TÜRK ROMANINDA 12 EYLÜL: BELLEĞİN, SESSİZLİĞİN VE YÜZLEŞMENİN İZİNDE…
Bazı tarihler vardır, hayat akıp giderken, takvimde bir yaprak olmaktan çok fazlasıdır, toplumsal hayata, belleklere, kişisel suskunluklara siner, tıpkı, kapanıp gitmiş ama zaman zaman yeri sızlayan bir yara gibi. Aradan yıllar geçer, bazen bir konuşmanın ortasında ansızın anımsanır, eski bir arkadaşınızın adını duyduğunuzda yeniden canlanır, bir kitabın arasında karşınıza çıkar. 12 Eylül 1980 de Türkiye’nin yakın geçmişinde acısı ara ara dinse de etkisini hiç yitirmeyen sancılı bir tarihtir. 12 Eylül’ü yalnızca bir askeri darbe olarak düşünmemek gerekir. Elbette Türkiye’nin sırtına balyoz gibi ağır bir darbe inmiştir; siyasi partiler kapatılmış, gözaltılar,…
Devamını Oku