TOPLUM 

İZMİR DEPREMİ VE TÜRKİYE GERÇEĞİ

TMMOB Makine Mühendisleri Odası’nın ‘Türkiye’de Deprem Gerçeği’ raporuna göre; ülkemizde yalnızca son 5,5 yılda irili ufaklı 50 bin 942, yalnızca 2008 yılı içinde 11 bin 706; 1 Ocak 2009 ila 31 Temmuz 2009 tarihleri arasında ise 9 bin 272 deprem yaşanmıştır. Bu verilere göre 1900–2009 yılları arasında Türkiye’de 223 büyük deprem meydana gelmiştir. Bu depremlerde resmi verilere göre 86 bin insanımız hayatını kaybetmiş, 549 bin yıkık veya ağır hasarlı konut tespit edilmiştir. Toplamda ise 1900’lerden bugüne dek yaşanan ve ağır hasarlı bina ve can kaybı verileri bulunan 155 depremde 92…

Devamını Oku
TOPLUM 

DOLAR 8,5 LİRAYA YAKLAŞTI, UMUR TALU’DAN ‘CORONA’ KİTABI, FUTBOLUN KAYBEDENLERİ…

COVID-19 GÜNLERİ (11)… 30 Ekim’de İzmir Depremi’yle sarsıldık. Ölülerimiz, yaralılarımız, enkaz altında olanlarımız var. Çok üzgünüz. Kalbimiz İzmir için çarpıyor. İlginç zamanlardan geçiyor Türkiye ve dünya. Gram altın 500 lirayı aştı; dolar 8,5 liraya, avro 10 liraya yaklaştı. TL değer kaybettikçe ülke olarak daha da fakirleşiyoruz. Son bir haftadır dünyada önemli gelişmeler yaşanıyor. Fransa’daki saldırıların ardından Kanada’da Orta Çağ kostümü giymiş bir kişi kılıçla 2 kişiyi öldürüyor, 5 kişiyi yaralıyor. Viyana’da IŞİD sempatizanı grubun saldırısında 7 kişi ölüyor, çok sayıda kişi yaralanıyor. Sembolik eylemler… Tüm bunlar olurken koronavirüs günleri de…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

MONTMARTRE

Öylesine ve koca bir boşluğa… Hiç kimsenin suçu yoktu. Mesela dünya, aslında, fısıltılı sabahlarıyla güne başlamadı asla ve gece, karanlığına sarılıp ürpertileriyle, kalp çarpıntılarıyla öpmedi ufuk çizgisini. Kimse biri diğerinin yanından geçerken kokusuna sarılır gibi sımsıkı tutmadı mesela, asla birbirine karışmaya inanmadı ve dudaklarından öperken ve sevişirken kimse özleyeceğine inanmadı, özleme inanmadı; çünkü kimse gündüz ve gece olamadı. Birbirinin sınırlarına girip ayrılamayacak bir bütün oluşturmadı ve asla yalnız kalamayacağına inanmadı; çünkü kimse kaderle anlaşamadı. Bu ilkindin vakti kumral saçları boynuna dökülüyor ve rüzgâr yanından hafifçe geçerken birkaç telini havalandırıyordu. Yüzü,…

Devamını Oku
TOPLUM YAŞAM 

DEPREME ALIŞIR MI İNSAN?

Her sallanışta bir saniye daha fazla sürmemesi için endişeleniyoruz. İzmir’de, Kuşadası’nda, Söke’de ya da depremin sık yaşandığı diğer yerlerde. Her defasında aynı korku, aynı telaş… Depreme alışılmıyor. Salgın boyunca bu zor günlerde deprem olmasın diye dua ettik. İnsanlar evlerinden uzak, sokaklarda zor durumlarda kalmasınlar diye. Deprem oldu. Hayatlarını kaybedenler, yaralılar, halen enkaz altında yaşam mücadelesi veren insanlar var. Onların hayatlarını kurtarmaya çalışan arama kurtarma ekipleri, otellerini açan işletme sahipleri, yiyecek dağıtanlar, kendi bebeğinin sütünü paylaşmaya hazır anneler, tek yürek uzaklardan/yakınlardan gelen yüzlerce insan… Korkudan tir tir titreyen enkaz altından çıkarılan…

Devamını Oku
TOPLUM YAŞAM 

GÜZEL İZMİR’İ VURAN DEPREMİN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI

Hava bir karardı bir açtı, yağmur isteksiz serpintiler bıraktı yeryüzüne. Güz mevsimi gibi sancılı bir dönüşümün içindeydi zaman. Ilık bir meltem esintisi tepedeki eski evin bahçesine getirdi hüzünlü okşayışlarını. Son kalan büklümlü küçük beyaz çiçeğini döktü toprağa ağaç. Ayrılıp kavuşmaların mevsimi uzun vakitlerde saklanacak artık. Sonbaharın vedası, deprem sarsıntısının korku salan sesini bırakarak oldu İzmir’de. Bu yılın içimize ektiği ölüm korkusu, koronavirüs salgınıyla katmerlenirken; çifte ölüm korkusu geçim derdiyle boğuşan insanların boğazını daha bir sıkar ve soluğunu daha bir keser oldu. 30 Ekim günü öğle saatlerini geçen bir vakitte, kimini…

