ŞİİR 

ÇAKALLARIN DANSI

Eğitime âşıktık, eğitildik hep Kitap okuyoruz dedik, boş zamanlarımızda Ömür boyu hobimizdi, belgesel izlemek Sorulduğunda gururumuzdu, belgesel izliyorum demek   Mış gibi yaşadık, halen de öyle yaşıyoruz, İçimiz öfke dolu, yüreğimizde nefret taşıyoruz. Yıllar, on yıllar geçti. Yaşamaya zaman kalmıyor giderek Kırk, elli, altmış derken hızla geçip gidiyor ömür. Belgesel kanallarına dadandık Ömrümüz böyle geçti, Çakalların dansını izleyerek   Çakallar ve kurtlar dans ediyor Sürüler halindeler, doğalarına aykırı, Koloniler kurmuşlar, Akın akın dağdan indiler, her biri ayrı ayrı Köyünü terk edip kaçmakta buluyor köylü tek çareyi Parçalıyorlar önlerine çıkan ne…

Devamını Oku
ŞİİR 

SUSURA VE TANRI ZIVANA

O yüksek dağın tepesine günlerce tırmandı Susura Gördü o ihtişamlı tanrı Zıvana’yı Konuştu onunla, anlamsızca bakarak Dedi ki başını kaldırarak Taştan yontulmuş bir put, ucube bir tanrı beni nasıl yaratırsın ki Baktı Zıvana, üstten üstten alaylı Bir ömür hakkım var demişsin bana, sen ey Zıvana, ey yüce tanrı.   Dedi ki hadi git, hadi yaşa kibirli ve mağrur Kendi belirledi, ben her ne yaşayacaksam Sonra dedi ki belirlediğim yaşamda sana günah da düştü Bak sayacağım ha dedi Karşıma geldiğinde günahlarını Eğer bana karşı işlediğin suçlar varsa, sonsuza dek acı çekeceksin…

Devamını Oku
ŞİİR 

ŞİİRLER OKUYORUM

Dilimde asma dalının çiğnenmiş taze yaprağı şiirler okuyorum uzun, kısa şiirler… şairler arasında yol alıyorum kadın şairlerde sesini buluyorum yitik dünyanın uzanıp usulcacık, şiirlerine dokunuyorum iki dala bağlanmış çamaşır iplerinin sevincine dalıp gitmiş çocuk gözlerim incitmekten korkuyorum çöp bidonlarının sesinde yüzlerce kedi        ürküyorum        anlamaya zaman kalmadan içine düşmüşüm dünyanın diyorum beyaz camda kocaman bir ağız görüyorum yüzümün yarısıyla… durmadan konuşuyor, hep konuşuyor sanıyorum asırlardan beri orada asılı kalmış mağrur bir duruşun kısık gözleri… ıslıklar çıkararak konuşuyor donuk bakışları ses rüzgâra vermiş kendini, duymuyorum rahatlıyorum acıyı bir ters bir…

Devamını Oku
ŞİİR 

SIR

  Dört kapıdan kırk makamdan Şeriattan, tarikattan Üçüncü de marifetten Er deyince hakikate ermiş idim Ol deyince O, olmuş idim.   Hallac oldum kol, bacağın kesildim Nesimi’yle dava oldum yüzüldüm Yesevi’yle mana oldum çözüldüm Dost bağında postum ile serildim Gel deyince küllerimle sarıldım.     Banaz’a gittim Pir Sultan’dım, asıldım Şarkışla’da Âşık Veysel, çalındım Sonra Gemerek’te yolun çevrildim Hak yurduna ateş oldum, kül oldum Gel deyince ben o yola gül oldum.

Devamını Oku
ŞİİR 

DAVET

Bir rüyadan uyandırılmış gibiyim aniden ve sarsak… her şeyi karanlığın kucağında bırakarak bir daha uyu-mak… ve bir daha uyan-mak yeni güne. geç sabahlardan birindeyim. üzerimde bir dinginlik.. yorulmuş geceden kalan… güzel bir kahvaltı yapmalı önce sıcacık demli bir çay yanında.. sonra farkına varmalı gökyüzünde kayan bulutların, savrulup uçan yaprakların karşı apartmanın penceresinden iki kumrunun birden havalanışını… bir- kedinin çaresiz bakışını… bir- çocuğun ıslığına yüklediği ezgiyi sevişini, topladığı kâğıtları ayakları altında ezişini, yoksulluğunu bıçkın tavırlarında gizleyişini… hava soğuk… hafta sonu sokakları tenha… penceremden caddenin rehavetine bakıyorum, ‘kederinden kurtul’ diyen bir davet…

Devamını Oku
ŞİİR 

TAHTAKURUSU

Bir yaz daha geçti Bir sonbahar Bir de kış Artık heyecan vermiyor ilkbahar Haydi, bağır! Haykır! Ama nafile Evde değiliz sanki Gestapo kampındayız.   Hapsolmuşuz Doğu’nun tam ortasının kaderine Umudumuz da kalmadı, yorulduk artık Çaresizlik ağıtları içimizi dağlıyor Sızlanıyoruz, arabesk bir şarkı misali Çürüyor her yerimiz Çocuklarına acıyor babalar, analar ağlıyor İçimizi yakıyor biteviye, Devası olmayan kederimiz.   Yüksekte fırsatçı bir keler Sahte bir kral Yerde tahtakuruları ve sıçanlar Evi kemiriyorlar durmaksızın Parçalıyorlar, paramparça çürütüyorlar her yeri Her şeyi, ne varsa işe yarar.   Nice yaz geçti Nice kış geçti…

