ADANA’NIN EDEBİYAT ORTAMI VE ADANA’DA ETKİLİ OLAN EDEBİYAT DERGİLERİ

-ADANA-
Edebiyat dergileri hem dünya edebiyatında hem de Türk edebiyatında, farklı sanat anlayışlarının gelişmesine ve edebi akımların şekillenmesine öncülük etmiş önemli mecralardır. Dergileri sadece edebi ürünlerin okurla buluştuğu yayın organları olarak düşünemeyiz. Edebiyat tarihinde iz bırakmış pek çok dergi, büyük yazarların doğuşuna ve sanata yön veren görkemli metinlerin oluşumuna tanıklık etmiş birer hafıza kaydıdır aynı zamanda.
‘Ulysses’i ilk yayımlayan The Little Review, T. S. Eliot ve Ezra Pound gibi isimleri dünya okuruna kazandıran Poetry Magazine, André Gide ve Jean-Paul Sartre’a sayfalarını açan La Nouvelle Revue Française gibi bazı dergileri bu bağlamda hatırlamak doğru olacaktır. Ayrıca bizim edebiyatımızda da Servet-i Fünun, Genç Kalemler, Varlık, Yaprak ve Mavera gibi pek çok dergi; edebi akımların doğduğu, kuşakların belirginleştiği ve edebi tartışmaların alevlendiği merkezler olarak iz bırakmıştır.
Özellikle Cumhuriyet sonrasında Anadolu’nun çeşitli yerlerinde çıkan edebiyat dergileri, bir yandan Türk şiir ve edebiyatının gelişimine katkı sağlarken bir yandan da yayımlandıkları çevrenin kültürünü beslemiş, dilin ve edebi metinlerin çeşitlenmesini sağlamışlardır. Bütün bu yönleriyle değerlendirdiğimizde, dergicilik faaliyetlerini amatör uğraşlar olarak görmek haksızlık olacaktır. İster merkezde çıksın ister Anadolu’nun ücra bir kasabasında kıt imkânlarla var olmaya çalışsın, bütün dergiler, birer okul olmuş ve edebiyata yön verme işlevini üstlenmiştir.
Adana, Cumhuriyet öncesinde olduğu gibi Cumhuriyet sonrasında da Türk edebiyatına kaynaklık etmiş, edebiyatımızın önemli üretim merkezlerinden biri olma vasfını daima korumuştur. Şiir, öykü ve özellikle roman gibi edebi türlerin, beslendiği kaynaklar yönüyle, Çukurova’da kendine has gelenekler oluşturmasını, bu geleneklerin oluşum koşullarını ve sonraki verimler üzerindeki etkilerini ancak bölgede çıkan dergileri takip ederek anlamlandırabiliriz. Yaşar Kemal’in, “Kemal Sadık Göğceli” adıyla ilk şiirlerini yayımladığı Adana Halkevinin yayın organı olan Görüşler dergisi bu manada oldukça önemlidir. 42’nci sayıdan itibaren yayın yönetmeliğini Arif Nihat Asya’nın üstlendiği Görüşler dergisi, Nisan 1937’de yayım hayatına başlayıp Temmuz 1946’ya kadar sürmüş ve 91 sayı çıkmıştır.
Türk’e Doğru dergisi Mart 1945’te Eskişehir’de yayın hayatına başlayıp daha sonra Adana’da devam eden önemli bir aylık düşünce ve sanat dergisidir. Adana döneminde derginin sahipliğini Lütfi Oğuzcan, yazı işleri müdürlüğünü de Ümit Yaşar Oğuzcan üstlenmiştir. Arif Nihat Asya, Halil Soyuer gibi pek çok ismin yer aldığı dergi, fikir ve sanat yönüyle Adana’da ciddi iz bırakmıştır.
İlk sayısı Ocak 1964’te yayımlanan Ülkü, Ekim 1966’da yayımlanan Ocak, Mayıs 1976’da yayımlanan Koza ve Ocak 1979’da yayımlanan Düşün dergileri; Muzaffer İzgü, Demirtaş Ceyhun, Salih Bolat, Ahmet Ada, Nihat Ziyalan, Özcan Karabulut, Behçet Çelik, Baki Ayhan gibi önemli kalemlerin yetişmesine doğrudan ya da dolaylı katkı sağlayan, Adana’daki edebiyat iklimini canlı tutmayı sağlayan dergilerinden bazıları. 1992-1994 yılları arasında Aysel Yenidoğanay yönetiminde çıkan Tını Sanat-Edebiyat dergisi ise Adnan Yücel, Turan Altuntaş ve Zafer Doruk’un da aralarında olduğu etkili bir kadro oluşturmayı başaran ve ayrıca belirtilmesi gereken başka bir dergi.
