BİR ŞEHRİN PERDESİ KAPANINCA…
Avrupalıların Osmanlı için “hasta adam” dediği günlerdi. İmparatorluk yorgundu. Devletin bünyesi ağırlaşmış, kurumlar hantallaşmış, maliye sarsılmış, taşra kendi kaderine terk edilmişti. Fakat bütün bu karanlığın içinde hâlâ çare arayanlar vardı. İmparatorluğun çöküşünü seyretmek yerine, onu yeniden ayağa kaldırmanın yollarını düşünen aydınlar, devlet adamları, fikir insanları vardı. Onlardan biri de Ziya Paşa’ydı. O, yalnızca şair değildi. Yalnızca devlet adamı da değildi. Döneminin meseleleriyle dertlenen, yazan, tartışan, itiraz eden, çözüm arayan bir Osmanlı aydınıydı. Namık Kemal’le birlikte yalnızca siyaseti değil; eşitliği, azınlıklar meselesini, dış politikayı, maliyeyi, tarımı, sanayiyi, borçları, kapitülasyonları, meclisi, sultanın…
Devamını Oku