BEKLENEN GÜN
Kalaylı bir tepsi gibi tepede yanıp duran ay, yarım saat kadar önce bulutların arkasına saklandı. Sokak lambalarının ölgün ışığında cam gibi kaldırımları adımlayan Kerim, kayıp düşmemek için mücadele ediyordu. Rüzgâr sertleşti. Soğuk içini ürpertiyordu. Atkısını maskesinin üstünden ağzını örtecek şekilde kapatıp nefesiyle ısınmayı denedi. Gözlüğünü, camları buğulanınca çıkarıp cebine koydu. İnternetten tanışmalarının ikinci yıldönümüydü. Yetmişli yılların mektup arkadaşlığı benzeri bir ilişkiydi onlarınki. Kerim yeni biten ilişkisinin sarsıntılarını henüz atlatmıştı. Sosyal medyada sürekli artan bir ivmeyle yazışıyorlardı. İlk kez buluşacakları tarih, bulaş endişesiyle bugüne ertelenmişti. Bugüne dek sosyal medya fotoğrafları dışında…
Devamını Oku