MOR SALKIM TANELERİ
Parmaklarımın arasından geçen rüzgârın serinliğini bugün hâlâ hissedebiliyorum. Ben bu yokuşu, çocukluğumda hep koşarak indim. Ama tırmanırken adımlarım hep çok yavaştı; çünkü bayılırdım ağaç diplerine yuva yapan karıncaları izlemek için verdiğim molalara. Sağlı sollu tek katlı, minicik bahçeli, kutu gibi evler sıralanırdı yolun her iki tarafında. Bahçe demirlerinin üzerinden mor salkımlar sallanırdı. Durup durup her salkımı izlerdim. Arılar ziyaretlerine gelirdi. Yağmur sonrası güneş ışınları, yaprakların üzerindeki damlalardan yansırdı. Gözlerimi kapatır, kokularını almaya çalışırdım. O kokular bugün hâlâ burnumda… Sokağın o tenha hali çok hoşuma giderdi. Kendimle doyasıya baş başa kalabilmek…
Devamını Oku