HÜCREDE YAŞAMAK
Yirminci kattaki hücrenizden çıkıyorsunuz, asansör sizi yıldırım hızıyla aşağı indiriyor. Şifreli, devasa cam kapıdan çıkıyorsunuz. Ne sizin “Merhaba” diyeceğiniz ne de başkasının “Günaydın” diyeceği biriyle karşılaşıyorsunuz. Kapının önünde başınızı geriye atıp yaşadığınız kuleye bakıyorsunuz. Ve her defasında olduğu gibi kendinize şu soruyu soruyorsunuz: “Bu hapishanede sadece ben mi yaşıyorum?” * Sokağa girince sıcacık günaydınlar, sevgi dolu merhabalar karşılardı sizi. Bakkalın önünden geçerdiniz. “Merhaba, Hüseyin Amca!” Manavın önünden geçerdiniz. “Kamil Abi, saygılar!” Kasabın önünden geçerdiniz. “Celal Abi, hayırlı işler!” Hal hatır sorarak… Sevgiler, saygılar sunarak… Selamlar söyleyerek… Çocuklar haber götürürdü komşuya:…
Devamını Oku