YAŞAM 

İNSANIN HALLERİ

İsmin beş, maddenin üç hali vardı. İnsanoğlu ismin en çok yalın haline yakışıyordu. Tekilliğin, eksiz ve bağsızlığın gücünde tamamlanıyordu. Ve insan ham bir maddeydi. Maddenin üç halini de benliğinde taşıyordu: Katı, sıvı, gaz… Halden hale geçerken değirmende öğütülen buğday misali, sapından, çöpünden ayrılarak kendinin en verimli ve bereketli haline dönüşüyordu. Çocukluk; bazen bir erik ağacı, bazen bir asma dalı, bazen de unutulmuş sandığımız uzak bir hatıraydı.  Hiçbir zaman yakalayamayacağımız hızlı bir tren gibiydi. Çocukluk; elimizden kayıp giden, ardından bakakaldığımız uçan balonumuzdu. Çocukluk, çocukluğumuz… Henüz insanın maddeye dönüşmediği, ilk özdü. Çocukluk…

Devamını Oku
YAŞAM 

AH, SEVGİLİ BAYIM!

Siz sevgili bayım, pembe çiçekli elbiselerin altına saklanmış darmadağın ruhlu kadınları tanıyamazsınız. Duvarlarla konuşmaya alışmış, kavanoz kapaklarını kendi elleriyle açmayı öğrenmiş olanları da… Çocukluğundan beri tüm resimlerine bacası tüten evler ve sapsarı güneşler çizen kadınlara yurt olamazsınız. Siz, bayım, cumartesi geceleri ve pazar sabahlarını yatağında yalnız başına kucaklamış kadınlara sığınak olamazsınız. Tüm evlerin ışıkları pırıl pırıl yanarken gecenin karanlığında, kendi mumuyla evine güneş olan kadınları korkutamazsınız. Asıl siz, bayım, antidepresanların yalancı sarhoşluğuna teslim olmamış, acısını ve yarasını kimselere tutamak yapmamış, evinin bahçesindeki mezarlıkta tüm ölüleriyle korkmadan sabahlayan kadınlardan korkmalısınız. Siz,…

Devamını Oku
YAŞAM 

HİÇ

İnsanlar ‘olmak’ için ne yapar? Kendini inşa mı eder, canının istediği gibi kurgulayıp uydurur mu? Peki, insan kendini inşa ederken hangi malzemeyi kullanır? Hüzün, neşe, acı, şehvet, sadakat, dürüstlük? Yüzlercesi sıralanabilir. Peki, ya neyle yükselecek bu insan denen bina? Harç olmadan ne kadar yükselecek? İnsan, Yüce Yaradan’ın “Ol” deyip olmasıyla düşer ana rahmine ama insanın olması, gözüne bir avuç toprak atılıncaya kadar devam eder. “Oldum” diyen ham yemişlerin en acısıdır. Yaşarken “Öldüm” diyebilense yaşamın en üst basamağındadır. Ve insan bir yolcudur. Yolda olanınsa “olmak”la ilgili bir derdi yoktur. Ben de…

Devamını Oku
YAŞAM 

DÜNYANIN SONUNA YOLCULUK

Haydarpaşa Garı’ndan kalkan ve dünyanın sonuna giden bir trendeydik seninle. Bavulumuz gam ve keder yumaklarıyla doluydu tıklım tıklım. Dünyanın en güzel şehrini anılarımızda bırakmanın dayanılmaz hüznü ceplerimizde… Puslu hatıraların sisli unutuşlara gebe olduğunu bilerek çıkmıştık bu yolculuğa. Alzheimerlı sabahlarda, verilen tüm sözleri ve yaşamanın utancını unuttuk. Yola devam edebilmek için unutuş gerekliydi ve insana verilmiş en büyük nimetti. Neden yola çıktığımızı unutup öyle geldik bu tren garına. Şımartılmamış bir çocuk gibi mahzundu bakışlarımız. Kanadı kırık bir serçe, ayağı topal bir at gibi yarım yamalaktık. Yaşamın tam ortasında, silahsız, üryan, tek…