Devamını Oku
EDEBİYAT ŞİİR 

AYGÜL – BİR MANZUM HİKÂYE

  Sonra oturdum o gece kaderime ağladım. Sessizce içime döktüm gözyaşlarımı. Aygül, ağladığımı duymamalıydı.    Bir gün buralardan gidersem diye düşündüm sonra. Bir evim olursa paşa kılıcı alacaktım salona. Balkona da sardunyalar. Belki zeytin belki nar. Aklımda sıcak iklimler vardı.   Hüznün şiddeti dağılıyordu Hayal kurmak en etkili depresandı Son gözyaşım akarken yanağımdan Aygül, geldi. Gözlerimdeki buğuyu yok etmek istercesine hızlıca ovuşturdum gözlerimi. – Ağlıyor muydun sen? – Hiç mutfakta ağlanır mı, anne? – Türk kahvesi içelim. Daha sabaha çok var.   Kahve sıcaktı. Soğumadan içemezdim. Beklemeyi çok uzun zaman…

Devamını Oku
ŞİİR 

HAYDARPAŞA GARI

Haydarpaşa Garı görünüyordu iskeleye vuran Boğaz’ın mavi sularından, bir yanda yapayalnız deniz feneri, diğer yanda Kadıköy İskelesi ve telaşla vapura yetişmeye çalışan insanlar. Masmavi bir gökyüzü, ölgün bir deniz, hüzünlü bir hava, yaşlı solgun benizli bir adam, etrafı yılgın gözlerle süzüyordu, hırpani yırtık ceketli bir dilenci. Üşüyen bir çocuk bir yanda, elinde tablasıyla bir simitçi, diğer yanda falcı bir çingene, yıllar sonra aynı yerde, bir banka oturmuş müşteri arıyordu yine. Aralık’ın 5’iydi, sonbahardan kalma bir esinti ürpertiyordu. Kış kapıda, hava serin, dalgaları rıhtıma vuruyordu iskeleye yanaşan teknelerin. Bir çınar altı…

Devamını Oku
ŞİİR 

İSTİLA

Kalbindeki yaradan sızdım içeri Fersah fersah gezdim damarlarını. Salıncak kurup sinir tellerine Zihninden, bedenine savruldum. Ellerin kontrolümdeydi Yüzümü okşadım, saçlarımı. Tenine rengimi verdim Kararttım biraz seni, Gözünü alma diye kimsenin. İlk adımını benimle attın Kanını ben pompaladım ayaklarına Hareketsiz kalmıştı, şaşkındı. İçine renkli bakan gözler yaptım sana Dışarıya aynı bakıp Beni, mavi yeşil sevdirdim. İnceltip dudak derini daha da Yaklaşırken bile tadını aldım -Son kirazımı yediğimde Henüz seni öpmemiştim.

Devamını Oku
ŞİİR 

GİTMEDEN KAVUŞMAK

Ardında bir katliam yapmadan Gitmek mümkün değildir… Onun için Herkes bilmez gitmesini Sevdiğine bölmeden kendisini…   Sevdiğine böldüğün her şey Çoğuldur özünde Sırf bu nedenle Yazılır tüm hikâyeler Ömrün parantez içine…   Gideni sırtından öpmek Gitmelere alışmaktır. Alnından öpmesini bilmek, Gitmeden kavuşmaktır.

Devamını Oku
hiltonbet
hiltonbet
hiltonbet
hiltonbet
hiltonbet
hiltonbet
betpark
betpark
betgaranti
betpark
vaycasino
betpark
vaycasino
galabet
vaycasino
vaycasino
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
vaycasino
vaycasino
betgaranti
betgaranti
betgaranti
vdcasino
vaycasino
vaycasino
vaycasino
norabahis
roketbet
betpark
betpark
betnano
betnano
betnano
betasus
betnano
betnano
holiganbet
norabahis
betpark
betpark
vdcasino
betgaranti
vaycasino
vaycasino
betgaranti
vdcasino
vaycasino
betpark
betgaranti
vdcasino
vdcasino
vaycasino
vaycasino
betpark
betpark
betpark
betorder
betorder
vaycasino
vaycasino
holiganbet
betnano
holiganbet
betnano
betgaranti
betgaranti
betpark
vaycasino
vaycasino
vdcasino
vdcasino
betpark giriş
vaycasino
vaycasino
vdcasino
betgaranti
betpark
norabahis
norabahis
norabahis
betgoo
betgoo
norabahis
norabahis
norabahis
norabahis
hititbet
hititbet
holiganbet
hititbet
vaycasino
vaycasino
betpark
vaycasino
Betgaranti
betgaranti
betnano
vdcasino
vdcasino
hititbet
imajbet
betasus
betnano
jojobet
betnano
holiganbet
betnano
holiganbet
betasus