POLİTİKA 

İŞTE BÖYLE BÜYÜDÜK VE ÇOĞALDIK BİZ

“Ses ver sesimize, bir ufacık ses/ susarsan/ ya ölürsün ya ölümle birsin.” – Gülten AKIN Gittikçe çoğalmakta ve büyümekteyiz. Adım adım, dalga dalga büyüyoruz. Kapasite artırımına bazen öyle ihtiyacımız oluyor ki bunu artırmasak da artıramasak da o büyümenin önüne geçemiyoruz. Bu büyümeyi ekranlarda, gazete manşetlerinde görüyor, hatta canlı olarak gözlerimizin önünde tanık oluyoruz. Işıltılı mekânlar ağzına kadar dolu, AVM’ler, mağazalar da öyle, bazı ailelerde anne, baba ve üç çocuğun bile ayrı ayrı lüks otomobilleri var, yazlıkları var, kışlıkları var. Her yıl düzenli gittikleri en pahalısından şöyle şatafatlı tatilleri var. Kentlerde…

Devamını Oku
POLİTİKA 

BEKLEYEREK KAYBETMEK

“Bütün haklı kavgalarında dünyanın/ dövüştüm, diyebildiğim zaman/ okudum bütün kitapları, bütün şiirleri yazdım/ be topladım bütün dillerin en güzel sözlerini, sıraladım tek bir sözlükte/ bütün mayınları, bütün dikenli telleri/ ayıkladım sınırlardan/ ve bir tek zorba çıkmadı önüme./ Bu dünyada acı çeken tek bir insan yoktur, diyebildiğim zaman/ işte o zaman ölebilirim./ Toprağımda bir çığlık olur da büyür yaşama sevincim.” – Ahmet ERHAN Ne iyi huylu bir tanrı ne altın tepside sunulacak bir gelecek ne de temel hak ve özgürlükler beklemekle ya da iyi dileklerle, dualarla gelir. Çok bekledik ve beklemekle…

Devamını Oku
POLİTİKA 

SOĞUTMAYALIM

Kötü olan çok şey bazen kuduz bir virüs gibi yayılıyor. Hepimiz bu örgütlü kötülükten, cehaletten, ahlaksızlığın, rezilliğin zirvesine çıkıp da Allah’a sığınanlardan nasibimizi bir şekilde alıyoruz. Korkunç bir altüst oluş içinde adaletsizliğin dört bir yanı sarmasıyla birlikte ahlaki değerleri de yitirdik fazlasıyla. Zihinlerde öyle bir bölündük, cepheleştik ki… Bir yanda bin yalan içinde bir doğruyu söyleyenin o doğrusuna karşı çıkanlar, diğer yanda ise karşı çıkanı neredeyse bir kaşık suda boğmak için fırsat kollayanlar… Şöyle bir savunmalarına bakalım birilerinin. Çocuk yaşta evlilik savunulur mu? “Yolsuzluk; hırsızlık değildir” diye fetva verilir mi?…

Devamını Oku
POLİTİKA 

BİR DÖNEMİN SONU

Bundan altı ya da yedi yıl öncesine kadar gazete sayfalarına sığmayacak kadar çok haber akışı olurdu ajanslardan. Şimdi bültenlerle birlikte birkaç tane haber geçiyorlar. Haber dili de kötüleşmiş. İlk başladığım günden bu yana gazetecilik mesleğinden hiç kopmadım ama günlük gazetelere uzak kalmıştım. Sistem değişmiş ve kentin günlük yayın organlarına ücretli haber akışı yapan bazı ajanslarda haber kalitesi adeta paspas olmuş. O mecralarda çalışan basın emekçilerine asla sözüm yok. Sorun; onları gereksiz işlere yönlendiren zihniyette. Yıllardır yere göğe sığdıramadıkları ve bu yıl “Dünya Çocukları” temasıyla düzenlenen 13’üncü Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı,…

Devamını Oku
POLİTİKA 

NE UMUT BİTECEK NE DE SÖYLENECEK SÖZÜMÜZ!

Sabır, şükür, takdir-i ilahi… Hangi birinden başlasak şimdi? En zorlu koşullarda metanetini yitirmemektir sabır. Oysa sabır taşı çatladı çoktan. Tozpembe istatistikler eşliğinde, bir şeylerin düşeceği ya da düştüğü açıklanıyor. Sokakla, çarşı pazarla örtüşmüyor hiçbir veri. Aslında gerçekten de bir düşüş var aslında. İşte o, alım gücümüzdür ya da sofralarımızda bölüştüğümüz ekmeğimizdir. Bir derin yoksulluk içinde düşüş beklenirken eğitimden kopuş başlıyor. Askıda defter ve kitap kâr etmiyor. Ne nas ne faiz ne o ne şu ne gecikmeli etki gibi söylemler değiştiriyor sonucu. Düşünmeden edemiyor insan; her geçen gün biraz daha yoksullaşarak…

Devamını Oku
POLİTİKA 

BOYKOT MU?

Şimdi alışveriş zamanı mı? Acaba ülkenin en yoksul kentinde ışıltılı vitrinlere bakıp ihtiyacımız olmadığı halde mevsime uyan bir giysi mi alsak? Şehirlerin çeperlerinden merkeze ve kentin dört bir yanına yayılmaktayken işsizler ordusu, “Ne olacak bu memleketin hali?” diye efkârlanıp kafayı mı çeksek? Şöyle cıvıl cıvıl bir kalabalıkta, bir AVM’de, buram buram kokusu yayılmış bir kahve mi içsek? Yıllar önce Adana’da, büyük bir mağaza, Babalar Günü nedeniyle tam sayfa bir gazete reklamı yayınlatmıştı. Yaygın bir gazetenin bölge ekinde ürünler tek tek sıralanmış, fiyatlar altına yazılmış ve sayfada, “Ben hayatta en çok…

Devamını Oku
POLİTİKA 

CHP, 30 MİLYON İMZA TOPLARSA GERİ ADIM ATARLAR MI?

