14 ŞUBAT DÜNYA ÖYKÜ GÜNÜ DOSYA 

ADALET AĞAOĞLU’NUN ‘ASRİ ZAMAN KİLİMİ’ ÖYKÜSÜNDE BEHÇET NECATİGİL YANKISI: “ÇOK ÇİĞ ÇAĞ”!


Adalet Ağaoğlu’nun ‘Hayatı Savunma Biçimleri’ (*) kitabında yer alan “Asri Zaman Kilimi” başlıklı öyküsü hem biçim hem içerik açısından okuru üstünde durup düşünmeye iten bir öykü. Romanları ve radyo oyunlarıyla bilinen yazar, içine doğduğu kültüre dair çıkmazlarını, kültürlerarası bocalamanın bireyi sürüklediği buhranı ve toplumsal ilişkilerdeki ahlaki aşınmayı herhangi bir kesimin sözcülüğünü yapmadan kurgusuna yansıtmış; öykülerinde de bu tutumunu koruyarak ideolojik söylemin basitliğine düşmeksizin ayrıksılığını ortaya koymuştur.

Söz konusu öykü, kitapta yer alan diğer öykülerden biçim itibariyle farklıdır. Çağının şartlarını, yaşadığı topluma dair gözlemlerini sıra dışı bir dille aktaran anlatıcı; öykünün ortaya çıkışını bir kilimin ilmek ilmek ortaya çıkışıyla özdeşim içinde kurgulamıştır. “Çift sıra, bir arka, ön arka, bir kere, dört sıra, geri dön” gibi teknik yönlendirmelerle bir kilim motifinin ortaya çıkması yazara ilham olmuş, öyküde benzer yönlendirmeler üzerinden yaşadığı toplumu oluşturan unsurları ilmek ilmek sıralamıştır. Öykü dört sayfada son bulsa da ele aldığı gerçekliğe dair bir son biçmemiş, benzer tutumların yer aldığı kısır döngünün varlığı “Yeniden birçok kere: Hiçlik ve çokluk/ Dün ve dün. Dün ve bugün… Ölüm ve hayat…” (s.78) ifadeleriyle ortaya konmuştur.

Öykü, alışıldık sözdiziminden uzaktır. Eylem türündeki sözcüklere yer verilmeyen öyküde bütünlük ve akış, kelimelerin fonetik değerleri üzerinden sağlanmış; tekrar ve yinelemelerle ritim kazanan öykü, adeta dokuma tezgâhındaki canlılığı satırlara taşımıştır.

Arka” ifadesi, geçmişi; “ön” ifadesi, bugünü temsil eder ve toplumun farklı dönemlerindeki değişimleri ortaya koyan geçişler karşılaştırma yöntemiyle resmedilmiştir. Toplumu iki kutuplu bir yapı olarak ele almış, kimileri gözü açık bir tutumu benimseyip “araba, yat, bolluk” gibi çağın getirdiği konfora sahip olmuş; kimileriyse gözü kapalı olarak nitelendirilip “at, taka, yokluk” sözcükleriyle alâkaları üzerinden olup biteni izleyen tarafı oluşturmuştur. Anlatıcı, öykü boyunca sürdürdüğü kıyaslamada hiçlik-yokluk içindekileri “eziklik”; çokluk-varlık içindekileri “yırtıklık” ifadeleriyle adlandırmıştır: “—Bir sıra alt: Eziklik. Dön geri: Bir alt, yokluk, iki üst çokluk. Bir alt, hiçlik, bir ön: Çokluk…” (s.76)