Devamını Oku
YAŞAM 

PARİS ÇIKARMASI

Yıllar önce karşılaşmalıydık seninle. Tenin ve ruhun yanıp yıkılmamış, taptaze bir gül gibi salındığı zamanlarda… Henüz ruhumuzun imara yeni açılmış kentlerini inşa ederken… Yıllar önce, Paris’te… Seninle Paris’te karşılaşmalıydık; şehre tepeden bakan Sacre Coure’in merdivenlerinde oturup Eiffel Kulesi’ni görmeye çalışırken… Bir zamanlar kandan ve gözyaşından mürekkep bir kentin hangi boyayla bu kadar ışıldadığına hayran olarak Fransız Devrimi’ni konuşurduk, tarih kitaplarında eksik bırakılan bölümleriyle… Bastille Hapishanesi’ni, giyotinleri, idam mangalarını, şehre diz çöktüren vebaları, hummaları… Champs-Élysées’de bir kafede oturup söyleşmeliydik seninle, yüzümde çapkın bir Juliet Binoche gülümsemesiyle… Paris’in neden âşıklar kenti diye…

Devamını Oku
YAŞAM 

YORGUNLUĞUN GAYRİ RESMİ ANATOMİSİ

Yorgunuz… Arabesk bir bahar yorgunluğu değil bu. Derin acıların ve kronik travmaların artığıyız… Belleğimizin çöplüğünde öyle çok sargı bezi var ki… Ve merhem tüpleri… Ve yara bantları… Bir demet kır çiçeği de olsun isterdim, solmuş olsa bile. Bize bir zamanlar içimizde çiçekler açmış olduğunu anımsatırdı. Tüm yorgunluğumuza rağmen yaşama arsızıyız. Ve yaşamak laneti bir havai fişek gibi alnımızda parlıyor. Kökü bizde bir tutam saç… Kesiyoruz, kesiyoruz, ucundan uzamaya devam ediyor yaşamak çilesi. Yaşadıkça görüyor, gördükçe tükeniyoruz. Çünkü görmek, tedavisi imkânsız bir hastalıktır. Görmek, fark etmek, idrak etmek, gördüğünü kodlamak, bu…

Devamını Oku
YAŞAM 

UTANMANIN GEÇERSİZ TARİHİ

Utanmanın tarihini cennetten kovulan anne ve babamızdan başlatmak gerek belki ama ben ilk insanın yaratılışına kadar gitmek istiyorum. İnsan karbon ayak izinin henüz düşmediği, kirlenme ve çürümenin adının bile duyulmadığı “insan girmemiş” ormanlarla kaplı yeryüzü cennetine insanın düşmesiyle… “Hani Rabbin meleklere demişti ki: ‘Ben kupkuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan bir insan yaratacağım.’”(Hicr, 28) Hikmetinden sual olmayan yüce Yaradan böylece insanı yarattı. İnsan, tüm eksikliği ve olmamışlığıyla mutlak tam olan Yaradan’dan utanmadı. İşte böyle başladı utanmanın tarihi. Tüm kusurlarıyla kusursuz bir dünyaya geldiğine utanmayan insanın yaratılışıyla… Sonra… Yasak elmanın tadıyla…

Devamını Oku
YAŞAM 

SEN, ÇOCUKSUN!

Sen, küçücük bir çocuksun kocaman bir lunaparkta. Aklı atlıkarıncada, minik eli annesinin avucunda… Sen; bayramlarda, göğsünde Atatürk resmiyle şiirler okuyan, aydınlık cumhuriyetin savaşçı çocuğusun… Yaramaz bir çocuksun, sen; tüm mahcubiyetiyle banyoya koşan, dizleri kan içinde, üstü başı perişan… Sen, yorgun bir çocuksun; akşam ezanlarına kadar sokaklarda top koşturan, annesinin azarına aldırmadan… Şanslı bir çocuksun, sen; Noel gecelerinde tüm ailesiyle birörnek giyinmiş, süslü çam ağacının altında hediyesini bekleyen… Sen, hayalperest bir çocuksun; geceleri babasından masallar dinleyen, odasının tavanı yıldızlarla süslenmiş… Sen, uslu bir çocuksun; kırmızı pabuçları, beyaz çorapları, örgülü saçlarıyla annesinin…

