimeler, aradan yıllar geçse de yerinden oynamıyor. Bazı yayınlar ise yalnızca yaşanan an’ı anlatmakla yetinmiyor; o an’ı kayda geçirirken geleceğe de bir iz bırakıyor. * * * Son Baskı, bugün 22’nci yaşını dolduruyor. 5 Ocak 2026; yazıyla kurulan uzun, sabırlı ve birlikte yürünmüş bir yolun hatırlanması anlamına geliyor. Son Baskı, 5 Ocak 2004’te, Adana’nın kurtuluş gününde, Adana merkezli olarak yayın hayatına başladı. Kurucusu İsmail Güneş. O gün atılan adım, bir internet sitesinin yayına girmesinden ibaret değildi. Yazının…

Devamını Oku
YAŞAM 

KASIMIN “KIRK YAŞ” SESSİZLİĞİ

Yaş almanın, hele ki belli yaş eşiklerini geçmenin güzelliği bir başka. Belli bir aşamadan sonra adına “yaşlanmak” denilse de “yaş almak” tabiri belki en güzel ifadesidir doğum aylarının, haftalarının, günlerinin. Yirminci yüzyılın son on beşinci yılında bir kasım günü dünyaya gelmiş olan “bu yazıyı yazan kişi”, bugün kırk yaşında. Yılların eylül burukluğu, ekim telaşı yerini kasımın ağır başlı huzuruna bırakıyor; bu yaşlarda artık ne gökyüzü maviye özeniyor ne rüzgârın aceleci bir hali oluyor. Her şey yavaş… Yavaş ama huzur dolu… * * * Bu yaş eşiğimde de her zaman yaptığım…

Devamını Oku
DOSYA MODERN TÜRK EDEBİYATINDA ERKEKLİK ALGISI 

FİKRİMİN SARI GÖLGESİ: MERCEDES’İN DİREKSİYONUNDAKİ “ERKEKLİK”

Bayram’ın sarı Mercedes içindeki gölgesi yol uzadıkça uzuyor. Otomobilin ardından savrulan tozlar gibi değil belki ama geçmişinin peşini bırakmayan gölgesi – kırık bir çocukluğun, hırpalanmış bir ilk gençliğin cama vuran iç sesi gibi yankılanıyor. Yola yalnız çıkıyor Bayram. Geçmişten geleceğe, ince bir sarı çizgide tutuyor direksiyonu. Sessiz bir yol hikâyesi bu. Ama bastıkça gaz pedalına içinde hep uğultulu bir kalabalık taşıyor. * * * 1975 yazının yakıcı sıcağında Almanya’dan kalkıp Eskişehir’in Ballıhisar’ına uzanan bu yolculuk, bir kavuşmadan çok, derin bir yüzleşmeye dönüşüyor. Adalet Ağaoğlu’nun ‘Fikrimin İnce Gülü’ romanı, yalnızca bir…

Devamını Oku
YAŞAM 

HÜZÜNLERİN PARİS’İ; BİRAZ NÂZIM, ÇOKÇA ŞİİR…

Yağmur, Seine Nehri kıyısında ince ince çiseliyordu. Paris’in taş kaldırımlarına vuran her damla, bir şairin kalemine dönüşüyor gibiydi. 1958’in o ilkbahar akşamında, Nâzım Hikmet, Volter rıhtımında hayaliyle Paris’i öpüyor, aşkı ve şehri birbirine karıştırıyordu. Paris, o aşkla birlikte yalnızca taş binaların, köprülerin, meydanların şehri değil; şairlerin yüreklerinde yaşayan sonsuz bir imge oldu. * * * Bir Paris âşığı olan Nâzım Hikmet, o yılın mayısında durmadan şiirler yazıyordu Paris üzerine: “Henüz vakit varken, gülüm/ Paris yanıp yıkılmadan,/ henüz vakit varken, gülüm,/ yüreğim dalındayken henüz,/ ben bir gece, şu mayıs gecelerinden biri/…

Devamını Oku
YAŞAM 

BOĞSAK’TA KÜL YAĞMURU; BU SEFER HİÇ “DUYGUSAL” DEĞİL!

