POLİTİKA 

BİR FAŞİSTİN BİR ÜLKEYE MALİYETİ NE KADAR?

Keşke çılgın bir iktisatçı çıksa da, bendenizin yazının başlığına taşıdığı bu soruyu yanıtlamaya çalışsa: “Bir faşist, bir ülkeye ne kadara mal olur?” “Faşist” derken hemen Türkiye’deki bazı partileri anlayıp celallenmeyin, canım! Faşistin Alman’ı var… Norveçlisi var… İsveçlisi var… İngiliz’i var… Fransız’ı var… Yunan’ı var… Ermeni’si var… Danimarkalısı, Polonyalısı, Sırp’ı, Arnavut’u, Hırvat’ı var. E, haliyle Türk’ü var, Kürt’ü var, Laz’ı var… İşte, onların kendi ülkelerine maliyeti ne kadar acaba? Öyle ya, faşist beslemek kolay mı? Bunun silahı var, eğitimi var, iaşesi var, gelmesi gitmesi var… Devletler, birtakım adamlar tutar, bunları besler,…

Devamını Oku
POLİTİKA 

BİRKAÇ “HIYAR” YÜZÜNDEN

Müsilaj… Geçen seneye kadar müsilaj nedir hiçbirimiz bilmezdik. Bu sene Marmara Denizi’nde bir felaket oldu, maşallah hepimiz hidrobiyolog olduk, müsilaj deyip geziyoruz. Hıyardı mıyardı diye tartışmaya girenler sayesinde konu daha da ilgimizi çekti. “Hıyar mı? Ne hıyarı?” dedik, daldık konuya çoğumuz. Fakat bu mesele hıyarla, denizhıyarıyla sınırlı kalmadı, birileri hıyarlık yapmak isteyince mesele birdenbire güncel siyasi malzeme oldu. * * * Mesele siyasi olunca tabii toplum olarak hıyarın bölünmesi gibi ikiye bölündük: Birinci grup; “Marmara Denizi’nin içine CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi etti” diyenler… İkinci grup, “Marmara Denizi’nin içine AKP hükümetleri…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

KÖY SEYİRLİK OYUNU

Belediye meclisleri eskiden bu kadar renkli, kavgalı, gürültülü değildi. Bırakın meclis üyesini, ilçe belediye başkanları bile konuşmazdı. “Kabul edenler?” “Etmeyenler?” Daha kabul edenler elini indirmeden, reddedenler elini kaldırmadan kürsüden bir ses: “Oy birliğiyle kabul edilmiştir!” Oysa oy birliği de yok, kabul etmeyenler de var ama… O zamanın ilçe belediye meclisi üyeleri ona bile itiraz etmezlerdi, sandalyeye yaslanıp, yanındakiyle göz göze gelirlerdi: “Boş ver…” * Niye öyleydi? O zamanın belediye meclisi üyeleri çok mu cahildi? Bir şeyden anlamaz mıydı? Dili yok muydu? O zamanın ilçe belediye meclisi üyeleri konuşmazdı da bugünün…

Devamını Oku
POLİTİKA 

ÇÜNKÜ BİLMEZ HARAM İLE HELALİ!

“Hakkımızı helal edelim mi, ne dersin?” diyorlar. Ne diyeyim? Hakkını helal etme ya da etmeme iradesinin dinsel bir yanı var. Dünyevi bir şey değil. Haliyle sonucunu bu dünyada alman, sonucu bu dünyada görmen mümkün değil. Öbür dünyayı bekleyeceksin! Mesela “Hakkınızı helal edin” dediler. “Helal olmasın” dediniz. Ne olacak? Bir şey olmayacak, bekleyeceğiz. Bakacağız, mahşer günü hesap sorulacak mı, sorulmayacak mı? Yok, ben o kadar bekleyemem diyorsan… Seçim var… Sandık var… Oy var… Demokrasi diyor adamlar bu sisteme. Helal olsun mu, olmasın mı, sandıkta karar veriyorsun. Fakat bizim demokrasi son yıllarda…

Devamını Oku
TOPLUM 

ÇOCUKLARA HÜRRİYET!

–Aylardır evde kalan bir çocuğun büyük baylara mektubudur– Bahar da geldi geçiyor, bayım. Yaza ne kaldı şunun şurasında. Biz hâlâ evdeyiz! Salgın hastalığa karşı tedbirler almanız ne güzel. Kapanma filan… “Evde kal!” sloganları… Fakat herkes dışarda, bayım. Fark ettiniz mi? Anneler babalar, abiler ablalar, halalar teyzeler, dayılar amcalar… İktisadi dille söylersek, “aktif nüfus”… Yani işçiler… Memurların büyük kısmı… Çiftçiler… Esnafın bir kısmı… Bürokratik dille söylersek, “çalışma muafiyet belgesi olan” herkes dışarda. Arabalar vızır vızır… Yayalar gürül gürül… Zaten “çalışma muafiyet belgesine” de gerek yok, mahallerimizde herkes dışarda, bayım. Sokaklar, caddeler,…

Devamını Oku
TOPLUM 

FAİZE HÜCUM!

