YAŞAM 

HER GÜN DÜNÜN AYNISI MI?

Gün aymadan henüz “Günaydın” demek saçma bir eylemdir. Ama var hâlâ hava kararmadan “İyi akşamlar” diyen insanlar. Hava kararmadı diye akşam olmadı demek değildir bu. Gün aymadan “Günaydın” demek saçmalıktır ama. Niye devam ediyorlar hâlâ yürümeye? Bir işe yarar sanıyorlar. “Her gün dünün aynısı” diyorlar oysaki her gün farklı kaldırım taşına basıyorlar, aynı kaldırımdan yürüseler de her gün farklı bir kuş uçuyor başlarının üstünden ve böyle böyle çoğaltılabilir bütün bunlar. Öyleyse nasıl her gün, dünün aynısı olur? Bir çöpçüye rastladım önceki günlerde. Ne kadar önceki? Oldu birkaç yıl. “Ne oldu,…

Devamını Oku
EDEBİYAT YAŞAM 

‘HEP SONDAN BAŞLAR’, TEVFİK FİKRET, ANILAR…

“Babam biz Paris’e giderken okulu bıraktığım için kırgın olsa da, bana Tevfik Fikret’in şiirlerini hediye etmişti. Bu bana o zamana kadar verdiği ilk hediyeydi. Annem ikisi adına bazı hediyeler verirdi, bayramda seyranda. Babamın bu yegâne hediyesi hep dolaştı durdu benimle. Şimdi sarı kapağı iyice eskimiş, sayfalarının içlerine kadar sirayet etmiş. Sanki o da yaşlanmış, hatta hasta olmuş. Acaba bir kitap ne zaman ölür?” (Hep Sondan Başlar, s.140) Sahi, bir kitap ne zaman ölür? Taçlı Yazıcıoğlu’nun ilk romanı ‘Hep Sondan Başlar’da okurların en beğendiği kahraman, bir “kahraman” olarak gördükleri Zerrin, babasının…

Devamını Oku
YAŞAM 

KÖPEĞİMİZ BOBİ

“Azıtmak”… Ya da “azdırmak”… Bu sözcükleri duydunuz mu? Ama… Sözlükteki anlamı ile değil… Benim anlatacağım öyküdeki anlamı ile? Adana ve çevresinde bilinen sözcüklerdir. Başka yerlerde var mıdır, kullanılıyor mu, bilmiyorum. Anlamına gelince… Evde beslenen (istenmeyen) kedi ya da köpeği, evden epey uzakta bir yere götürür bırakırsınız… Ve o hayvan evin yolunu bulup tekrar eve dönemez. İşte, bu işleme “azıtmak” denir. Ya da “azdırmak”. Yaygın bir kanı vardır. Eğer kedi ya da köpeği gözünü kapamadan azıtırsanız, geçtiği tüm yolları aklında tutar, evi yeniden bulurmuş. O nedenle de, bir kedi ya da…

Devamını Oku
YAŞAM 

‘GÜN EKSİLMESİN PENCEREMDEN…’

“Ne doğan güne hükmüm geçer,/ ne halden anlayan bulunur;/ ah, aklımdan ölümüm geçer;/ sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur” diyor şiirinde Cahit Sıtkı Tarancı. Ve devam ediyor: “Ve gönül, tanrısına der ki:/ -Pervam yok verdiğin elemden;/ her mihnet kabulüm, yeter ki/ gün eksilmesin penceremden!” Can Yücel ise, uzaklardan gülümsüyor: “Başka türlü bir şey benim istediğim:/ Ne ağaca benzer, ne de buluta./ Burası gibi değil gideceğim memleket/ denizi ayrı deniz,/ havası ayrı hava.” ‘YEMYEŞİL VE GÜL PEMBE İLKBAHAR…’ Günler hüzün içinde, günler baharın neşesinden uzak geçip gidiyor, işte. Tek bir…

