ŞİİR 

GİTMEDEN KAVUŞMAK

Ardında bir katliam yapmadan Gitmek mümkün değildir… Onun için Herkes bilmez gitmesini Sevdiğine bölmeden kendisini…   Sevdiğine böldüğün her şey Çoğuldur özünde Sırf bu nedenle Yazılır tüm hikâyeler Ömrün parantez içine…   Gideni sırtından öpmek Gitmelere alışmaktır. Alnından öpmesini bilmek, Gitmeden kavuşmaktır.

Devamını Oku
EDEBİYAT 

EDO; DİZGİNLENEMEYEN SÜVARİ

Bazen kütüphanemin camlı kapaklarını açar, bir yaz akşamı serin Akdeniz kıyılarında dolaşırcasına kitaplarımın arasında gezinirim. Aradığım herhangi bir şey yoktur. Öyle boş boş, dalgaların kıyıdaki izlerini takip eder gibi kitapların sırtında iner-çıkar parmaklarım. Bazen kitabın adı, bazen önceden okumuş olmanın tadı ya da güncele ilişkin konusu veya yazarı beni dost meclislerine çağırır gibi davet eder. Ben de bazen ayaküstü hal hatır sorma, bazen uzun uzun derinlikli sohbet etme düzeyinde davete icabet ederim. Şiir kitaplarının üzerinde dolaşan elim o gün Adnan Yücel’in ‘Soframdaki Kaval Sesi’ kitabında durdu. Hemen yanı başında farklı…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

ÇÖP BİDONUNUN ÇEVRESİNDE TOPLANMAK

Bir ülkenin kaderi, vatandaşlarının bilinci ve kültürü ile şekillenir. Yaklaşık 40 yıldır yaşadığımız siyasi rejimler ve özellikle son 20 yıldır ülkenin içine sokulduğu muhafazakâr pratik, gelecek için büyük endişeler içine girmemize neden olmaktadır. Vatandaşların duyarsızlaşması, kamplaştırılması, hoşgörü kültürünün ortadan kalkması, empati sahibi olmayan, nefret kültürü ile donanmış “kindar ve dindar” bir nesil yetiştirilme hedefi ile vasıfsızların rekabetine dayanan nepotist anlayışın egemen olması, itaat kültürünün yaygınlaştırılması, üniversitelerin suskunluğu, muhalefetin ortadan kaldırılmasına dönük yeni bir sistem inşa edildi. Bu yeni sistemin yetiştirdiği genç nesil; adaletin yerine sonuca odaklanan, gelecek ümidi ve ufku…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

‘KONÇİNALAR’, HALDUN TANER, CİNSİYETÇİ SÖYLEMİN SİNİR UÇLARI…

“İskambil destesinin en sevdiğim kâğıtlarından biri, üzerine The Jolly Jocker yazılı, o delişmen, o uçarı, o biraz cambaz, biraz sihirbaz, bir miktar da düzenbaz; ama neşe dolu, hayat ve hareket dolu kanı sıcak delikanlıdır. Ne yazık ki, Jocker’lere Kanasta’dan, Kumkan’dan, Remi’den başka oyunlarda pek yer verilmiyor. Verilse, her girdikleri oyuna renk ve hareket, canlılık ve şaklabanlık katarlardı.” (1996, s.40) İskambil kâğıtlarıyla aranız nasıldır? Benim iskambil oyunlarıyla pek aram yoktur; çocukken kuzenler bir araya geldiğinde oynadığımız papazkaçtıda papazın, pisyedilide yedililerin elimde kaldığını hatırlıyorum. Konçinaların da altılıdan küçük kâğıtlar demek olduğunu bu…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

TAŞINARAK AŞINMAK

İç mimarımız, yeni aldığımız evin tadilatında son dokunuşlarını da yapmış, aradı. Evin görüntülerini WhatsApp’tan atacakmış. Dilediğimiz zaman görüp teslim alabilir, istediğimiz zaman da taşınabilirmişiz. Taşınmak. Bir sözcüklük eylem. Ülkemizde her yıl bir milyon iki yüz elli bin kişi bir yerden bir yere taşınıyor. 21’inci yüzyılda hâlâ göçebe bir toplum olmaktan kurtulamadık. Gerçek anlamda bir yere kök salamıyoruz. Özellikle gençliğimde liseden sonraki on beş yıllık zaman diliminde ne kadar çok yer değiştirdiğimi kaç kez saymaya yeltendiysem de her seferinde taşınma serüvenlerimden birini unuttuğumu ayrımsamışımdır. Söz konusu on beş yıllık sürede bekâr…

Devamını Oku
ŞİİR TOPLUM 

UTANIR OLDUK

Suyu çıktı memlekette ahlaksız ‘ahlak’ın Vücudumuzdan utanır olduk Koskoca insanlarız üstelik Zihnimizde yalanlar İrademiz teslim alınmış Velhasıl, halimiz kepazelik.   Kimimiz utanarak bakarken aynamıza Aman tanrım, o da ne! Yüce şeyh Kuytul geldi aklımıza Gardımızı düşürüp Kendimize pranga vurduk Beter olacağız böyle giderse, sürüngenden de beter Günahmış, bir kadını yolda görürsek eğer Gıcırdarmış dişlerimiz, acı çekermişiz Günahkâr olurmuşuz, vallahi Yani o haltı çoktan yemişiz meğer.   Tanrı uzmanları türedi bu bataklıkta Kimi prof’tu kimi de alaylı Ömer Turgut fetva verdi bir lağım çukurunda Kadınlara diş biledik Ağarmış saçlarına bakıp koskoca…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

