POLİTİKA 

BOYKOT MU?

Şimdi alışveriş zamanı mı? Acaba ülkenin en yoksul kentinde ışıltılı vitrinlere bakıp ihtiyacımız olmadığı halde mevsime uyan bir giysi mi alsak? Şehirlerin çeperlerinden merkeze ve kentin dört bir yanına yayılmaktayken işsizler ordusu, “Ne olacak bu memleketin hali?” diye efkârlanıp kafayı mı çeksek? Şöyle cıvıl cıvıl bir kalabalıkta, bir AVM’de, buram buram kokusu yayılmış bir kahve mi içsek? Yıllar önce Adana’da, büyük bir mağaza, Babalar Günü nedeniyle tam sayfa bir gazete reklamı yayınlatmıştı. Yaygın bir gazetenin bölge ekinde ürünler tek tek sıralanmış, fiyatlar altına yazılmış ve sayfada, “Ben hayatta en çok…

Devamını Oku
POLİTİKA 

CHP, 30 MİLYON İMZA TOPLARSA GERİ ADIM ATARLAR MI?

Mazlum milletler arasında ilk kurtuluş mücadelesini veren ve ezilen uluslara ışık olan Atatürk Türkiye’sini kuranların partisine kayyum atamaya kalkacak kadar gözünü karartan bir iktidar, acaba neleri göz almaz? İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun önce diplomasının iptaliyle birlikte jet hızıyla gözaltına alınıp tutuklanmasının ardından sokağa indi CHP. Binlerle, on binlerle başlandı ve dalga dalga büyüdü eylemler. Aslında CHP, sokak kokusunu yendi. Elbette sadece CHP üyesi ya da severleri yoktu sokakta. Sadece ve sadece Ekrem İmamoğlu için inilmemişti sokaklara. 1 milyon seçilmiş üye hedefiyle kurulan sandıklara, dayanışma sandıklarının da eklenmesiyle 3…

Devamını Oku
POLİTİKA 

İYİLİK KAZANACAK

“Akar gibi geçiyorum dünyadan, ısınıp bakınmadan/ sarhoş/ sıkılgan/ sırılsıklam…/ Kırk diyarda kırk bin öpüşün bitkiniyim/ dudağında kırk bin kekik tadı kamaşır/ yine de kalbim ısırgan mı ısırgan./ Eşini çağlayana kaptırmış balığıyım bu nehrin;/ aydır, geceden beri dişlenmiş kelebeğin her sabah ağzımda ölümüyle buluşan.” – Nihat BEHRAM Nihat Behram’ın Sol Haber’de bir köşe yazısını okumuştum yıllar önce. ‘Yok Edilmiş Bir Halk Cevheri: Enver Gökçe’ başlıklı yazısını. 2011’de yayınlanan yazının hemen girişinde okur şu satırlarla bilgilendirilmişti: “Bu yazı 30 yıl önce, Gökçe’nin ölüm haberini aldığım kanlı, karanlık 12 Eylül günlerinde sürgünde yazdığım ve…

Devamını Oku
POLİTİKA 

YOLUN AÇIK MI SEVGİLİ YURDUM?

“Ne de çok özlemişiz gökyüzüne kansız bakmayı!” – Hasan Hüseyin KORKMAZGİL Her geçen gün biraz daha, toplu bir yok oluşa doğru sürükleniyoruz. Sahi, biz kaç kere toplu ölümler yaşadık? İş cinayetleri, bombalı eylemler, depremler, yangınlar… Ne kadar da kolay değil mi alınmayan önlemler yüzünden bu dünyaya doymadan göçü gitmek? Ne kadar çok öldük böyle… Gecekondu mahallerine, yoksul semtlere, köylerdeki sıvasız evlere kim bilir kaç bin kere geldi bayrak bayrak tabutlar? Her Türk asker mi doğardı yoksa her yoksul muydu asker doğan? Ekmek almaya giderken başından vurulup ölen bir çocuk düşünün……

Devamını Oku
POLİTİKA 

YARINSIZLAR KUCAKLAYACAK GELECEĞİ

Her geçen günün dünü arattığı bir yaşamın kıyısında yürüyoruz yarınlara. Belki yarını olmayan yarınsızlarız… Bir sonraki günün yarın olması değildir yarınlara yürümek. Yıllar akıp geçiyor ve bu akış sürecektir. Şöyle geriye dönüp son 20 yılınıza bir baksak geçen sürede biz yarınlara mı yürümüşüz yoksa her geçen gün biraz daha yoksullaşarak sefaletin dibini mi görmüşüz? 20, 21, 22 ya da 23 koca yıl… Neredeyse çeyrek asır! Bu kadar uzun bir zaman dilimine neler sığdırılmaz ki… Kucaklanmış bir gelecek gibi örneğin. Ne geleceği biz yakalayabildik ne de gelecek dediğimiz bizi bekledi. Durup…

Devamını Oku
POLİTİKA 

SEN SUSARSAN

“Boşuna çırpınma, gökyüzü: Yurdum kadar ağlayamazsın…” – Yılmaz Odabaşı Her gün yeni bir acıya uyanıyor yangınları hiç sönmeyen bir ülke… Her geçen gün dünü aratırken bizim payımıza iyi dilekler, baş sağlığı mesajları, takdir-i ilahi söylemleri gibi sorumluluğun ve hesap sormanın olmadığı içi boşaltılmış ne varsa o düşüyor işte… Derin bir yoksulluğun kol gezdiği yorgun şehirlerde birileri beka meselesini konuşurken, birileri önlenebilir nedenlere rağmen can verirken ölümleri, gözümüzün önünde eriyip giden yaşamları sonu hüsranla biten bir film gibi izliyoruz şimdi. Soframızdaki ekmeğimiz küçülürken, memleketin öz çocukları sabah okula giderken bir kuru…