Devamını Oku
YAŞAM 

KAYAKÖY VE SÖNMÜŞ OCAKLAR

Çektiğim fotoğraflara bakarken hatırladım… Bir anda daldım gittim… 2017’nin yazıydı… “Birkaç gün kafa dinleyelim, biraz da gezelim” dedik… Gezi seçeneklerini masaya yatırdık ve “Çok uzak be! Dünyanın yolu!” mızmızlanmalarımıza kulak asmayıp, Fethiye’ye gitmeye karar verdik. Zaman zaman, yüzyıllardır araba kullanıyormuş gibi bir yorgunluk, bıkkınlık, yılgınlık ya da benzer herhangi bir sözcükle adlandırabileceğimiz uzun, çok uzun bir araba yolculuğundan sonra Fethiye’ye vardık. Deniz, yamaç paraşütü vesaire çok umurum değildi. Kayaköy’ü görmeyi çok istiyordum. Kısa, birkaç günlük tatil içindeki koşuşturmacalar arasında, Kayaköy’e uğradık. Nispeten uzun bir zaman ayırıp Kayaköy’ün sokaklarında dolaştım. Doğanın…

Devamını Oku
YAŞAM 

CANIMIZIN YONGASI İLKBAHARDAN DAHA KAÇ GÜNÜMÜZ ÇALINACAKTI?

Şiirlerle öykülerle romanlarla avunuyorduk yine bir akşam vakti. “Sözsüz bir aşk türküsü yüzyılın uğultusu gibidir” diyen yaşlı yazarın teselli aradığı bir gecenin ıssızlığındaydık. Sessizliğin sesi eşliğinde hüzünlerden hüzün beğeniyorduk. Mevsim bahar, takvim nisandı. Ataol Behramoğlu’nun ‘Eski Nisan’ şiirinde biraz dolaştık. “Canımın yongası, sevdiğim/ birkaç gün çaldık ilkbahardan/ geçtik yıllardır özlediğim/ erguvan ışıklı kıyılardan” diyen şairin dizelerinde çokça hüzün topladık. Dedik ki: “Eski nisan, her şey gibi/ kalbim de, rüzgâr da eski/ çırpınıp duruyor havada/ yitik anıların kelebeği.” KISITLANA KISITLANA NEFES ALMAYA ÇALIŞIYORDUK DÜNYAMIZDA Korona günleriyle birlikte yine bir ilkbaharı karşıladık…

Devamını Oku
YAŞAM 

GÜNEŞTE VAR OLAN NEFES

“Dünyadaki en sert şey, en yumuşağı tarafından bükülürmüş.” – Lao Tzu Bir gün, büyük bir fırtına her şeyi alt üst ettikten sonra durdu. Gökyüzü kara bulutlarla kaplanınca gündüz bile gece oldu. Bu büyük felaketin can alıcı kızgın sesinden korktuklarından, yeryüzü canlıları da fırtınaya karışıp fırtına, bulutlara karışıp bulut oldular. Kara bulutları yarıp yüzünü göstermek isteyen güneş çok zorlandı azıcık ışık saçmak için. İşte, o zaman güneşin içinde var olan ‘Nefes’ göründü. Azıcık yüzünü gösteren güneş onu yeryüzüne fırlattı. Kendini hiç bilmediği bir yerde bulan ‘Nefes’ şaşkınlıkla karşısında sütunlar üzerinde yükselmiş…

Devamını Oku
EDEBİYAT YAŞAM 

NİSANLAŞMAK

“Nisanlaşmak” dedim kendi kendime. Ne anlama gelir diye de düşünmedim. “Nisan” dedim, “nisanla” dedim, “nisanlaş”, “nisanlaşma”, “nisanlaşmak” dedim. Yazdım da yazdım. Yan yana, alt alta, üst üste sıraladım. Evet, belki bir nisandım, nisan geldi nisanlaştım, nisanın ilerleyen günlerinde daha da çok nisanlaşacaktım. “Nisan” yazmayı sürdürdüm. “Nisan”ın ortasına bir yerine “y” yerleştirdim. Alladım, pulladım. İşte, şimdi de bir “nisyan” oluverdim. Unutuldum, unutulmaya yüz tuttum. Bellek yitmişti sanki. Saatin akrebiyle oynadım, yelkovanına diller döktüm; yine de kendimi hatırlatamadım. Unutuldukça heyheylendim ve “nisyan”la da oynamaya başladım. Başındaki “n”yi attım, “isyan” oluverdim. İsyan ettim;…

