DİKTA DOLU BİR HAYAT: SUSARSAN SENİNDİR
Kral çıplak değil, sensin çıplak… Otoriter rejimler, yalnızca bir kişinin ya da iktidar partisinin kararıyla ortaya çıkmaz; toplumlar da bu rejimlerin oluşmasına zemin hazırlar. Bir diktatör, önceden hazırlanmış bir sahneye çıkar. Bu sahne; krizin, korkunun, güvensizliğin ve kolektif çaresizliğin ördüğü bir atmosferdir. Hannah Arendt’in deyimiyle, “kitlesel yalnızlık ve köksüzlük, totaliterliğin asıl mayasıdır”. Toplumun birey olmaktan vazgeçtiği, vatandaşın sorumluluk duygusunu bir lidere devrettiği ve düşünce yerine sadakatin prim yaptığı dönemlerde otoriter yönetimler kolaylıkla yer bulur. Yani halk “Bir kurtarıcı gelsin” diye dua ederken aslında kendine yapılacakları dert edemeyecek hale gelmiş demektir.…
Devamını Oku