TOPLUM 

DİPLOMALI SÜPÜRGECİ

Bu, Nergis’in hikâyesidir. Asıl adı bende saklı. Eğitim aldığı lise de, üniversite de bende saklı. Çalışkan öğrenciydi Nergis. Ortaokulu, liseyi iyi dereceyle bitirdi. Annesi babası biraz inansa, o sene iyi bir test eğitimi için dershaneye gönderseydi… Ya da okulun rehber öğretmeni, “Bir sene daha hazırlan, daha iyi bir okul kazanma şansın yüksek” deseydi; daha iyi bir okul, daha geçerli bir diploma alabilirdi Nergis. * * * Acele etti. Orta halli bir üniversitenin orta halli bir bölümüne yazıldı. Alttan ders bırakmadan, iyi de derece yaparak bitirdi. Memlekete döndü. * * *…

Devamını Oku
YAŞAM 

70’LER, LİSE YILLARIM VE BABAM

70’lerin sonu, 80’lerin başı… Terör olaylarının zirve yaptığı yıllar… Duvarlara sloganlı yazıların yazıldığı, üniversite öğrencilerinin kutuplaştırıldığı çatışma ortamı… Ve o ortamda eğitim almaya çalışan gençlik… Ben, Ziyapaşa Bulvarı’ndaki evimizde yaşayan liseli bir genç… Abdulkadir Paksoy Kız Lisesi öğrencisiydim. Okulum şimdi olduğu gibi tren istasyonuna yakın bir yerdeydi. Kurucusu Abdulkadir Bey’in vasiyeti üzerine yalnız kız öğrencilerin eğitim aldığı bir okuldu burası. Tabii, yalnız kız öğrenciler okuduğu için değil, evimize yakın bir okul olduğu için tercih etiğimiz bir kurumdu. Ben okuduğum liseyi de ortaokulum gibi çok sevdim. Terör olaylarından nasibini almadı bizim…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

MİNİK KERTENKELE

Kocaman, tahta kasalı, lambalı bir radyomuz vardı. Radyonun arkasından çıkıp dama kadar uzanan, dama kadar uzanmakla da kalmayıp damdaki direkler arasında birkaç tur atan tel de, anten görevi görüyordu. Bu radyo, evimizin en büyük eğlencesiydi. Hele de akşamları, yemekten sonra annem çayı demler, bir bardak babama, bir bardak da kendine doldurur, getirir, ailecek radyonun başına kurulurduk. Bize akşamları çay içmek yasaktı. “Çocuklar akşamları çay içmez, altınıza işersiniz” derdi annem. Radyo tiyatroları, ‘arkası yarın’lar, yarışma programları… Artık o gün ne varsa programda, pürdikkat dinler, heyecanlanır, sevinir, üzülürdük ailecek. Annem, babam, kardeşlerim…

Devamını Oku
TOPLUM 

DİLAN İLE ŞÜKRAN

Biri 16, diğeri 18 yaşında. İki Kürt kızı: Dilan ile Şükran. İkisi de evli. 18 yaşındaki Şükran’ın 8 aylık bebeği kucağında. Dilan daha yeni evlenmiş. Aynı zamanda iki elti, Dilan ile Şükran. Eşleri, –biri 21, diğeri 23 yaşında– 8 kardeşten en küçük ikisi. Yıllar önce Mardin’den göç etmiş ana-babaları. Şimdi Adana’nın bir güney mahallesinde yaşıyorlar. * * * Dilan ile Şükran… İkisi de birbirinin aynısı. İkisi de ürkek, ikisi de çekingen… Kollarında altın bilezik, gözlerinde sürme, kırmızı şal var ikisinin de üzerinde. Güldüklerinde bembeyaz dişleri… Masumiyetin beyazlığı sanki… Saf, temiz,…

Devamını Oku
TOPLUM 

GARSON MEHMET

Ay’a ne zaman çıkarız? Uzay aracımızın adı ne olur? Ay’a inen astronotumuz Ay’da şükür namazı eda edebilir mi; ilahiyat profesörlerimizle cüppeli hocalarımız, bilhassa akşamları cinayet işleyip sabah okuldaki işine dönen dekanlarımız bu konuda hazırlıklı mı, bu konuda bir fetva verebilecekler mi, ortaya bir içtihat koyabilecekler mi? * * * Konumuz bunlar değil, bu soruları sormayacağım, merak etmeyin. Gündemim geçim derdi… Sorum şu: Garson Mehmet bu akşam evine ekmek götürebilecek mi, çocuğuna harçlık verebilecek mi, öğretmenin istediği yardımcı kitabı alabilecek mi? * * * Gerçek adı Mehmet değil, gerçek adı bende…

Devamını Oku
EDEBİYAT YAŞAM 

MUCİZE ZAMANLAR

Bitiyor mu, ne? Evet, sanırım bitiyor. Mevsim değişiyor. Sabahtan kayganlaşmış yollarda yürümek beceri gerektiriyor. Daha dün yolda iki kişinin kayarak mabadının üzerine sert iniş yaptığını gördüm. Yollar, kaldırımlar buz tutmuş. Güneşi görünce eriyen karlar havanın ısındığının göstergesi olsa da gece vaktinde sıcaklıktaki ani düşüşler, eriyip etrafa yayılan kar sularının buz kesmesine yol açıyor. Öğleye doğru yine eriyecekler ama işte sabah saatlerinde her birimiz birer cambaza dönüşüyoruz. İşte, kızıl saçlı kadın da göründü, nihayet! Bayılıyorum bu kadına. Yine zarif, yine şık ve yine (tabii ki çok) güzel. Dizlerinin üzerinde kalan etek…