Devamını Oku
YAŞAM 

BEN HER BAHAR ADANA’YA ÂŞIK OLURUM!

Ben her bahar âşık olurum. Doğup büyüdüğüm büyülü ve portakal çiçeği kokan bu şehre! Başka şehirlerde yaşayan tanıdıklara dostlara, “Baharda gelin Adana’ya” derim her zaman! Ve eklerim: “Aman, yazın gelmeyin!” Zira baharda âşık olduğunuz bu memleketi, yazın sevmeyebilirsiniz. Yaz mevsiminde “güneşe kurşun sıkanlarımız” bile vardır. Ama bu sıcaklık yalnız bu şehirde yaşayanları değil; bir kez yolu kesişmeye görsün, herkesi bağlar kendine. Adana’ya gelen, geri gidemez! Ne hikmetse… Bunun sırrı özellikle baharda büyülü portakal çiçeği kokusunda mıdır, yoksa havaalanında indiğiniz anda başlayan kebap kokusunda mı, bilinmez. Bir hafta ayrı kalsam özlerim…

Devamını Oku
EDEBİYAT YAŞAM 

GÜN DÖKÜMÜ

Sabah saat çok erken, gün dökmedi yüzünü şehre, ben dayadım yüzümü cama. Yolları izleyesim tuttu, yollar sert ve ortalık alacakaranlık. Yaşamın ilk gölge oyunları düşmeye başladı yollara, yanan sönen lambalarla ışıkların oyunu düşmeye başladı. Yıllar öncesinde gece vardiyasından bu saatlerde evine dönen Hikmet Amca’nın hayali zihnime düşmeye başladı. Gece vardiyasında çalıştığı içindir ki gündüz, sessiz olmamız gerektiğiyle uyarılırdık biz çocuklar. Bugün anladığım ve fakat anlıyor olmamın geçmişteki hissedişin izini silmeye yetmediği, bir işe yaramadığı sebeple, susturuluyor olma sebebiyle, hep ürkerdim, hep bir tarafım uzak kalırdı Hikmet Amca’ya, bir tarafım da…

Devamını Oku
vaycasino
betpark
vaycasino
vaycasino
betgaranti
betgaranti
betgaranti
vaycasino
betpark
vaycasino
betgaranti
betgaranti
vdcasino
hiltonbet
grandpashabet
betpark
vaycasino
grandpashabet
hiltonbet
hiltonbet
meritking
meritking
meritking
meritking
milosbet
milosbet
milosbet
milosbet
hiltonbet
hiltonbet
hiltonbet
betpark
betpark
betgaranti
royalbet
royalbet
royalbet
royalbet
betpark
vaycasino
betpark
vaycasino
galabet
royalbet
royalbet
vaycasino
vaycasino
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
vaycasino
vaycasino
betgaranti
betgaranti
betgaranti
vdcasino
vaycasino
vaycasino
vaycasino
norabahis
norabahis
norabahis
roketbet
norabahis
norabahis
betpark
betpark
betnano
betnano
betnano
betnano
betnano
betasus
betnano
betnano
betnano
betnano
holiganbet
holiganbet
norabahis
betpark
betpark
vdcasino
betgaranti
vaycasino
vaycasino
betgaranti
vdcasino
vaycasino
betpark
betgaranti
betnano
vdcasino
vdcasino
vaycasino
vaycasino
betpark
betpark
betpark
betorder
betorder
vaycasino
vaycasino
betnano
betnano
holiganbet
betnano
holiganbet