SON BASKI 

PALTOLU BİR AKŞAMDAN GERİYE KALANLAR

Yazı masamın üzeri ne zamandır dağınık, karışık. Notlar aldığım kâğıtlar, içlerine gazete kupürleri koyduğum ajandalar, ses kayıt cihazları, fotoğraf makinesi, kalemler, kartvizitler, dosyalar, ekonomi ve edebiyat dergileri, kitaplar… Ne zamandır duruyorlar öylece. Biriktiler. Birikiyorlar. Kitaplığımı daha geçen aylarda düzenledim. Onlar da ne zamandır dağınık ve karışıktı. Önce hepsini yan odaya taşıdım, rafları boşalttım ve ardından edebiyattan politikaya, felsefeden ekonomiye sınıflayarak bir düzene soktum yeniden. Şimdi daha derli toplular. Masama bakıyorum yeniden. Hâlâ dağınık. Çok karışık. İSTİNYE BALIKÇISI’NDA BİR KASIM AKŞAMI Kasım ayının üçüncü ve son dönemeci. İsmail Güneş, Cemal Demircioğlu,…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

KAN TUTMASI

Kan tutar beni. Çocukluğumdan beri dayanamam. Elimde ufak bir çizik olsa bayılacak gibi olurdum küçüklüğümde. Annem hemen gelir, başımı diğer tarafa çevirip bir güzel sarardı yaralarımı. Annem… Ne kadar özlediğimi anlatamam. Şu an yanımda olabilse, sımsıkı sarılabilsem ve kollarında ufalıp gitsem çocukluğuma doğru. Ama mümkün değil. Artık hareket edemiyor kendi başına. Bir yardımcı olmadan yemek de yiyemiyor. Ve ben yaralı bir halde, yarısı yıkılmış bir evin içerisine saklanmış bunları düşünüyorum. Kanayan yerime bakamıyorum; ama elim yaramın üstünde mecburen. Kurşun yarası ne kadar da çok acıyormuş. Diğer yaralara benzemiyor hiç. Sanki…

Devamını Oku
POLİTİKA 

LİBYA’DAKİ KONUMUMUZ

Türk askerinin Libya’ya gönderilmesine ilişkin karar 3 Ocak 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Medyamızda konuyla ilgili çok şey tartışılıyor ama asıl konu gözlerden kaçıyor: Libya’da seçtiğimiz konum nedir? Şimdi biraz gerilere gidelim. Yıl: 2011. Arap Baharı. Tunus, Mısır, Suriye ve Libya gibi ülkelerde iç karışıklıklar çıkmış, mevcut iktidarlar birer domino taşı gibi düşüyorlar. NATO, Libya’ya müdahale kararı almış. Denizden abluka ve hava saldırıları yapılmakta… NATO’nun Libya operasyonlarına öncülük eden Fransa’nın Cumhurbaşkanı Sarkozy, operasyonları açıkça “Haçlı Seferi” olarak ilan etmiş. O zamanki Türkiye Başbakanı R. T. Erdoğan, önce, “NATO’nun Libya’da ne…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

İÇİMDEKİ TANRI ÖLDÜ

Hayat rüyasından uyanışın verdiği acı, ateşsiz cehennemi yaşatır insana. Aklımın utanışını hissedebiliyorum. İtiraf, teselli olur belki. İtiraf ediyorum. İçimdeki tanrının saltanatı yıkıldı. Sevgilimin aşkı ısıtmıyor artık yüreğimi. Şehvet tükendi, arzular öldü kendiliğinden. Sanat ve edebiyat tutkusu cezbe dönüşmüyor eskisi kadar. Okuduğum her şiir üşütüyor beni. Mangal közüyle aydınlanmanın peşindeyim hâlâ ve aptalca… Bütün cennetler yalanmış meğer. İçimdeki cehennemi yaşayınca anladım. Annem de öldü. İçimdeki keder zehrini akıtacak yürek bulamıyorum. Kar boran dondurur bedenimi, sığınaklarımı bulamıyorum. Sevgilinin göğsüne hasretim. Tanrı on beş gün arayla Azrail adlı marabasını göndererek ikisinin de canını…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

YENİ YÜZYILIN YİRMİ YILI

İşte dünyamız, güneşin çevresinde 365 gün 6 saat süren bir dönüşünü daha tamamladı. Bu sürede iyi kötü epey işler oldu. Aslında biz değişip gelişmedikçe bütün dönüşler, zaman ve mekân aynı kalacak. Bakın 2000’e, Milenyum’a gireceğiz diye seviniyorduk. Milenyum’a gireli 20 yıl oldu. Çok bir şey değiştiğini söyleyemem; fakat insanlarda Ortaçağ’a bir özlem var. Haksız da değiller, dünya savaşları, büyük şehirler insanları birbirine iyice yabancılaştırdı, yalnızlaştırdı. Geçen yüzyılda iki büyük dünya savaşı yaşandı, yıkımdan sonra diriliş geldi, büyük kentler oluştu, meydana çıktı. Bütün bu savaşlar, oluşan büyük şehirler insanı mutsuz etti.…

