İNSANIN HALLERİ
İsmin beş, maddenin üç hali vardı. İnsanoğlu ismin en çok yalın haline yakışıyordu. Tekilliğin, eksiz ve bağsızlığın gücünde tamamlanıyordu. Ve insan ham bir maddeydi. Maddenin üç halini de benliğinde taşıyordu: Katı, sıvı, gaz… Halden hale geçerken değirmende öğütülen buğday misali, sapından, çöpünden ayrılarak kendinin en verimli ve bereketli haline dönüşüyordu. Çocukluk; bazen bir erik ağacı, bazen bir asma dalı, bazen de unutulmuş sandığımız uzak bir hatıraydı. Hiçbir zaman yakalayamayacağımız hızlı bir tren gibiydi. Çocukluk; elimizden kayıp giden, ardından bakakaldığımız uçan balonumuzdu. Çocukluk, çocukluğumuz… Henüz insanın maddeye dönüşmediği, ilk özdü. Çocukluk…
Devamını Oku