DOSYA MODERN TÜRK EDEBİYATINDA ERKEKLİK ALGISI 

SEMA KAYGUSUZ’UN ‘BARBARIN KAHKAHASI’NDA ERİL ZİHNİYETİN İZLERİ

“Kadın doğulmaz, kadın olunur.” diyordu Simone de Beauvoir, 1949’da yayınlanmış eseri ‘İkinci Cinsiyet’te. Kadın kimliğinin, Batı felsefesindeki düalizme dayandırılarak mutlak kabul edilen erkeğin ötekisi olarak inşa edildiğinden söz ediyordu Simone de Beauvoir, eserinde. Kendi cinsiyetini dile getirmeden, sürekli başkalarının cinsiyet özelliklerinden söz eden, kendinin ötekisi olarak kadın kimliğini inşa eden erkek ne menem bir öznedir acaba? Erkeklerin dillendirmediği ama kastettiği ötekiler ya? (Kadınlar, çocuklar, eş cinseller, siyahlar, düşmanlar, hainler diye uzayıp giden liste.) Kadını inşa ederken asıl kabul edilen erkek öznenin tek bir biçimi mi var, peki? Toplumun erkek olarak…

Devamını Oku
DOSYA MODERN TÜRK EDEBİYATINDA ERKEKLİK ALGISI 

SEVGİ SOYSAL’IN ‘ŞAFAK’INDA ERKEK HEGEMONYASI

1962’de yayınladığı ‘Tutkulu Perçem’iyle Türk edebiyatında adından söz ettirmeye başlayan Sevgi Soysal, daha sonra kaleme aldığı eserler ve aldığı ödüllerle edebiyatımızın önemli kadın yazarlarından biri haline gelir. Onun ‘Yürümek’le başlayan roman macerası –ki bu eseri daha sonra ‘1971 muhtıra yönetimi’ tarafından ‘müstehcen’ olduğu gerekçesiyle toplatılmıştır– cezaevinde çevirdiği Bertolt Brecht’in ‘Beş Paralık Roman’ıyla, Adana’da sürgün aylarında bitirdiği ‘Yenişehir’de Bir Öğle Vakti’yle, 1975’te yazdığı ‘Şafak’la sürmüştür. ‘Hoş Geldin Ölüm’ü tamamlamaya ise ömrü maalesef yetmeyen Sevgi Soysal’ın birçok niteliği barındırmasının yanı sıra bitirdiği son roman olan ‘Şafak’ benim için farklı bir yerde durmakta.…

Devamını Oku
DOSYA MODERN TÜRK EDEBİYATINDA ERKEKLİK ALGISI 

METİN KAÇAN’IN ‘AĞIR ROMAN’INDA İDEALİZE EDİLEN ERKEKLİK: GILİ GILİ SALİH

Çocukluğumuzdan itibaren bizlere hem doğrudan hem dolaylı yollarla erkek, kadın/kız olmaya uygun olduğu düşünülen roller, davranışlar ve özellikler öğretilir. Öğrendiğimiz ilk şeylerden biri de cinsiyet farkıdır. Kadın veya erkek olmak… Gündelik yaşamda bireylere aktarılan, kadınların ve erkeklerin sınırlarını belirleyen bu toplumsal cinsiyet rolleri tarihsel süreç boyunca kadın çalışmalarıyla görünür kılınmıştır. Ancak toplumsal cinsiyet rollerinden etkilenen sadece kadınlar değildir. Erkekler de bu toplumsal normlardan büyük ölçüde etkilenmektedir. Özellikle hızla değişen dünyada aslında çeşit çeşit erkeklik halleri görüyoruz. Peki, ne anlama geliyor “erkeklik” ve “erkek olmak”? Avustralyalı sosyolog R.W. Connell, Türkçeye ‘Erkeklikler’…

Devamını Oku
DOSYA MODERN TÜRK EDEBİYATINDA ERKEKLİK ALGISI 

‘SİNEK ISIRIKLARININ MÜELLİFİ’NDE ALTERNATİF BİR MASKÜLİNİTE

“Hiç acımayacak!” (Bıçakçı, 2018, s.129) Bu dosya kapsamında erkeklik algısına odaklanan bir değerlendirme sunmak amacıyla hem kurgusuyla hem de Nabokov, Cortázar, Salinger ve Faulkner gibi edebi referanslarıyla ilgimi çeken “okurken yere yakın ama yine de uçar gibi” (Bıçakçı, 2018, s.18) hissettiren ‘Sinek Isırıklarının Müellifi’ üzerine bir çalışma gerçekleştirmeye karar verdim. Söz konusu metni değerlendirirken yalnızca edebi bir beğeninin izinden gitmedim; doktora ders döneminde odaklandığımız feminist edebiyat eleştirisi ve toplumsal cinsiyet temelli okumalar, bu eseri kavramsal düzeyde yeniden yorumlamama olanak sağladı. Özellikle erkeklik temsillerine ilişkin eleştirel yaklaşımlar, bu romanda merkezi bir…