Genco Erkal’ın başrolünde harikalar yarattığı, ‘Faize Hücum’ filminden bir sahne var aklımda. “Yüksek faiz”, “Oturduğun yerde bir memur maaşı” vaatleriyle paralarını bankere yatıranlar, bankerin kaçtığını öğrenince bir haber almak umuduyla ofise gidip gelmeye başlar. Banker ortalıkta yoktur ama ofistekiler durmadan mağdurları oyalar. Bir gün, iki gün, üç gün derken… Birden mağdurlar ofiste ne var ne yok yağma etmeye başlar. Eşya kapanın elinde kalır. Genco Erkal, o karmaşayı izler biraz. Kapacak bir şey kalmamıştır ona. O da kapıyı söker, sırtlar, getirip evinin salonuna koyar. * * * Zeki Ökten’in filmine yansıyan…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

EŞEKLER ADASI

Zeynep Gül Yılmaz… AKP Mersin Milletvekili… Hayli zamandır ortalıkta yoktu; parti kongrelerini saymazsak varlığı yokluğu belli değildi. Parti kongrelerinde birkaç cümle konuşuyor, gidiyordu. Yeterince popülerlik yakalayamamış olacak ki son bir aydır şişirme, ısmarlama, parasına mukabil yaptırılmış haberlerle basında yer almaya çalışıyordu. ‘Millet Bahçesi’ni gezdikten sonra “En güzel Millet Bahçesi bizde” demek gibi haberler mesela. E, bunları da ajansların parayla servis ettiğini düşünürsek… Çok da lüzumlu, haber değeri olan işler değildi. Yerel gazete ziyaretleri, yerel televizyon ziyaretleri, televizyon programlarına konukluk filan. Yok, bunlar da sayın vekili popüler edemedi. Ne yapsın, vekil…

Devamını Oku
POLİTİKA 

İLERİCİLİĞİN KALESİNDE GOL TEHLİKELERİ

Son 20 yılda yediğimiz kaçıncı gol bu? Saymadım, 100 oldu mu? Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılma şekli hukuka uygun olmayabilir, meclis kararı gerekiyor olabilir, söz konusu kararname hukuken geçersiz olabilir, onlar ayrı konu. Ama bu hamlenin yapılması… Yanında Osmanlı şehzadesi denen bir zatla gezen Fatih Erbakan’ın bu hamleye teşekkür etmesi… Ayasofya Başimamı denen zat ile onun yeğeninin “Şimdi sıra İslami hükümlerde” diye fetva vermesi… Gericiliğin, ilericiliğin kalesine attığı onlarca golden biri. Bir de ilericiliğin kalesinde yaşanan gol tehlikeleri var ki, onları da sayarsak maçın bu saatten sonra dönmesi kolay değil. Mesela……

Devamını Oku
TOPLUM 

EVİ TAŞIMAK

Necmi Bey’in hayali bu değildi aslında. Tamam, öyle büyük, ahım şahım hayalleri yoktu, büyük beklentileri yoktu ama böyle bir yaşamak da değildi hayal ettiği. Kışın çilesini çok çekti Necmi Bey gençliğinde. Doğup büyüdüğü Kars’ta… Tahsil yaptığı Erzurum’da… Memuriyete adım attığı Erzincan’da, sonra Sivas’ta… Memuriyetinin son 25 yılında da Ankara’da. * * * Hele o Ankara… Hele o kömür sıraları, akşamları kömür dumanlı caddelerde otobüs beklemeler… Soğuktan içi titrerdi. Paltosunun, atkısının, şapkasının düzenine, temizliğine bakanlar Necmi Bey’in içinin titrediğini bilmezdi tabii, nereden bilecek. “Valla üstadım,” derdi Necmi Bey dairenden arkadaşlarıyla otobüs…

Devamını Oku
TOPLUM 

TURUNÇ

Gerçek adı bende saklı Hayriye’nin. Yeşil gözlerinin ışıl ışıl olduğu yıllardı. Yaşı ya dokuz, ya on Hayriye’nin. Bir bayram sabahı, bir bayram kalabalığı, dolmuşta karşılaştık. Giyinmiş, kuşanmış, saçını bağlamış, bir de taç takmış başına. Tacında kocaman, pembe bir kurdele. Eli hep omzuna astığı simli çantasında. Titrek. Dolmuşa biniyor olmanın, Atatürk Parkı’na gidiyor olmanın, deniz kıyısında yürüyecek olmanın heyecanı ellerinden okunuyor Hayriye’nin, yüzünden okunuyor. * * * “Parka mı gidiyorsunuz?” dedim. “Evet, amca,” dedi, “denizin oradaki parka”… Sustu birden. Bir yabancı ile konuştuğu için kendini mi yadırgadı, yoksa arkadaşları gülerek ona…

Devamını Oku
holiganbet
holiganbet
betnano
avrupabet
tophillbet
tophillbet
bahiscasino
rinabet
vaycasino
vdcasino
vaycasino
betpark
betgaranti
vaycasino
vaycasino
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
romabet
romabet
betnano
noktabet
sekabet
sekabet
sonbahis
sonbahis
ultrabet
ultrabet
nitrobahis
nitrobahis
winxbet
yakabet
batumslot
batumslot
galabet
galabet
betplay
betplay
vaycasino
betpark
galabet
galabet
galabet
betamiral
betamiral
betgaranti
vaycasino
betpark
galabet
betgaranti
vaycasino
galabet
galabet
betpark
tophillbet
tophillbet
Betgar
Betgar
Betgar
betnano
galabet
norabahis
norabahis
betnano
betnano
betasus
norabahis
nitrobahis
noktabet
betvole
betvole
betkolik
betkolik
betkolik
yakabet
betasus
betnano
romabet
yakabet
queenbet
queenbet
betnano
winxbet
betamiral
livebahis
grandpashabet
wojobet
wojobet
grandpashabet
norabahis
norabahis
betbox
betkare
kareasbet
noktabet
extrabet
extrabet
nisanbet
holiganbet
holiganbet
betsat
betsat
norabahis
norabahis
betgaranti
betpark
betorder
wojobet
wojobet
livebahis
livebahis