Mazlum milletler arasında ilk kurtuluş mücadelesini veren ve ezilen uluslara ışık olan Atatürk Türkiye’sini kuranların partisine kayyum atamaya kalkacak kadar gözünü karartan bir iktidar, acaba neleri göz almaz? İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun önce diplomasının iptaliyle birlikte jet hızıyla gözaltına alınıp tutuklanmasının ardından sokağa indi CHP. Binlerle, on binlerle başlandı ve dalga dalga büyüdü eylemler. Aslında CHP, sokak kokusunu yendi. Elbette sadece CHP üyesi ya da severleri yoktu sokakta. Sadece ve sadece Ekrem İmamoğlu için inilmemişti sokaklara. 1 milyon seçilmiş üye hedefiyle kurulan sandıklara, dayanışma sandıklarının da eklenmesiyle 3…

Devamını Oku
POLİTİKA 

İYİLİK KAZANACAK

“Akar gibi geçiyorum dünyadan, ısınıp bakınmadan/ sarhoş/ sıkılgan/ sırılsıklam…/ Kırk diyarda kırk bin öpüşün bitkiniyim/ dudağında kırk bin kekik tadı kamaşır/ yine de kalbim ısırgan mı ısırgan./ Eşini çağlayana kaptırmış balığıyım bu nehrin;/ aydır, geceden beri dişlenmiş kelebeğin her sabah ağzımda ölümüyle buluşan.” – Nihat BEHRAM Nihat Behram’ın Sol Haber’de bir köşe yazısını okumuştum yıllar önce. ‘Yok Edilmiş Bir Halk Cevheri: Enver Gökçe’ başlıklı yazısını. 2011’de yayınlanan yazının hemen girişinde okur şu satırlarla bilgilendirilmişti: “Bu yazı 30 yıl önce, Gökçe’nin ölüm haberini aldığım kanlı, karanlık 12 Eylül günlerinde sürgünde yazdığım ve…

Devamını Oku
POLİTİKA 

YOLUN AÇIK MI SEVGİLİ YURDUM?

“Ne de çok özlemişiz gökyüzüne kansız bakmayı!” – Hasan Hüseyin KORKMAZGİL Her geçen gün biraz daha, toplu bir yok oluşa doğru sürükleniyoruz. Sahi, biz kaç kere toplu ölümler yaşadık? İş cinayetleri, bombalı eylemler, depremler, yangınlar… Ne kadar da kolay değil mi alınmayan önlemler yüzünden bu dünyaya doymadan göçü gitmek? Ne kadar çok öldük böyle… Gecekondu mahallerine, yoksul semtlere, köylerdeki sıvasız evlere kim bilir kaç bin kere geldi bayrak bayrak tabutlar? Her Türk asker mi doğardı yoksa her yoksul muydu asker doğan? Ekmek almaya giderken başından vurulup ölen bir çocuk düşünün……

Devamını Oku
POLİTİKA 

YARINSIZLAR KUCAKLAYACAK GELECEĞİ

Her geçen günün dünü arattığı bir yaşamın kıyısında yürüyoruz yarınlara. Belki yarını olmayan yarınsızlarız… Bir sonraki günün yarın olması değildir yarınlara yürümek. Yıllar akıp geçiyor ve bu akış sürecektir. Şöyle geriye dönüp son 20 yılınıza bir baksak geçen sürede biz yarınlara mı yürümüşüz yoksa her geçen gün biraz daha yoksullaşarak sefaletin dibini mi görmüşüz? 20, 21, 22 ya da 23 koca yıl… Neredeyse çeyrek asır! Bu kadar uzun bir zaman dilimine neler sığdırılmaz ki… Kucaklanmış bir gelecek gibi örneğin. Ne geleceği biz yakalayabildik ne de gelecek dediğimiz bizi bekledi. Durup…

Devamını Oku
holiganbet
holiganbet
betnano
avrupabet
tophillbet
tophillbet
bahiscasino
rinabet
vaycasino
vdcasino
vaycasino
betpark
betgaranti
vaycasino
vaycasino
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
romabet
romabet
betnano
noktabet
sekabet
sekabet
sonbahis
sonbahis
ultrabet
ultrabet
nitrobahis
nitrobahis
winxbet
yakabet
batumslot
batumslot
galabet
galabet
betplay
betplay
vaycasino
betpark
galabet
galabet
galabet
betamiral
betamiral
betgaranti
vaycasino
betpark
galabet
betgaranti
vaycasino
galabet
galabet
betpark
tophillbet
tophillbet
Betgar
Betgar
Betgar
betnano
galabet
norabahis
norabahis
betnano
betnano
betasus
norabahis
nitrobahis
noktabet
betvole
betvole
betkolik
betkolik
betkolik
yakabet
betasus
betnano
romabet
yakabet
queenbet
queenbet
betnano
winxbet
betamiral
livebahis
grandpashabet
wojobet
wojobet
grandpashabet
norabahis
norabahis
betbox
betkare
kareasbet
noktabet
extrabet
extrabet
nisanbet
holiganbet
holiganbet
betsat
betsat
norabahis
norabahis