Devamını Oku
DOSYA MODERN TÜRK EDEBİYATINDA ERKEKLİK ALGISI 

ERİL TAHAKKÜM VE ERİL SÖYLEM ÜZERİNDEN LEYLÂ ERBİL’İN ‘TUHAF BİR KADIN’ VE ‘TUHAF BİR ERKEK’İ

Leylâ Erbil, 20’nci yüzyıl Türk edebiyatında patriyarkal dilin sınırlarını zorlayan, kadın deneyimini politik bir mesele olarak gören bir yazardır. Onun eserlerinde toplumsal cinsiyet ilişkileri yalnızca kadın-erkek karşıtlığı üzerinden değil, aynı zamanda dil, iktidar ve benlik üzerinden ele alınır. Erbil’in ‘Tuhaf Bir Kadın’ (1971) romanı ve ‘Tuhaf Bir Erkek’ (2013) anlatısı, Türk edebiyatının farklı dönemlerinde aynı yazar tarafından kaleme alınmış erkeklik krizi, kadın bilincinin uyanışı ve dilin ideolojik işlevleri gibi meseleleri işlemesi açısından önemli örneklerdir. Bu çalışma, söz konusu iki eseri “eril tahakküm” ve “eril söylem” bağlamında inceleyerek Erbil’in hem feminist…

Devamını Oku
DOSYA MODERN TÜRK EDEBİYATINDA ERKEKLİK ALGISI 

OYA BAYDAR’IN ROMANLARINDAKİ ERKEKLİK ALGISINA DAİR GENEL BİR DEĞERLENDİRME

Biyolojik farklılık olarak adlandırdığımız cinsiyet, kadın ve erkeklere dair yapay sınırların inşasında önemli bir dayanak olarak kullanılmıştır. R.W. Connell’in bloklaşma olarak adlandırdığı bu ikili yaklaşım kadınlık ve erkekliğe dair kimi alanlar ve imajlar belirlemektedir. Bu kalıplar ise toplumsal cinsiyet olarak adlandırılmıştır. Connell’in “birimsel cinsel karakter” olarak adlandırdığı toplumsal cinsiyet, bireylerin cinsel eğilimlerini de standartlaştırarak tek bir kalıba oturtmuş, heteronormatif cinsellik anlayışını normal olarak adlandırmıştır. “Kadınlık” ve “erkeklik” olarak adlandırılan, biyolojik cinsiyetle yapay bir bağ içinde bulunan toplumsal cinsiyet, feminist hareketin çıkış noktasını oluşturması sebebiyle kadınları sınırlayan bir kavram gibi görünse…

Devamını Oku
DOSYA MODERN TÜRK EDEBİYATINDA ERKEKLİK ALGISI 

‘KAPAK KIZI’ VE ‘YEŞİL PERİ GECESİ’ ROMANLARINDA TOPLUMSAL CİNSİYET ÜZERİNDEN ERKEKLİK KURGULARI

Son Baskı’da bu dosyanın hazırlanacağı haberini aldığımda, o sıralar, akademik çalışmam nedeniyle toplumsal cinsiyet kavramı üzerine çeşitli kitaplar okuyordum ve literatürü gitgide genişleyen “erkeklik” çalışmalarının da varlığından haberdardım. Uzun süre elimden düşmeyen ‘Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları’ adlı kitapta Efe Arık, çalışmalarının kavramsal arka planını anlatırken sorduğu bazı sorularla dikkatimi çekmişti. Altını çizdiğim sorulardan birkaçı: “Erkekliğin tarihsel, kültürel ve toplumsal inşa süreçlerinin bir ürünü olması ne anlama gelir?”, “Erkeklik ve ataerkil toplumsal yapı arasında nasıl bir ilişki vardır?”, “Erkeklik kavramıyla vurgulanmak istenen nedir?”… Biyolojik cinsiyet, taşıdığımız fizyolojik ve anatomik özelliklere göre kadın…