Devamını Oku
ŞİİR 

SUSURA VE TANRI ZIVANA

O yüksek dağın tepesine günlerce tırmandı Susura Gördü o ihtişamlı tanrı Zıvana’yı Konuştu onunla, anlamsızca bakarak Dedi ki başını kaldırarak Taştan yontulmuş bir put, ucube bir tanrı beni nasıl yaratırsın ki Baktı Zıvana, üstten üstten alaylı Bir ömür hakkım var demişsin bana, sen ey Zıvana, ey yüce tanrı.   Dedi ki hadi git, hadi yaşa kibirli ve mağrur Kendi belirledi, ben her ne yaşayacaksam Sonra dedi ki belirlediğim yaşamda sana günah da düştü Bak sayacağım ha dedi Karşıma geldiğinde günahlarını Eğer bana karşı işlediğin suçlar varsa, sonsuza dek acı çekeceksin…

Devamını Oku
TOPLUM 

KALBİN YOLU

“Ölümsüzlük tamamen kalbi takip etmekle ilgilidir.” – Ruhani uçuş turna kuşu çağırma vecizesi (Çin) Eski Türkler, Çinliler, Japonlar turna kuşunun ruhu iyileştiren ölümsüzlüğüne inanırlarmış. Kâğıttan yaptıkları turna kuşu maketlerini uçurup dileklerinin gerçekleşeceğini beklerlermiş. Kara günlerin ak insanları vardır ve bunlar sevgi ellerini uzatarak iyilik yolculuğuna çıkarlar. Türkiye Yardım Sevenler Derneği de kara günlerde iyilik ve sevgi elini Türkiye’nin her yerine turnalar gibi uçarlar ve ruhlarına dokunurlar insanların. İçimizde “Beni unutma!” çağrısı saklıdır, hiç aklımızda yokken bize kendini hatırlatıveren bir isim, bir anı ya da şahit olduğumuz olaylar… Çağrı geldiğinde ise…

Devamını Oku
EĞİTİM PSİKOLOJİ 

DOĞAN CÜCELOĞLU’NA SAYGI İLE…

Haritalar hep kuzeyi gösterir. Çoğu insan kuzey dendiğinde yukarıyı, güney dendiğinde ise aşağıyı algılar. Bu temel düşünceyi Avrupa’ya uyarladığımızda pek çok örneğine de rastlıyoruz. Bu kıtanın pek çok yerinde kuzeyli-güneyli ayrımı vardır. İtalya’da Milano sanayinin, sanatın, modanın merkezidir. Refahtadır. Oysaki Napoli tam bir güney yerleşimidir. Trafik her daim karışıktır; arabalar birbirine çarpar, çoğu zaman durup ne olduğuna bakmazlar bile, çamaşırlar evden eve asılıdır sokaklarda. İngiltere’de, Fransa’da ve pek çok diğer Avrupa ülkesinde insanlar genelde ikiye ayrılır: Kuzeyli-güneyli, zengin-fakir, eğitimli-eğitimsiz… Türkiye’de hiç kuzeydenim ya da güneydenim diyen birine rastlamadım. Hatta Karadenizliyim…

Devamını Oku
GEZİ 

ADANA MERKEZ PARK

Kentlerin rüyası, Adana Merkez Park yolundayım. Adana sokaklarında yürürken, “Su görmemiş bir kente yaradır nehir yatağı” diyen Barış Erdoğan’ın sesi kulaklarımda çınlıyor. Gözlerim geçmişi ararken adımlarım silinmiş şeylerin peşinden gidiyor. Eski Adana’nın taş sokaklarını, portakal bahçelerini, taşan baraj sularını özlüyorum. O suların akışına kapılan gönlüm beni Adana Merkez Park’a götürüyor. Kentin görünmez hayaletlerini selamlıyorum. Antik Kilikya’nın en önemli şehirlerinden biri olan Adana’nın sıcacık kış günlerinden birindeyiz. Bir mite göre gök tanrısı Uranüs’ün ‘Adanus’ ve ‘Sarus’ adında iki oğlu savaşarak Adana civarına gelmiş. Adanus adını kurduğu şehre vermiş. Seyhan Nehri de…

Devamını Oku
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
Betgaranti
ultrabet
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
jojobet
jojobet
Betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
Betgaranti Rehber
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
Betgaranti
Betgaranti
hititbet
Betpark
Kolaybet
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
Hititbet
betgaranti
kolaybet
kolaybet
kolaybet
betpark
Hititbet 2026
bettilt
bettilt
Sahabet
Hititbet Giriş
Hititbet
Hititbet
betpark
betpark
Betgaranti
Hititbet
Hititbet
Hititbet
sahabet
sahabet
bahsegel
Hititbet
Hititbet
Hititbet
Betgaranti
Hititbet
betpark
betpark
betgaranti
betpark
Betpark
Kolaybet
Hititbet
Kolaybet
Betgaranti
Kolaybet
Betgaranti
Betpark
Hititbet
betpark