POLİTİKA 

SEZİNLEYİN SEZEN’DEKİNİ

Ayrıştık… Şarkı birleştirme özelliğine sahipken ayrıştırdı bu kez… Suni gündemler ile boğuşmaktan gerçeği göz ardı edemeyiz, şüphesiz. Şarkının sözlerine takıldığımız kadar gelen zamları durdurabilmek için çıkış yolu arasak ne de iyi olur… Yazılmış olan şarkı yeni bir şarkı da değil. Neden şimdi? Şarkının içerisinde geçen bir ibareye takılıp yılların Sezen Aksu’sunu harcamak haddimiz değil. Bu ülkeye sayısız eserler kazandıran bir isim. Sevdanın en doruğunu, aşkın en koyusunu, acının en yoğunluğunu onun şarkıları ile yaşadık ve yaşıyoruz biz… ‘Adı Bende Saklı’ ile yüreğimize gömdüklerimizi… ‘Keskin Bıçak’ ile vazgeçtiklerimizi… ‘Son Bakış’ ile…

Devamını Oku
YAŞAM 

BEKLİYORUZ SESSİZCE; YAĞMURLAR CEMRELERİ GETİRECEK…

Gülsüm Cengiz’in, şiirinde dediği gibi olacak belki de her şey; bir anda, birden: “Bir bakmışsın bahar gelmiş/ eriklerde bembeyaz çiçekler/ (…) // Bahar gelmiş ansızın/ kış çekip gitmiş sessiz sedasız./ Köşe başlarında menekşeler, laleler/ dost yüzlerde gülücükler.” Çünkü soğuk kış günlerimiz; “bir zincirin halkası gibi ekleniyor birbirine, yarı karanlık gündüzlerde ve yıldızsız gecelerde”… İhtiyacımız var: Artık her sabah aydınlığa uyanmaya… Umutsuzluk çağının sona erdiğini görmeye… Kaygılarımızın közünün küllenmesine… Kaygılarımız dün de vardı, bugün de var ve yarın da var olacak. Ama biz; ne dünkü biziz artık, ne de yarınki biz…

Devamını Oku
POLİTİKA 

KARANLIKTAN ÇIKMAK

Her şey ve her yer büyük bir sessizlik içinde, olsa olsa tatlı bir rüyanın bedeni ve zihni teslim almış olabileceği zifiri bir karanlığa teslim olmuştu. “Yanlış trene bindiğinizde ilk istasyonda inmeye çalışın; çünkü mesafe ne kadar artarsa dönüş maliyeti de o kadar artar” demiş Dostoyevski. “Bu zifiri karanlıkta ne kadar uzun süre kalınırsa, aydınlığa kavuşma ihtimali de o kadar azalacak” diye düşünüyorum gizli gizli. Karanlığın içinde yön duygusu yok, ufacık bir ışık huzmesi de olmadığına göre, özlenen ışığa yönelebilmek için rehberlik edecek bir dayanak da yok. O halde önce kendine…

Devamını Oku
EDEBİYAT KÜLTÜR-SANAT 

EROTİK KURGU: ZEVK Mİ, YOKSA SADİSTLİK Mİ?

“Yani esas soru şu: Neden bu kitap ve benzerleri şimdi ilgimizi çekmeye başladı?” – Lori Perkins, ‘Elli Yazardan Grinin Elli Tonu’ Hayatın içinde keşfedilmeyi bekleyen birçok duygu, birçok da farklı yol var; ama bu keşif serüveninin ilk durağı kesinlikle bir insanın kendi ruhu ve kendi dünyası. Farklı renklere ve oluşumlara yönümü çevirdiğim şu günlerde; çevremdeki herkes, özellikle de kendi hemcinslerim bana hep şu soruyu soruyor: “İpek, ‘Grinin Elli Tonu’ gibi bir kitap okumak ve bir film izlemek istiyorum, lütfen bana yardımcı ol!” Bu ilgi ve merak beni mutlu etse de…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

‘ÜLKER ABLA’YI BARINMA HAKKI BAĞLAMINDA OKUMAK

“Çevrene iyi bak, söylense inanmayacağın şeyler göreceksin.” – Dante “En çok gülerken üzülüyorum. Burayı, Cennet ve Cehennem’den bir önceki durak gibi düşünün. Sırat Köprüsü’nden de önce. Genelde, ölümden de önce. Hayat değil. O kadar da mübalağalı düşünmeyin, canım, siz de… Hayattan yalnızca bir şekilde çıkılıyor, malumunuz: Ölü. Buradan iki şekilde çıkılır: Ölü ya da diri. Burası: Hastane Ben: Ülker. Diriyim. Şimdilik. Şimdi, en büyük ıstıraptır. Şimdinin arka kapısı yok mu?” (s.9) Seray Şahiner’in ‘Ülker Abla’sı yukarıda alıntıladığım ilginç ve bir o kadar da ironiyi çağrıştıran cümlelerle başlıyor. Bazen kitap veya…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

FÜRUĞ ŞİİRİYLE KENDİ SOĞUK ZAMANIMIN AKIŞINDA…

“Niçin durayım?/ Dört elemente itaat ediyorum/ ve kalbimin yasalarını düzenlemek/ körlerin yerel yönetimlerinin işi değil.” – Füruğ Ferruhzad Yağmur yağıyor… Geceden beri… Beklediğimiz, özlediğimiz yağmur… Adana’da, soğuk mevsimdeyiz. Soğuk ve nemli… Ve sisli ve karanlık mevsimde… Ben şiir okuyorum. Füruğ’un şiirlerini. Füruğ’la baş başayım. Bir “eski” yılın bitmek üzere olduğu günde doğmuş o da. 29 Aralık’ta, benim gibi. “Soğuk mevsimin başlangıcında”… Doğaya, doğanın kendi döngüsüne inananların takvimine göre bir başlangıçta… “Zaman geçti ve saat dört kez vurdu/ dört kez/ bugün aralığın yirmi biri” diyor ya… En uzun gece… Şeb-i yeldâ.…

Devamını Oku
TOPLUM 

ÇALIŞAN GAZETECİLERE SELAM OLSUN!

