SESSİZ BİR SAYGI, DERİN BİR SORGU
Her 10 Kasım’da olduğu gibi bu sabah da, ülkenin dört bir yanında aynı sessizlik yankılanıyor. Sirenler çalıyor, başlar eğiliyor, gözler nemleniyor. Ama o sessizliğin içinde yalnızca özlem yok; giderek büyüyen bir sorgu da var. Çünkü Atatürk’ü anmak artık sadece bir ritüel değil, anlamak zorunda olduğumuz tarihsel bir sorumluluk. Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılında, kurucu ideallerin üzeri tozlanıyor; “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözü, her geçen gün biraz daha soyut bir temenniye dönüşüyor. HUKUKUN GÖLGESİ İNCELİRKEN Atatürk, 1920’de meclisin açılışında “Adalet mülkün temelidir” demişti. Oysa bugün o temel sarsılmış durumda. Yargı bağımsızlığının tartışmalı…
Devamını Oku