Devamını Oku
KÜLTÜR-SANAT TOPLUM 

ORHAN KEMAL’İN “IŞIK”INA BÜYÜK VEFASIZLIK

Altın Koza, Adana’nın sahip olduğu en önemli değerlerin sahiplenilmesi ve tanıtılması noktasında çok büyük bir öneme sahiptir. Filmleri, belgeselleri, fotoğraf arşivleriyle de bu kentin bir noktada hafızasıdır. Yıllarca bazı değerleri hafızalardan silmeye çalıştılar ama olmadı. Ne bu şehrin insanlarının sol göğsünün altındaki cevahirden ne de akıllardan o değerleri silebildiler, unutturabildiler. Bu bereketli topraklara ismini veren Orhan Kemal’in adının içinde hiçbir şekilde yer almadığı bir kültür-sanat festivali acaba ne kadar anlamını bulabilirdi? Maalesef bu kent yıllarca Orhan Kemal, Yılmaz Güney ve nice değerlerin yok sayıldığı içi boş festivallere de âdet yerini…

Devamını Oku
POLİTİKA 

CHP’Lİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ VE ADANA ALGISI

Yalan, bu ülkenin tarihinde hiç bu kadar gerçekmiş gibi söylenmedi. Algı operasyonları hiç bu kadar zirveyi görmedi. Hedef gösterme, ayrıştırma, basın ve sosyal medya üzerinden linç kampanyaları, tetikçilik öyle korkunç bir hale getirildi ki… Vicdansızlık, ahlaksızlık, rezillik, gerekirse hırsızlık bile utanması gerekenler tarafından utanmazca ve cansiperane savunulmadı. Ekranlar ve gazetelerin dönmek için tutulmuş köşe başlarında kadrolu tetikçiler… Ne doğa, ne tohum, ne toprağın umurunda olduğu, gelişmişlik ölçüsünün betonla ölçüldüğü, yoksulluğun bir virüs gibi yayıldığı, yozlaşmanın, ahlaki erozyonun büyüdükçe büyüdüğü bir altüst oluş içinde Cumhur İttifakı dışındaki belediyelerden hiç elini çekmeyen…

Devamını Oku
POLİTİKA 

VARLIĞI HİÇLİĞE ADANANLAR

“Gel gör halimiz yaman!/ Haramiler, bezirgânlar elinden/ Aman, el aman!/ Kesilmiş mümkünüm, çarem/ Vay ne hal olmuş vatan!” – Enver Gökçe Tarihi bir yıkım mı yaşıyoruz ya da değerlerimizi mi yitiriyoruz? Gittikçe daha da katılaşıyor, yetmiyor, insanlıktan mı çıkıyoruz? Yolumuzu şaşırmadık ama her defasında gidip bir duvara çarpıyoruz sanki. Bütün aykırılar hain, bütün muhalifler vatan düşmanı, bütün farklı düşünen kim varsa hepsi ya dış güçlerin adamı ya da terör işbirlikçisi! Öğrenciye burs ver, onu da okul bitince icraya ver. Aldığı bursla yetinemeyene “Elinize dizinine dursun”, işsizlikten yakınına “Devlet herkese iş…

Devamını Oku
POLİTİKA 

‘UNUTUŞUN KOLAY ÜLKESİNDEYİZ’; AMA UNUTMAYACAĞIZ!

“Şimdi sessiz duruyoruz kıyısında bir düşüncenin/ unutmamak için çünkü unutuşun kolay ülkesindeyiz/ ölü balıklar geçiyor kırışık bir deniz sofrasından/ ve ellerinde fenerlerle benim arkadaşlarım/ durmadan düşünüyorum/ ne kadar çok öldük yaşamak için.” – Onat KUTLAR Sene 1997… Konya-Ereğli Karayolu’nda tanker şoförünün uyuması sonucu meydana gelen katliam gibi kazada, çoğunluğunu üniversite öğrencilerinin oluşturduğu 48 kişi diri diri yanarak ölmüştü. Dönemin Diyanet İşleri Başkanı hemen açıklama yaptı: “Onlar şehit!” Ne garip, değil mi? Yaşarken üç kuruş değer verilmeyen insanları ölünce hemen şehit ilan etmek. Ve unutmak… Ne çabuk unuttuk, değil mi, bayrak…

Devamını Oku
kuponbet
Kuponbet
bb marketing
betgaranti
bahis siteleri
vaycasino
ikimisli
ikimisli
grandpashabet
grandpashabet
grandpashabet
betkolik
hilarionbet
betkolik
betkolik
hilarionbet
grandbetting
grandpashabet
grandpashabet
ikimisli
vaycasino
vaycasino
ikimisli
ikimisli
ikimisli
betpark
grandpashabet
grandpashabet
betnano
betkolik
betkolik
betnano
betgaranti
betgaranti
grandpashabet
grandpashabet
betgaranti güncel giriş
grandpashabet
grandpashabet
vaycasino
ikimisli
betnano