EDEBİYAT 

KÜLE DÖNMÜŞ BİR ZEYTİN AĞACINA SÖYLEV

Yangın yeri buralar. Bak, bu dumanı daha üzerinden gitmemiş yerde, şurada yan yana dizilmiş yatanların köyü vardı. Yıkıma uğradılar. Aslında yıkım değil de, “yakım” demek daha doğru olur. Ha, sen şimdi diyeceksin ki, esasında kim için “yakım” oldu? Bana sorma, onu vicdan diyecek. Bu insana yapılmaz, değil mi? Evet, doğru, yapılmaz belki. Peki, insana yapılmaz da kime yapılır? Mesela, hayvana yapılır mı? Kim hak eder bunu? Bırak onu bunu; biz hak dağıtıcı mıyız? O bunu hak ediyor, bunu verelim; şu diğerini hak ediyor, onu verelim. Herkesin hakkı bizden mi sorulacak,…

Devamını Oku
ŞİİR 

ERDEMLİ OLACAKSIN

Hissederek yaşayacaksın her anını Yüreğini acıtacak soğukta titreyen yavru bir kedi Kendini canlılar âleminde bütünün bir parçası hissedeceksin O bedenin kanserli hücresi olmayacaksın kibrinle Aşk ile sarılacaksın evrensel uyuma Kibrin yenemeyecek insanlığını Saltanat hayal etmeyeceksin insanların acısı pahasına Yüreğinde ta derinlerden çıkarıp hissedeceksin insanlığını Bir köpek kadar merhametin olacak, bir kedi kadar masumiyetin Bir kuş gibi neşe içerisinde hayat vereceksin etrafına Karınca gibi çalışkan olacaksın, yardımlaşacaksın Yükün ağır olsa da sevgi dolu yüreğinle hafifleteceksin yükünü Can vereceksin yaşama, etrafına huzur verecek varlığın İnsanlığının bedeli bir gül bahçesi gibi saracak seni…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

AŞK AŞISI (2)

26 Temmuz 1874 Pazar günü Paris’te Seine Nehri’nin kuzey kıyısında yükselen gotik mimarinin en önemli yapıtlarından biri olan Notre Dame Katedrali’nde ayin biteli otuz dakika olmuştu. Cemaatten sona kalanlar yapıyı tek tek terk ediyorlardı. Bu muhteşem binanın batı cephesinde dantel gibi işlenmiş taş duvarlarıyla iki yüksek çan kulesinin arasında kalan görkemli ahşap giriş kapısının önünde Paris Başpiskoposu Guibert ve yanındaki din adamları Paris gündeminin kritiğini yapıyorlardı. Başpiskopos Guibert: – Ulu Tanrıya şükürler olsun ki geçtiğimiz perşembe günü Fransız Ulusal Meclisi’nde yapılan toplantıda Fransa-Prusya Savaşı sırasında hayatlarını kaybedenler anısına görkemli bir…

Devamını Oku
ÖYKÜ 

KOMİSER KEMAL TEFRİKASI / ÇIKSALIN PARKI VAKASI

Geçmişini, anlatıldığı kadar biliyordu. Devletin tayin ettiği anneler ve babalar ne kadarını söylediyse… Abiler ve ablalar gerçeğe ne kadar yakın anlattılarsa o kadar… Yetimhanede işler böyle yürüyordu. Anlatılan kadarını bilmek dışında bir seçenek yoktu. Nasıl olmasını istediğinse, tamamen hayal gücüne kalmıştı. Henüz dört yaşındayken ve annesinin gül kokusu burnundayken kendisini burada bulmuştu Ahmet. Kaç gün ağladığını anlatmak zor. Annesini kaç ay beklediğini bilmek imkânsız. Çok fazla acıdı çocuk kalbi. Çok yandı. Yağan bütün yağmurları, esen bütün rüzgârları kokladı annesinin kokusunu çekebilmek için içine. Henüz lanetler yağdırmayı bilemediği için de bekledi,…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

AŞK AŞISI (1)

Gergin görünüyordu. Yıllardır hiç yapmadığı şeyi yapmış, bir haftadır tıraş olmamıştı. Yakın gözlüğünü kutusundan çıkardı. İpini boynundan geçirdi. Burnunun üstüne yerleştirdi. Gazetelikte üst üste duran gazetelerden en üsttekini çekti aldı. Açtı. Manşet, on iki sütundan yüzüne gözüne haykırıyordu: “Fırsatçı Virüsü Salgını” Yeni koronavirüs salgınını fırsat bilip fahiş fiyata mal satanlardan söz ediyordu. Canı zaten çok sıkkındı. İçinden okkalı bir küfür geçti. Yıllar önce babasının savurduğu türden, ağza yakışanından. “Günlerdir ev Mor Gabriel keşişlerinin mağara çilehanesine döndü, tıkıldık kaldık” diye düşündü. Kendi kendine söylendi: – Biz sefil fare gibi kapana kısıldık,…