Çocukluktan beri hangi bakkalın önünden geçersem geçeyim dışarıdaki gazetelere hep göz atardım. Bakar, incelerdim. Sektöre girmeden önce bile hep ilgim vardı. O gazete kokusunu öyle severdim ki geçmişi hatırlatırdı hep bana. Eski zamanlarda basın görevini icra etmek istemişimdir; ama ben 2011 yılında merhaba dedim medya sektörüne. Çünkü eski gazetecilerin, radyo ve televizyoncuların daha değerli ve önemli olduğunu çocuk yaşımda anlıyordum. Şimdi, sağ-sol fark etmeksizin sırtını bir yere yaslamak için kalemini on defa satanların gazeteciyim diye gezdiği bir basın çağı var. Dürüst kalabilmek o kadar zor ki… Onlarca ayak oyununu bozmak…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

BİREY-TOPLUM-BELLEK BAĞLAMINDA KURMACA METİNLER

Bellek, kişisel tarihimizi saklı tuttuğumuz bir kutu adeta. Bir sayaç. Bir noktada işlemeye başlıyor ve ölüm dediğimiz biyolojik tükenişle birlikte son buluyor. Tabii, ölümün bir tükeniş mi, evrene başka bir biçimde dönüş mü olduğu tartışılır. Belleğin insanın boşluktaki başlangıcını anlamlı bir hale getirdiğini, hayatına yön vermesini kolaylaştırdığını söylemek mümkün. Belleğimizde yer eden her bilginin tecrübeler üzerine kurulu olması ise belleğin yaşanmışlıkların kodlandığı bir derinlik olduğunu gösterir. İlkel bir öğrenme yöntemi olan koşullanma yoluyla öğrenmeler bu sürece dâhil edilebildiğinden hayvanlarla farklılığımızın bu noktada söz konusu olmadığı ortada. Farklılaşma bu tecrübeler üstüne…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

MAGDA SZABO’DAN ‘IZA’NIN ŞARKISI’

“- 1’den 10’a kadar bir sayı söyle! – 4 – Kazandım mı? – Hayır, ben kazandım. – 10 tane kitap var elimde, okunmamış 10 kitap. Bir türlü seçemedim hangisini okuyacağımı. Üst üste koyup sana sordum. – 4’üncü kitap hangisi, peki? – ‘Iza’nın Şarkısı’, Magda Szabo.” ‘Iza’nın Şarkısı’ ile tanışmam bu diyalogla başladı. Kitabı okuduktan sonra kazananın ben olduğumu kesinlikle biliyorum. Bu kitapla beni tanıştıran arkadaşıma çok teşekkür ediyorum. ‘Iza’nın Şarkısı’, Macar yazar Magda Szabo’ya ait. Hermann Hesse, Szabo için şunları söylemiş: “Magda Szabo’yu keşfettiyseniz, altın bir balık yakaladınız demektir. Yazmakta…

Devamını Oku
TOPLUM 

YÜZ YIL ÖNCEKİ İNANÇ BUGÜN DE BAKİ

Çocukluğumdan beri sevdamdır Adana… Taşı, toprağı, insanı her şeyiyle ilgimi çekmiştir ki hâlâ her gittiğimde sevinç kaplar içimi. Daha Adana tabelasını gördüğüm an, “İşte, huzur!” derim. Hani şu hep asayiş haberleri ile bilinen Adana’dan bahsediyorum, evet. Sokaklarında olay bitmeyen, ana haber bültenlerini süsleyen Adana. Ama hepsini de aynı kefeye koyamazsınız ki… Sıcacıktır insanları, güvenebilirsiniz çoğuna… Nereye giderseniz gidin, belli ederler kendilerini. Çukurova insanı… Yardımseverliği ile bilinir, tebessümü ile tüm buzları eritir Çukurova insanı. Doğma büyüme Mersinli biri olarak yazıyorum bu satırları, onu da belirtmek isterim. Kardeş kentimizdir bizim Adana’mız. Her…

Devamını Oku
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
Betgaranti
ultrabet
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
jojobet
jojobet
Betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
Betgaranti Rehber
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
Betgaranti
Betgaranti
hititbet
Betpark
Kolaybet
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
Hititbet
betgaranti
kolaybet
kolaybet
kolaybet
betpark
Hititbet 2026
bettilt
bettilt
Sahabet
Hititbet Giriş
Hititbet
Hititbet
betpark
betpark
Betgaranti
Hititbet
Hititbet
Hititbet
sahabet
sahabet
bahsegel
Hititbet
Hititbet
Hititbet
Betgaranti
Hititbet
betpark
betpark
betgaranti
betpark
Betpark
Kolaybet
Hititbet
Kolaybet
Betgaranti
Kolaybet
Betgaranti
Betpark
Hititbet
betpark