‘ORMANLARIN GÜMBÜRTÜSÜ’, ‘ŞAFAĞIN DEĞİRMENİ’ VE HARLI TEMMUZLAR
Temmuz sabahı, geceden kalma serinliğini usulca omzumuza bırakıyor. Güneş henüz yakmaya başlamamışken kuş sesleriyle uyanan bir sessizlik hâkim ovada. Az ileriden çam kokuları geliyor. Çocukluğumun yazlarına götüren bir koku bu… Biraz poyraz, çokça iyot kokuyor. Yine beni çocukluğuma götüren o türküdeki “ormanların gümbürtüsünü” daha bir işitiyorum eriştikçe çamların derinliklerine. Adım adım ilerliyorum “ormanlardan aşağı” doğru… Orman beni çağırıyor, çam kokuları çocukluğumu getiriyor bana. İyot kokulu, poyraz kokulu çocukluğumu… * * * Temmuz sabahı serin serin tenimizi okşarken “Günler geçer ve çalışır şafağın değirmeni” diye başlayan bir şiir, yazın orta yerinde…
Devamını Oku