Devamını Oku
KÜLTÜR-SANAT TOPLUM 

HYPATIA

Bundan yaklaşık 1600 yıl önce Mısır’ın İskenderiye kentinde korkunç bir cinayet işlenir; ‘iffetsiz’ ve ‘günahkâr’ olmakla suçlanan bir kadın toplumun gözleri önünde ‘öfkeli’ bir güruh tarafından linç edilir. Taşa tutulan, parçalara ayrılıp yakılan kadın, matematikçi, gökbilimci, filozof Hypatia’dır. Hypatia’nın ölümü film ve metinlere genellikle boğulduğu şeklinde geçer. (Kölesi tarafından daha az acı çekmesi için boğularak öldürüldüğü şeklinde geçer ancak işin gerçek yüzü yukarıda bahsini ettiğim ölüm şeklidir.) Bilinen ilk kadın matematikçi Hypatia, bugün matematiğe dair kullandığımız bilginin köklerini bize armağan etmiştir. Zamanının en büyük matematikçi ve astronomu, İskenderiye’deki neoplatonist felsefe…

Devamını Oku
ŞİİR 

PEK MUHTEREM BİRİ

Kimseyi ilgilendirmeyen mutsuzluklar yaşıyorum. “ S a r   y a r a m ı ! ” diyebileceğim bir yaram yok diye, kızmadım yara bantlarına. Mutsuzum ancak yok bir bağlacı “ ç ü n k ü ” ile başlayan. Böyle sıradan, kendi halinde düşen suratım, herkesin bildiği gözyaşlarım. Yanından geçerken yüzüme bakmayan simitçi çocuğa da kızabilirim, en son gelen otobüs benimki diye de. Çokça huysuz yanlarımı okşamaktayım, şımartmaktayım hüznümü. İnadım inat mutsuzluğa makyaj yapmaktayım, renklendirmekteyim yüzümü. “Kim o?” diyen kimse olmadı çaldığım kapılarda. Bu kadar alışılmış. Bilindik. Yüreğim açık! Bu yüzden…

Devamını Oku
POLİTİKA 

SON YILLARDA NELER YAŞADIK? (2014)

Uzun zaman geçti, nitelikli insanların buluştuğu bir platformda, fikirlerimizi paylaştığımız bu sitede yeniden beraberiz. Emek verdiğini bildiğim dostlarım İsmail Güneş, Başar Şeker, Cemal Demircioğlu ve emeği geçen herkese teşekkür ederim. Ayrı kaldığımız bu zaman içerisinde ülkemizde neler oldu, neler… Bana göre en önemlisi; Türkiye’de kadın cinayetleri ve çocuk tecavüzlerinin dinsel inançların geleneği olduğuna dair tarikat söylemleri ile uyuşan uygulamalardır. Ancak bunu destekleyen başka gelişmeler de var: Cemaatlerin topluma pompaladıkları yalanlara alışılması, ortaya çıkan bir güce tapınma eğilimi, o güçten yararlanmak amacıyla gölgesine sığınanlar, meslek etiğinin yok olması, ahlaksızlığın inanç değerlerinin…

Devamını Oku
YAŞAM 

ADANA YÜRÜYÜŞLERİM HEP DEVAM EDECEK; SONSUZA DEK…

Kentin ışıltılı caddelerinde yürümeye, ne zaman, bundan kaç yıl önce başlamıştım, hatırlamıyorum. Çoğunlukla akşam saatlerinde düşüyorum yola. Bazen gecenin ilerleyen saatlerine değin arşınlıyorum kaldırımları. Sabah yeniden dışarı çıkıyor, günün koşuşturmasına karışıyorum. Günler böyle geçip gidiyor. ADANA’YLA SARMAŞ DOLAŞ 2019’un son günleri… Yeni yılın ilk gününden itibaren insanlar takvim yapraklarını bir bir yırtmaya başlayacaklar yeni almanaklarından; günler, haftalar, aylar ilerleyecek ve belki yine bir aralık günü bu defa 2020 için bir araya gelip aynı çizgiye dizilecekler. Yıllar da geçecek böyle böyle… Gün gelecek, bu siyah saçlara aklar da düşecek. Ama yine…

Devamını Oku
POLİTİKA 

TOPLUMSAL CİNAYETİN ANATOMİSİ

Hukukun güvenilirliğini kaybettiği ülkelerde kararlar üstünlerin etkisiyle alınır. Buna “üstünlerin hukuku” denebilir. Üstünlerin kim ya da kimler olduğunu herkes bilir. Bu hakkı nereden aldıkları konusunda da cevap çok bilinmeyenli değildir. Ancak vicdanları sızlatan hukuksal kararlara toplumsal refleksin derecesi toplumsal gelişkinliğin önemli göstergesidir. Bu nedenle herhangi bir haksızlığa uğrayan kişi ya da gruplara destek amacıyla yapılan eylemler, bu eylemlerde ödenen bedeller sıradan insanlar tarafından anlamsız, boş ve kof hareketler olarak algılanır. Bizde suya sabuna dokunmadan yaşamak marifet olarak algılanır. Hatta o kadar ileri gidilir ki toplumsal sorunları yaratanların Yaradan’dan ötürü sevilmesi…

Devamını Oku
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
Betgaranti
ultrabet
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
jojobet
jojobet
Betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
Betgaranti Rehber
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
Betgaranti
Betgaranti
hititbet
Betpark
Kolaybet
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
Hititbet
betgaranti
kolaybet
kolaybet
kolaybet
betpark
Betgaranti
Betgaranti
Hititbet 2026
bettilt
bettilt