Devamını Oku
YAŞAM 

ZAMANIN KİŞİYE “GÖRECE”LİĞİ

Big Bang’in âleme dehşetli ve gürültülü girişinden sonra zaman tanrısı bir daha peşimizi bırakmadı. Kum saati baş aşağı akmaya, evrenin biyolojik saati tıkır tıkır işlemeye başladı. “Lost in Space” kılıklı bir yaşam sürmek varken çalar saatlere adanmış ömürler yaşamaya yazgılandık. Paldır küldür uyanılan sabahlar, güneşin gölgesine göre tayin edilmiş öğünlerde yenen yemekler, daha çok satın almak için en güzel günlerimizden çalarak kendimize borçlandığımız vakitler… Dışbükey zamanlarımız böylesine hoyratça geçip giderken içbükey zamanlarda yaşanan sonsuz kırılmalar ve gelgitler yeni baştan yaratır zamanı algılayış biçimini. Herhangi bir anda karşımıza dikilen eski bir…

Devamını Oku
YAŞAM 

BEN GELDİM: HÜZNİYE!

Ben geldim, ben işte, Hüzniye… Cüce ümitlerimi, bodur sevinçlerimi, topal gülümsemelerimi yırtık ceplerime doldurup geldim, serildim gözlerinin önüne. Parasız yatılı düşleri bilinmeze demirlenmiş bir öğrenci tesellisiyle… Antik kederlerim allı pullu balıklar gibi yağıyordu yıldızsız gecelerime. Gözden çıkarılmış eski, değersiz eşyalar gibi tıktım hepsini bodrum katın karanlığına. Kasvetli ve tütsülenmiş gecelerden kalma kurumuş ruh ağacımı budayıp öyle geldim sana. İçimde yedi şeytanın yedisine de boyun eğmiş bir günahkâr oturuyordu. Avuçlarında, kandil gecelerinde elleri semaya uzanmış bir dindar ümidi. Şeytanım en büyük günah keçisiydi. Kristalden kemiklerini un ufak ettim. Külleri sunakta şimdi……

Devamını Oku
Kuponbet
bb marketing
betgaranti
grandpashabet
grandpashabet
grandpashabet
grandpashabet
vaycasino
betnano
betpark
betpark
betpark
vaycasino
grandpashabet
grandpashabet
grandpashabet
grandpashabet
grandpashabet
grandpashabet
norabahis
grandpashabet
grandpashabet
vaycasino
vaycasino
grandpashabet
vaycasino
betnano
grandpashabet
vaycasino
grandpashabet
grandpashabet
grandpashabet
grandpashabet
vaycasino
betparibu
betebet
norabahis
betnano
grandpashabet
grandpashabet
betpark
grandpashabet
grandpashabet
grandpashabet
vaycasino
vaycasino
betpark
grandpashabet
betpark
betnano
parmabet
parmabet
betlike
parmabet
casinomilyon
casinomilyon
milanobet
betnano
grandpashabet
grandpashabet
vaycasino
grandpashabet
grandpashabet
grandpashabet
betgaranti
betgaranti
norabahis
vaycasino
grandpashabet
betebet
betgaranti mobil giriş
parmabet
betgaranti
betgaranti
betgaranti
savoybetting
parmabet
betlike
betcup
hitbet
norabahis
betnano
betnano
betnano
betcup
betebet
betnano
betnano
vaycasino
vaycasino
betgaranti
nesinecasino
rekorbet
rekorbet
pumabet
pumabet
nesinecasino
betparibu
betparibu
betpark
kolaybet
betnano
betticket
betticket
restbet
betnano
betnano
betnano
romabet
romabet
betnano