POLİTİKA 

TEKNE ORUCU


Gecenin bir vakti, ışıklar yanar evlerde. Önce birkaç evin ışığı, ardından onlarcası, sonra yüzlerce evde yanar ışıklar.

O devasa apartmanlarda bile ışığı yanmayan pek nadir evler vardır.

Bir tatlı telaş, bölünen uyku, yaşlı genç, çoluk çocuk kalkarlar sahura. Yemekler yenir, çaylar içilir, niyet edilir Allah rızası için oruç tutmaya.

Açılır gönül kapıları, dayanışma zamanıdır, hoşgörü zamanı. Bereketlenir sofralar.

* * *

İşte öyleydi eskiden. Şimdi bereketi kaçtı sofraların.

Kilosu bilmem kaç yüz liralık hurmayı almasak da olur, yemesek de… Biz tutarız orucumuzu yine Allah rızası için.

Etin kilosu kaç lira oldu, kıyma kaç lira, balık, tavuk kaç lira? Merak bile etmiyor çok kişi, nasılsa alamayacak diye…

İlk iftar günü Adana’daki Hastaneler Kavşağı’nda ASKON iftar çadırında bin kişi orucunu açıp çıkmış, bin kişi de sırada bekliyordu.

İftar çadırlarına gitmeyen de tutar orucunu bir baş soğan ve az bulgurla. Bir menemen bile lüks oldu açlık sınırı altında ücrete mahkûm edilen milyonlara.

Eski ramazanlarda eş dost, konu komşu davet edilirdi iftar sofralarına. Şimdi çağırsan vereceğin en fazla bir tas çorba…

* * *

Ramazan geldi, hoş geldi, iyi ki geldi… Geldi de sevgiyi getirdi, hoşgörüyü, dayanışmayı, mutluluğu, barışı, kardeşliği…

Hâlâ pazar yerlerinde çürük sebze meyve topluyor birileri… Birileri çöpleri karıştırıyor, ekmek arıyor. Birileri askıda ekmek, birileri ucuza bayat ekmek alıyor.

Ramazan öyle ya da böyle bereketiyle gelir gelmesine de sana reva görülen açlık sınırı altında bir ücret ya da işsizlikse nasıl bereket olacak sofranda?

Sahurunu, iftarını biraz ekmek az çorbayla yap sen yine ama seni bu sefalete mahkûm edenleri de unutma. Hele emekliysen vay haline ya da işsizsen…

Allah aşkına, kirada oturan bir emekli düşünün; 20 bin lira maaş, en kötü semtte tek odalı bir ev 10 bin lira kira. Elektrik, su, telefon faturası… Ne kaldı geriye?

Hadi geçin geçinebilirsen. Derin yoksulluk içinde tutuyor orucunu yurdumun insanı…

* * *

Eskiden oruç tutmaya heveslenen çocuklar öğleye kadar bir şey yemezdi.

Anne babaları da öğle vakti, “Senin orucun tam oldu” deyip çocukların karnını doyururdu.

Buna da “tekne orucu” denirdi.

O çocuklar büyüdü ve bugün her ramazan ayında oruçlarını eksiksiz tutuyorlar ama hâlâ ramazan ayı dışında da resmen tekne orucu tutuyor gibiler, yarı aç yarı tok.

Ne diyelim; hoş geldin, on bir ayın sultanı…

Paylaş:

Benzer yazılar

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
bets10
bets10
betpark
betgaranti
bets10
bets10
bets10
kolaybet
betpark
Vdcasino
vdcasino
alobet
betnano
meritking
alobet
hitbet
hitbet
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
alobet
alobet
hititbet
vdcasino
enjoybet
enjoybet
alobet
hitbet
betpark
betpark
betpark
betpark
alobet
hititbet
alobet
hititbet
grandpashabet
grandpashabet
enjoybet
enjoybet
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
hitbet
betplay
betplay
vdcasino giriş
vdcasino
hititbet
vdcasino
grandpashabet
vdcasino
grandpashabet
vdcasino
vdcasino
betpark
grandpashabet
grandpashabet
vdcasino
vdcasino
vdcasino
hititbet giriş
hititbet giriş
vdcasino
vdcasino
vdcasino giriş
betpark
bettilt
bettilt
vdcasino
jojobet
bettilt
imajbet
imajbet
katlabet
katlabet
imajbet
betpark
betpark
betnano
vdcasino
bettilt
grandpashabet giriş
grandpashabet
hititbet
imajbet
imajbet
norabahis
norabahis
hititbet
hititbet
vaycasino
vaycasino
holiganbet
holiganbet
betturkey
betturkey
betturkey
betturkey
bettilt
bettilt
hititbet
betturkey
imajbet
vdcasino
vdcasino
betturkey
norabahis