Devamını Oku
EDEBİYAT YAŞAM 

SOMBAHAR, HİKÂYELER, ANILAR…

Sonbaharın her ayının farklı etkisi var bende. Ekim ‘iç’e yolculuk ayı… Nasıl eylül; uzun, sıcak, rehavet aylarından sonra yeniden kente dönme ayı olmuşsa, benim için ekim de ‘iç’e, ‘daha iç’e doğru bir hüzünlü yolculuk… Yeşilin turuncuya, kırmızıya, onlarca tonuna sarının dönüş ayı… Anılar… İlk gençlik çağı… Hikâyeler… ‘İç’e yolculuk… Liseyi bitirinceye kadarki yaşamım Bolu’da geçti. Ankara ile İstanbul yolunun orta noktası… Doğanın cömert davrandığı baharı ve yazı yeşil, sonbaharı bambaşka bir renk cümbüşü Batı Karadeniz kenti… Çocukluğumda dağ ve orman bende aynı imgeyi çağrıştırırdı. Kentin sınırlarını çizen dağlar yemyeşildi. Yemyeşil…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

BOYKOTÇU

“Fransız mallarını boykot edelim” deyince Reis, bir boykot çağrısıdır, bir boykot heyecanıdır başladı sosyal medyada. Evvela listeler yayınlandı. Otomobilde şu marka… Benzinde şu firma… Kozmetik ve güzellik ürünlerinde şu marka… Deri çantada şu marka… Elbisede şu marka… Süt ve yoğurtta şu marka… Tavada bu, tencerede şu marka… Spor giyimde bu, sigortada şu marka… * * * Listeyi inceledim. Araba alacak durumum yok, bir çizgi çektim ona. Arabam olmadığına göre benzin almaya da gerek yok, bir çizgi de ona. Kozmetik ve güzellik ürününe zaten gücüm yetmez. Hem bizim kozmetikten anladığımız; sabunda…

Devamını Oku
YAŞAM 

HÜZÜN EKE EKE EKİM

Gözyaşı renklerinden hüzünler eke eke bir eylülü bitirdik ilkin. Şimdi yağmur grisiyle bir ekimi bitirmekteyiz. Gri gri hüzünler ekiliyor dağlarına taşlarına ovalarına memleketin. Ekim yalnızlık içinde, ekim sessizlik; şair, için için hüzünleniyor. Şair, ekimi karşılıyor grili pardösüler içinde, şairin sözcükleri gri güzün eşiğinde; gri, şaire eşlik ediyor. * * * Güz, ekimde sarı yapraklarını döke döke ilerlerken takviminde; aslında bir o kadar da takvimlerin esaretinde. Güz, şairini arıyor; iklimler, Akdeniz’den Muson’a dönüyor. İklim nerede, şiir nerede, aşk nerede? Hüznü ekimde bekleyen âşıklar nerede? Hüzünlü şiirler yazan güz şairleri nerede? Bir…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

ŞAŞIRDIM

Hocaefendi, 4 kızın sokakta bira içtiğini görünce şaşırdığını söyledi. Ben de şaşırdım. 4 kızın Türkiye gibi Müslüman bir ülkede, üstelik bugünlerde sokak ortasında bira içecek cesareti, cüreti bulmasına şaşırdım. İnanamadım. Gözümle görsem zor inanırdım. Olacak şey mi bu? * * * Hocafendi’yi takip eder, izlerim. Türkiye gibidir o da, Türk halkı gibidir. Şaşırdığı şeylerle şaşırmadığı, kanıksadığı, alıştığı, giderek kültür haline getirdiği şeyler benzer bizim şaşırdıklarımıza, şaşırmadıklarımıza. Diyelim örnekteki 4 kız sokakta değil de bir kuytu barda içiyor olsun, Hocaefendi de şaşırır, biz de şaşırırız. O kızlar ana babalarıyla birlikte içse…

Devamını Oku
YAŞAM 

YOLCULUK NEREYE?

Hayatlarımız kesişim kümeleri gibi. Birimizin hayatı öteki ile kesişiyor, ötekininki beriki ile, berikinin hayatı bir başkası ile, bir başkasınınki herkesinki ile. Herkesinki başka herkesinkilerle… Herkes birilerinin hayatı içinde, birileri herkesin hayatlarına dâhil olmuş. Olmasına olmuş da, ne kendilerinin haberi var bu dâhil oluştan, ne de dâhil oldukları hayatı yaşayanların! Matruşka bebekler gibi hayatımız. Kapağımızı açıp bakıyoruz içeri. Kendimizden bir parça görmeyi beklerken bakıyoruz ki bir başkası var içimizde. O bir başkası parçamız olmuş bir şekilde ve haberimiz bile olmamış içimize yerleşiveren bu parçadan. Kim bilir? O başkasının da kendi içindeki…

Devamını Oku
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
Betgaranti
ultrabet
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
jojobet
jojobet
Betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
Betgaranti Rehber
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
Betgaranti
Betgaranti
hititbet
Betpark
Kolaybet
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
Hititbet
betgaranti
kolaybet
kolaybet
kolaybet
betpark
Hititbet 2026
bettilt
bettilt
Sahabet
Hititbet Giriş
Hititbet
Hititbet
betpark
betpark
Betgaranti
Hititbet
Hititbet
Hititbet
sahabet
sahabet
bahsegel
Hititbet
Hititbet
Hititbet
Betgaranti
Hititbet
betpark
betpark
betgaranti
betpark
Betpark
Kolaybet
Hititbet
Kolaybet
Betgaranti
Kolaybet
Betgaranti
Betpark
Hititbet
betpark