Devamını Oku
FELSEFE 

PLATON’UN ‘MAĞARA ALEGORİSİ’NE DOĞU’DAN KISA BİR BAKIŞ

Platon’a (Eflatun’a) minnetle… Mağaradan günümüze gelene kadar insan ve insana bağlı üretim ilişkileri toplum içi ve toplumlararası farklılaşma olarak karşımıza çıkmıştır. Bu konuda hikâye mağarada başladığına göre mağaradan dışarı çıkan ile karanlığı gerçek olarak kabul edenin konumlanışı da elbette ki farklılık göstermiştir. Antik Yunan filozofları konuya dair ilk kafa yoranlardır. Özellikle ‘Mağara Alegorisi’ne değineceğimiz için Platon’un ‘Devlet’ eserinde ortaya atılan düşünce, günümüze kadar ulaşan en somut ve anlaşılır örneklerden biri olması nedeniyle dikkat çekicidir. Özetle: “İnsanlar doğdukları an itibariyle karanlık bir mağarada zincirli haldedir. Başlarını sağa ve sola çeviremez, sırtları…

Devamını Oku
EDEBİYAT KÜLTÜR-SANAT 

‘BEN GÜZEL GÜNLERİN ŞAİRİYİM, SAADETTEN ALIYORUM İLHAMIMI’

Melih Cevdet Anday, “Ben güzel günlerin şairiyim/ saadetten alıyorum ilhamımı/ kızlara çeyizlerinden bahsediyorum/ mahpuslara affı umumiden/ çocuklara müjdeler veriyorum/ babası cephede kalan çocuklara” dizelerini şöyle bitiriyor: “Fakat güç oluyor bu işler/ güç oluyor yalan söylemek.” “Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz/ biz o renksiz, o yalnız, o sürgün medüzalar/ aşar söylediklerimizi çeker gideriz/ ülkemiz, toprağımız her şeyimiz” diyen Edip Cansever de, başka bir şiirinde şunları söylüyor: “Dağılmış pazaryerlerine benziyor şimdi istasyonlar/ ve dağılmış pazaryerlerine memleket/ gelmiyor içimizden hüzünlenmek bile/ gelse de/ öyle sürekli değil/ bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün/…

Devamını Oku
TOPLUM 

DOĞANIN ÖLÜMCÜL TÜKÜRÜĞÜ

Sanatçı ve edebiyatçının görevi, en zor zamanlarda topluma ışık saçmak, karanlığa bir mum yakmaktır. Hayatın da, hakikatin de hep iki yüzü olmuştur. Sanatçı, hayatın ve hakikatin güzel yüzünü görebilendir. Düşmanının bile iyi tarafını görmeye çalışır. Bu düşünceyle diyorum ki insanlığın kurtuluşuna inanmıyorum, belki sanatla yok oluşunu geciktirebiliriz. Bu nedenle yazıyorum. Yaşadığımız acılı günlerimizde insanlığın başına gelen felaketin öteki yüzüne bakmak istiyorum. İnanıyorum ki çoğu insan teselli bulacaktır. Özellikle ezilenler, sömürenler, zulüm görenler, yok sayılanlar, dünya üzerinde bir dikili ağacı olmayanlar, aç bırakılanlar, yersiz ve yurtsuzlar… Ve denilebilir ki can tatlı;…

Devamını Oku
POLİTİKA 

SİYAH-BEYAZ ÇANAKKALE

18 Mart Çanakkale Zaferi… Farkında mısınız? Çanakkale Savaşı dendiğinde, hep şehitlerimizi yâd ederiz, yüreğimiz yanarak! Peki, niçin bu kadar çok şehit verildiğini sorguladık mı hiç? Ya da çok daha az kayıpla, yine zafer kazanılamaz mıydı? En son söylenecek olanı, en başta söyleyelim: Çanakkale’de bu kadar ağır zayiat verilmeyebilirdi! Bakın anlatayım: Çanakkale Savaşları iki bölümdür: ‘Deniz Harbi’ ve ‘Kara Muharebeleri’. Pek bilinmez, Boğaz’daki ilk savunma 1912’de İtalyanlara karşı verilmiştir. 1915’in provasıdır adeta. 1915 Boğaz Savunması ise Cevat Çobanlı Paşa idaresinde yapılmıştır. Kararlar millidir. Boğaz Savunması, ateş ve engellerin muhteşem koordinesi ile…

Devamını Oku
TOPLUM 

EN ZAYIF HALKA

Toplumların davranışları doğal afetler, savaşlar, salgın hastalıklar gibi toplumun tamamını etkileyen durumlarda gün yüzüne çıkar. “İnsanlar, bilgi ve sezgi gücünü eğiterek insan olur” diye yazmış Niyazi Kahveci, ‘Sistematik Düşünme’ kitabında. Varlık olmaktan insan olmayı böyle anlatarak başlıyor kitabına yazar. Uzun yıllar içerisinde insanların “insan olma” özelliklerini yok eden acımasız kapitalist düzen nihayet “en zayıf halka” olanları gözden çıkarmaya başladı. Hızla yayılan koronavirüs salgını, Avrupa’nın her yanına yayıldığında nasıl çaresiz olduklarını dünyanın gözleri önüne seriverdi. İnsanlık kendi tecridini yarattı! Doğal hayatın yok edilmesi, denizlerin akarsuların acımasız insan saldırısıyla darmadağınık hale gelmiş…

Devamını Oku
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
Betgaranti
ultrabet
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
jojobet
jojobet
Betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
Betgaranti Rehber
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
Betgaranti
Betgaranti
hititbet
Betpark
Kolaybet
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
Hititbet
betgaranti
kolaybet
kolaybet
kolaybet
betpark
Betgaranti
Betgaranti
Hititbet 2026
bettilt
bettilt