“Çok güzel bir yaz” diye başlayan sıcak hikâyemiz zaman zaman “orman yangınlarıyla” sekteye uğrayabiliyor. Hayat işte, yaşanılıp gidecek denilemiyor; mevsimin “yanık” yarası derimize, derinimize işliyor da işliyor. Boğsak’tayım. Mersin’in Silifke’sinin batı yönündeki o güzel yalnızlık koyunda “bir başımayım”. * * * Ağustos’un 13’ü, saatler 13’ü çoktan geçmiş… İlk küller yağmaya başlıyor Boğsak’ın üzerine. Daha önceki gün dolunayla yıkanan deniz, şimdi bir kül dünyasına dönüşüyor. Kızgın kızgın serpiliyor kül yağmuru denizin mavi sularına. Hüzünle izliyoruz göğe yükselen ve güneşi küstüren dumanları. Kırtıl yanıyor, Çaltı yanıyor, Balandız yanıyor… Çatırdayarak yanan ağaçların uğultusu…

Devamını Oku
YAŞAM 

ÇOK GÜZEL BİR YAZ; DENİZ KADAR, AĞUSTOS GİBİ…

Çok güzel bir yaz geçiyor diyordum ömrümüzden, kendi kendime. Yakamoz çok güzel bir yazın resmini çiziyordu denizin bazen durgun bazen hırçın yüzüne. Ağustosun kızgın günlerinden sonra eylüle göz kırpan bir Akdeniz akşamının iyot kokulu dakikalarını soluyorduk hep birlikte. Çok güzel bir yaz geçiyordu ömrümüzden. Ömrümüzün ağustosundan… * * * Ilık poyrazın tenimizi okşadığı, hatta ruhumuza işlediği bir kumsal akşamında az ileride otuzlarında olan sarhoş gençler, iki binlerin başında dilimizden düşmeyen şarkıları söylüyorlardı hep bir ağızdan. Dolunay akşamı tüm güzelliğiyle yaşanırken otuzlarındaki başka gençler de denize giriyorlar, yakamoz eşliğinde tuzlu suda…

Devamını Oku
YAŞAM 

‘ORMANLARIN GÜMBÜRTÜSÜ’, ‘ŞAFAĞIN DEĞİRMENİ’ VE HARLI TEMMUZLAR

Temmuz sabahı, geceden kalma serinliğini usulca omzumuza bırakıyor. Güneş henüz yakmaya başlamamışken kuş sesleriyle uyanan bir sessizlik hâkim ovada. Az ileriden çam kokuları geliyor. Çocukluğumun yazlarına götüren bir koku bu… Biraz poyraz, çokça iyot kokuyor. Yine beni çocukluğuma götüren o türküdeki “ormanların gümbürtüsünü” daha bir işitiyorum eriştikçe çamların derinliklerine. Adım adım ilerliyorum “ormanlardan aşağı” doğru… Orman beni çağırıyor, çam kokuları çocukluğumu getiriyor bana. İyot kokulu, poyraz kokulu çocukluğumu… * * * Temmuz sabahı serin serin tenimizi okşarken “Günler geçer ve çalışır şafağın değirmeni” diye başlayan bir şiir, yazın orta yerinde…

Devamını Oku
vaycasino
betpark
vaycasino
vaycasino
betgaranti
betgaranti
betgaranti
vaycasino
betpark
vaycasino
betgaranti
betgaranti
vdcasino
hiltonbet
grandpashabet
betpark
vaycasino
grandpashabet
hiltonbet
hiltonbet
meritking
meritking
meritking
meritking
milosbet
milosbet
milosbet
milosbet
hiltonbet
hiltonbet
hiltonbet
betpark
betpark
betgaranti
royalbet
royalbet
royalbet
royalbet
betpark
vaycasino
betpark
vaycasino
galabet
royalbet
royalbet
vaycasino
vaycasino
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
vaycasino
vaycasino
betgaranti
betgaranti
betgaranti
vdcasino
vaycasino
vaycasino
vaycasino
norabahis
norabahis
norabahis
roketbet
norabahis
norabahis
betpark
betpark
betnano
betnano
betnano
betnano
betnano
betasus
betnano
betnano
betnano
betnano
holiganbet
holiganbet
norabahis
betpark
betpark
vdcasino
betgaranti
vaycasino
vaycasino
betgaranti
vdcasino
vaycasino
betpark
betgaranti
betnano
vdcasino
vdcasino
vaycasino
vaycasino
betpark
betpark
betpark
betorder
betorder
vaycasino
vaycasino
betnano
betnano
holiganbet
betnano
holiganbet