Devamını Oku
DOSYA MODERN TÜRK EDEBİYATINDA ERKEKLİK ALGISI 

ANADOLU’DA ERKEKLİĞİN HAFIZASI ÜZERİNE BİR “KARA BAYRAM” OKUMASI

Erkek olmak… Sadece biyolojik bir gerçeklik mi, yoksa doğduğun anda sırtına yüklenen görünmez bir kader mi? Türkiye’de “adam gibi adam”, “adamın hası”, “erkekliğin kitabı” gibi deyimlerle büyüyen çocuklar, daha bebekliklerinde erkekliğin ne olması gerektiğini ezberlemeye başlar. Erkeklik, çoğu zaman susmayı, güçlü görünmeyi, duyguyu bastırmayı; bazen de ezmeyi ve ezilmemeyi öğrenmektir. Anadolu’da erkeklik yalnızca bir kimlik değil, bir duruş, bir yük, bir sınavdır. Fakir Baykurt’un Irazca Üçlemesi’nde işte bu soruların, bu yükün, bu çelişkilerin cevabı bir karakterde şekillenir: Kara Bayram. O, yalnızca bir köy adamı değil, erkekliğin gölgesinde büyüyen, onunla savaşan,…

Devamını Oku
DOSYA MODERN TÜRK EDEBİYATINDA ERKEKLİK ALGISI 

PATRİARKANIN CEBİR TESTİ: ‘FOSFORLU CEVRİYE’

‘Fosforlu Cevriye’ bazıları için şarkı, bazıları için eski bir Türk filmidir. Hatta ‘Fosforlu Cevriye’, Suat Derviş’ten bile daha çok şöhrete sahip. Suat Derviş ise kendi romanına ait filmin afişine ismi yazılmayan, unutturulmaya çalışılan bir kadın. Tam da erkek dünyasına uygun tavırlar… Suat Derviş’in ‘Fosforlu Cevriye’si, yüzeyde “düşmüş” bir kadının hikâyesi gibi görünse de, satır aralarında düşmekte olan asıl şeyin erkeklik imgesi olduğunu fark etmek güç değildir. Bu roman, sadece Cevriye’nin değil, etrafındaki tüm erkeklerin de ifşasını yapar. Ancak erkeklerin ifşası, yüksek sesle değil; suç ortaklıklarının sessizliği, yetersizliklerinin kibri, anlayışsızlıklarının romantizmi…

Devamını Oku
DOSYA MODERN TÜRK EDEBİYATINDA ERKEKLİK ALGISI 

FİKRİMİN SARI GÖLGESİ: MERCEDES’İN DİREKSİYONUNDAKİ “ERKEKLİK”

Bayram’ın sarı Mercedes içindeki gölgesi yol uzadıkça uzuyor. Otomobilin ardından savrulan tozlar gibi değil belki ama geçmişinin peşini bırakmayan gölgesi – kırık bir çocukluğun, hırpalanmış bir ilk gençliğin cama vuran iç sesi gibi yankılanıyor. Yola yalnız çıkıyor Bayram. Geçmişten geleceğe, ince bir sarı çizgide tutuyor direksiyonu. Sessiz bir yol hikâyesi bu. Ama bastıkça gaz pedalına içinde hep uğultulu bir kalabalık taşıyor. * * * 1975 yazının yakıcı sıcağında Almanya’dan kalkıp Eskişehir’in Ballıhisar’ına uzanan bu yolculuk, bir kavuşmadan çok, derin bir yüzleşmeye dönüşüyor. Adalet Ağaoğlu’nun ‘Fikrimin İnce Gülü’ romanı, yalnızca bir…

Devamını Oku
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
Betgaranti
ultrabet
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
jojobet
jojobet
Betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
Betgaranti Rehber
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
Betgaranti
Betgaranti
hititbet
Betpark
Kolaybet
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
Hititbet
betgaranti
kolaybet
kolaybet
kolaybet
betpark
Hititbet 2026
bettilt
bettilt
Sahabet
Hititbet Giriş
Hititbet
Hititbet
betpark
betpark
Betgaranti
Hititbet
Hititbet
Hititbet
sahabet
sahabet
bahsegel
Hititbet
Hititbet
Hititbet
Betgaranti
Hititbet
betpark
betpark
betgaranti
betpark
Betpark
Kolaybet
Hititbet
Kolaybet
Betgaranti
Kolaybet
Betgaranti
Betpark
Hititbet
betpark