2000’lerle birlikte Adana’da 1940’lı yılları andıran bir edebi hareketliliğin başladığından söz edilebilir. O yıllarda yayın hayatını sürdüren Söylem, Aykırı Sanat, Ardıçkuşu gibi dergilere 1998’de kurulan Adana Edebiyatçılar Derneği ve bu dernek bünyesinde çıkan Adana Edebiyat dergisi eşlik etmiş, yerel boyutta da olsa bu dergiler, birer edebi mahfil olmayı başarmışlardır. Daha sonra bu dergilerin arasına katılan Lül Sanat ve İmgelem Çocukları da bilhassa bölgenin genç şairlerini buluşturarak bu hareketliliğe katkı sağlamışlardır. İlhan Kemal, Hasan Hüseyin Gündüzalp ve bunlara eklenecek çok sayıda şair, bu dergilerle görünür hale gelmişlerdir. 2000’lerin hemen başında Konya’dan Adana’ya taşınan Yom Sanat dergisi ise Adana’daki edebi ortamın yanı sıra ulusal boyutta da dikkatleri çekerek adeta yeni bir sürecin habercisi olmuştur. O dönemde Adana’da bulunan Hüseyin Ferhad, Sabit Kemal Bayıldıran, Hilmi Haşal gibi isimlerin de desteklediği Yom Sanat, merkez-taşra ayrımını ortadan kaldırarak çok sayıda öykücü ve şairin edebiyat dünyasına girmesini sağlamıştır. Bünyamin Hazar, Celal Gür, Ersun Çıplak, Ali Özgür Özkarcı, Mehmet Öztek, Osman Erkan, Ali Selçuk, Aslı Serin, Mazlum Dirican ve İmam Demir gibi edebiyat yolculuğunu halen devam ettiren pek çok isim, benim de yayın koordinatörü olarak emek verdiğim Yom Sanat’ın mutfağında ya da atölyesinde bulunmuştur.
2003 yılında Mehmet Öztek ve Ali Özgür Özkarcı tarafından kurulan ve ilk on sayısı Adana’da yayımlanan Heves dergisi, Yom Sanat’ın salık verdiği süreci daha da güçlendirmiş, 2000’ler sonrası şiirin şekillenmesinde etkili olmuştur. Şiirin olanaklarını genişleten, yeniliği ve deneyselliği öne çıkararak Türk şiirine soluk aldıran Heves, Yom Sanat’ın yıktığı merkez-taşra ayrımının en güzel sonuçlarından biridir denilebilir. 2008’de Ersun Çıplak’la birlikte yayımlamaya başladığımız Karayazı dergisi ise Adana’da çıkan bir dergi olmakla birlikte doğrudan Türk şiirinin ana meselelerini odağına alarak yerellik, ulusallık gibi izafi kodlamaların ötesinde bir duruş sergilemiştir. Kâmuran Şipal’in Karayazı’yı gördükten sonra bizimle irtibata geçerek memleketi Adana’da böyle bir derginin varlığından duyduğu memnuniyeti ifade etmesi, dahası, Karayazı için özel öyküler çevirip dergiye yollaması hem onun hem de Karayazı’nın Adana’yla kurduğu bağın işareti olarak görülebilir.
Günümüzde ise ülke genelinde olduğu gibi Adana’da da edebiyat dergilerinin sayıca azaldığını görüyoruz. Bu bağlamda, matbu çıkamasalar bile yayın hayatını bir şekilde sürdüren Tersakan Toros ve Yaşam Sanat dergilerini 2000’lerde başlayan hareketliliğin devamı vasfıyla anmak yerinde olacaktır.
Adana’nın kültür ve edebiyat ortamı daima canlı olmuş, sadece dergiler çevresinde değil, çeşitli festivaller ve düzenli yapılan etkinliklerle de Adana, Türk edebiyatını etkilemeye hatta dönüştürmeye devam etmiştir.

