TİMOKRASİ – 2
Okunmaması gereken bir yazı… İlk yazımda Aristotales ile başlayan, Roma İmparatorluğu’yla şekillenen ve Antik Yunan’la devam eden, Magna Carta ve Fransız Devrimi’yle son halini alan demokrasi serüveninin anlatmıştım. Doğu’da Müslüman coğrafyada İbn-i Rüşd ve İbn-i Haldun’un demokrasi konusunda köşe taşı niteliğindeki yaklaşımlarının etkilerini belirtmeye çalışmıştım. Demokrasinin eksik ya da kötü uygulanmasının toplumu yozlaştırırken yönetimleri baskıcı eğilime sürüklediğinden bahsetmiştim. Baskıcı rejimlerin zamanın ruhuna uymayan, ancak zamanı kendine uydurmaya çalışan tarihsel kabul görmeyen yaklaşımları insanlık tarihinde geri dönülemez ve kapanamaz yaraların açılmasına neden olmuştur. Oysa geliş amaçları hiç de uygulamalarıyla örtüşür değildir.…
Devamını Oku