Anlatıcı; varlık, çokluk, hırtlık sınıflandırmasına kirlilik, çöplük, gürültü, konuşkanlık, taşkınlık, neşe, ateş, hayat kelimelerini de dâhil eder. Bu eklemeler elbette bir dokuma tarifinde ipi ilmeklere dönüştürme yöntemiyle aktarılır. Yokluk, hiçlik, eziklik ise temizlik, dilsizlik, dinginlik, deniz, su, ölüm, keder eklemeleriyle varlık-çokluk sınıfıyla iç içe geçen ilmeklerdir. Yazarın farklı nitelemeler kullanması, kilimdeki farklı renklerin varlığıyla açıklanabilir. Ortaya çıkan kilimin üzerindeki motif, toplumu oluşturan bu iki sınıfın karmaşa içindeki uyumunu temsil eder. Yokluğun varlıkla iç içe olması ve renkli ilmeklerin birbirine karışıp rahatsız edici olanı maskelemesi, bu gerçeğin fark edilmesini engellemektedir. Hayatımızdaki karmaşanın sembolik karşılıkları, öykünün son kısmında dokumada kullanılan kimi terimler aracılığıyla verilmiştir. Çağın olanaklarını kendisini çıkmaza sürükleyecek boyutlara taşıyan insanın zavallılığı, öykünün başlığındaki “asri” ifadesiyle ironik bir bütünlük oluşturmuştur. El tezgâhından makineye bırakılan kilim dokumacılığının doğal olandan yapay olana dönüşen hammaddesi, insanın modernleşmeyle birlikte verdiği sınavın çelişkisidir. Hayata dair üretilen her şeyin yaşamı barındırmaktan uzak olduğu gerçeğinin altı çizilmiştir. “Makine dokuması, asri zamanlar kilimi. İplik evsafı: Yüzde seksen iki: Orlon… Yüzde on beş: Viscose. Yüzde iki: Pamuk… Yüzde bir: Yün… Dokunuş: Yatay dikey… Kirkit: Melamin. (…) Yeniden birçok kere: Hiçlik ve çokluk… Dün ve dün… Dün ve bugün… Ölüm ve hayat…” (s.78)

Adalet Ağaoğlu, anlatım olanaklarının genişliği sayesinde romanlarında detaylı ele aldığı modernleşme eleştirisini öykü gibi olanakları sınırlı bir türde de etkileyici biçimde anlatmayı başarmış; sembolik bir dile yaslanarak çağın analizini kısa fakat yoğun bir anlatımla gerçekleştirmiştir. Kimi değerlerin çarpık modernleşme nedeniyle eski kabul edilip hayattan soyutlanması, çağa dair kaygıların şekilcilik endişesiyle sınırlı kalması doğaya ve parçası olan insana uzak bir yaşama biçiminin yükselişi sorgulanmaktadır. Öykü sonunda kilimlerde yer alan motiflerin geleneksel karşılıkları çağımıza uyarlanmıştır. “Labirentler: Küt, kısa. Baklavalar: Fazla baklava. Ara çatkıları: Çatlak çimento. Çatal atmalar: Tozlar, dumanlar. Gözler, gözenekler: Ring vapurları, balık kokuları. Kıyı suyu: Petler… Göbek süsü: Çöpler. Bağlama atkıları: Sap, saman. Atkı uçları: Gürz, topuz. Gizli süsler: Manolya, ıhlamur. (Alt atkı.)” (s.78) Kilimde labirent motifi hayatı, baklava evliliği, göbek süsü kilim ortası motifi, kıyı suyu, yani su yolu ise saflığı, bereketi simgeler. Yazar bu anlamlarından uzaklaşan terimlere yeni anlamlar yakıştırmıştır. Kentleşme, artan nüfus, tüketim, beraberinde ortaya çıkan ve önü alınamayan kirlilik, plansız yapılaşma, yüzyılın sorunu olan “plastik”… Çağımızı ve hayatlarımızı kuşatan boyutlara ulaşmıştır. Bir yanda ihtiyaç sahipleri bir yanda tüketim çılgınlığı asri zaman insanının laneti haline gelmiştir. Asri zaman kilimi ise el dokuması değil makine dokumasıdır. Kullanılan ip, pamuk ya da yünden değil naylondandır. Makine dokuması, asri zamanlar kilimi. Yapaylığın ve plastiğin kuşattığı dünya hem çevresel hem mecazî bir vurguyla ele alınmıştır. Yapaylık yalnızca üretip tükettiklerimizde değil ilişkilerimizde de yer bulmuş, kimi değerlerin yitimi çağı yaşanmaz kılmıştır.

