BİZ BÜYÜDÜK DE KİRLENDİ Mİ DÜNYA?
İğneci gelir, ayakkabısını çıkarır, verilen terliği giyer, salonun en güzel koltuklarından birine buyur edilir, vakit geçirmeden acı kahvesi ikram edilirdi. Kısa bir hal hatır muhabbetinin ardından çantasını açar, iğne kutusunu çıkarır, evin hanımına uzatır, “Şunu kaynatıp getirin” derdi. İğne kutusu, içerisine su doldurulup ocağın üzerine konur, kaynamaya bırakılırdı. Bir süre kaynadıktan sonra, kutunun içindeki su dökülür, kapağı kapatılır ve temiz kalın bir bezle tutularak hiç el sürülmeden iğneciye getirilir, iğne operasyonu öyle başlardı. O iğneler, şırınga ve diğer aletler her evde, her işyerinde, her hastada bu şekilde sterilize edilir, her…
Devamını Oku