KUZEY YILDIZI’M

Şimşekler çakıyordu, hepsi aynı renk olan şemsiyeler adeta altında saklanan insanın ruhunu yansıtıyordu. Hepsi benliğini kaybetmiş birer bedene saklanıyordu. Duygusuz. Otobüs durakları tıklım tıklım, herkes küçük bir çatı altında yağmurdan saklanıyordu. Telaşlı gözler arada bir yola kayıyor, otobüs ne zaman gelecek diye bekliyordu. İşten yeni çıkmıştı ve elinde son birkaç ayın raporlarını ıslanmasınlar diye sıkı sıkı tutmuştu. Kızıla kaçan saçları hafiften ıslanmaya başlayınca sarı yağmurluğunun gözlerini saklayan kapüşonunu taktı ve ağır adımlarla insan kalabalığına karıştı. Gözleri saçından daha da kırmızı bir haldeydi ağlamaktan. Kovulmuştu; boşlukta ve çaresizdi. Gökten kayan yağmur…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

CEVHER

Bolly; rutininden oldukça bunalmış, gündüz düşlerine dalmak üzere kendini sonsuz tünelinde uzun bir yürüyüşe bırakmıştı. Minik ayakları kaygan taşlar üzerinde süzülüyor, kayıp düşmemek için bastığı yere tırnaklarını geçiriyordu. Tırnaklarının taşa her çarpışında çıkardığı tıkır tıkır sesleri tünelde şöyle bir yankılanıyor, duvarların pis kokusunda eriyip sessizliğe karışıyordu. Dinlenmek için minik bir su birikintisinin önündeki oval taşı seçti. Ayaklarını suya doğru bıraktı, minik elleri göbeğinin üstünde kavuştu. Su çamur gibi bulanıktı. Sığ olmasına rağmen dünyanın merkezine inen karanlık bir kuyuyu andırıyordu. Bolly biraz öne eğilip iyice yaklaştı. Birden yansımasıyla yüz yüze geldi.…

Devamını Oku
TOPLUM 

KORONAVİRÜS GÜNLERİNİ YAZMAK, NOT ETMEK, KAYIT ALTINA ALMAK (8)

Takvimler ağustosu gösteriyor. Zaman su gibi akıp geçiyor. Dünyada koronavirüs vakası sayısı 18 milyona dayanmış durumda, 700 bine yakın ölüm var. Vaka sayısı 5 milyona yaklaşan ABD’de şimdiye kadar 157 bin civarında insan yaşamını yitirdi. Vaka sayısında 1 milyon sınırını aşan diğer iki ülke ise; 2,8 milyonla Brezilya, 1,7 milyonla Hindistan. Ölü sayısında ABD’den sonra 95 binle Brezilya, 48 binle Meksika, 47 binle İngiltere geliyor. Yaşam devam ediyor; ama ölüm yanı başımızda. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın 1 Ağustos akşamında açıkladığı verilere göre, Türkiye, 232 bine yaklaşan vaka sayısıyla ülkeler arasında…

Devamını Oku
TOPLUM 

AKIL DURDU, KALP SOĞUDU

“Şiddet, korkunun çocuğudur.” – Amin Maalouf Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun Mart 2020 raporuna göre; 29 kadın öldürüldü, 9 kadının ölümü ise şüpheli. Nisan 2020’de 20 kadın, erkekler tarafından öldürüldü; 20 kadın ise şüpheli bir şekilde ölü bulundu. Mayıs 2020’de 21 kadın cinayeti, 18 kadının ölümü şüpheli. Haziran 2020’de ise 27 kadın cinayeti, 23 kadının ölümü şüpheli. Tüm bunlar dört aylık süreçteki kadın ölümlerinin bilançosu. Ben bunları yazarken kaç kadının fiziksel, psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddetle karşı karşıya kaldığını tahmin dahi etmek istemiyorum. Cinsiyet ayrımcılığının evrensel bir boyutu vardır. Toplumsal cinsiyet…

Devamını Oku
holiganbet
holiganbet
betnano
avrupabet
tophillbet
tophillbet
bahiscasino
rinabet
vaycasino
vdcasino
vaycasino
betpark
betgaranti
vaycasino
vaycasino
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
romabet
romabet
betnano
noktabet
sekabet
sekabet
sonbahis
sonbahis
ultrabet
ultrabet
nitrobahis
nitrobahis
winxbet
yakabet
batumslot
batumslot
galabet
galabet
betplay
betplay
vaycasino
betpark
galabet
galabet
galabet
betamiral
betamiral
betgaranti
vaycasino
betpark
galabet
betgaranti
vaycasino
galabet
galabet
betpark
tophillbet
tophillbet
Betgar
Betgar
Betgar
betnano
galabet
norabahis
norabahis
betnano
betnano
betasus
norabahis
nitrobahis
noktabet
betvole
betvole
betkolik
betkolik
betkolik
yakabet
betasus
betnano
romabet
yakabet
queenbet
queenbet
betnano
winxbet
betamiral
livebahis
grandpashabet
wojobet
wojobet
grandpashabet
norabahis
norabahis
betbox
betkare
kareasbet
noktabet
extrabet
extrabet
nisanbet
holiganbet
holiganbet
betsat
betsat
norabahis
norabahis
betgaranti
betpark
betorder