Çağın yaşanamazlığı ve samimiyetsizliğini “Kilim” şiirinde ele alan Behçet Necatigil’in Adalet Ağaoğlu’na ilham verdiği ise apaçık ortadadır. Necatigil’de kilim, orta sınıfın sıradan insanlarının hayatlarını ele veren detaylarla örülüdür. İnsanın gençliğini geride bırakmasıyla ömrüne dair yürüttüğü sorgulamanın Necatigil’deki karşılığı bir kilimin dokunmasında hayat bulmuştur. Seçimleri, hataları, keşkeleriyle bir insanın gençliğine ve geçmişe üstü kapalı ağıtıdır bu şiir. Karşılaştığımız insanlar ve onlara dair yanılgılarımız, hayatımızın yönünü belirler. Hayatta aldığımız her karar, kilimdeki bir ilmeğe denk gelir. “Renkler, oldu bir kere, geçti, renkler” dizesinde geride kalan gençliğe dönüp bakan Necatigil, kilimi dokumadan önce düşünmenin gerekliliğinden söz eder. Birileri uğruna yitip giden baharların yerini kış almıştır. Kara renk her yeri sarmış, hayatın içindeki kimi küçük gülüş ve beklentiler solgun pembeyle temsil edilmiştir. Her şeyin çok çiğ olduğu bir çağda yanlış insanların önemsenmesi, yanlış kararların verilmesi; bir insanın çevresi tarafından denetlenmesi yarım kalmış sevgilere ya da yanlış seçimlerde bulunan kimselere göndermedir. Bir kilim, bir ömrü; bu kilimdeki ilmekler ve renkler ise pişmanlık duygusunun mimarı olan toplumu simgeler. Duyguları yaşamayı bilememek kültürel bir çıkmazı işaret eder: “Bu çürük iplik, bu ensiz atkı/ Bizim!

Adalet Ağaoğlu’nun Behçet Necatigil’in “Kilim” inden bambaşka bir türde bambaşka bir yorumla toplumu ele alması, edebiyatın anlatım olanaklarını gözler önüne sermektedir. Asri zamanı bireyin dünyasında gözlemleyen Behçet Necatigil’in “Çok çiğ çağ!” metaforu Adalet Ağaoğlu’nun kiliminde “Yeniden birçok kere: Hiçlik ve çokluk” olarak yankılanmış, varoluşçu bir sorgulamaya kapı aralamıştır.

Yeniden birçok kere: Dün ve dün… Dün ve bugün… Ölüm ve hayat…

(*) Adalet Ağaoğlu, ‘Hayatı Savunma Biçimleri’, Türkiye İş Bankası Yayınları, İstanbul: 2008.

Paylaş:

Benzer yazılar

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
grandpashabet
grandpashabet
betnano
betpark
betpark
betvole
betvole
betvole
vaycasino
vaycasino
vaycasino
vaycasino
imajbet
vaycasino
imajbet
vaycasino
safirbet
safirbet
betvole
milanobet
milanobet
grandpashabet
grandpashabet
realbahis
vaycasino
vaycasino
timebet
timebet
betpuan
betpuan
vaycasino
meritking
imajbet
imajbet
kulisbet
mariobet
mariobet
realbahis
vaycasino
grandbetting
hititbet
süperbahis
superbahis
süperbahis
norabahis
grandpashabet
betnano
betvole
grandpashabet
betnano
betnano
norabahis
vaycasino
vaycasino
betnano
betwild
betwild
imajbet
betnano
betnano
norabahis
norabahis
vaycasino
vaycasino
imajbet
imajbet
vaycasino
betvole
betpark
betvole
betpark