YAŞAM 

KARANLIK SOKAKTA SİMİTÇİ

Gar binasının güneye bakan kapısından Mersin’e girenlerin gördüğü ilk bina halk kütüphanesinin taş binası olur. O eski binayı ilk kez görenler, dört başı mamur, gelenekselle yeninin iç içe geçtiği bir Akdeniz şehrinde gezeceklerini düşünürler. Mersin’e dair ilk yanılgı, ilk hayal kırıklığıdır bu. Kütüphane binasının yanındaki sokaktan güneye doğru yürürken terk edilmiş eski bir okul binası karşılar insanları. Akşam saatlerinde suskun ve karanlık… Biraz daha aşağıda Katolik Kilisesi’nin duvarı. Ketum ve karanlık… Sokağı bitirip Uray Caddesi’ne çıkıldığında sağa dönülünce, hemen birkaç adım ötede bir karaltı, bir boşluk çarpar göze. Önce çatısı,…

Devamını Oku
YAŞAM 

HER YER BEYAZ; BİRAZ BİRAZ GELİYOR MU O YAZ?

Şairin dizesini yakaladım, artık bırakmam. Hep böyle oluyor. Uzun süredir yazamamanın yürek sızısı, şairin yakaladığım bir dizesiyle hemen azalmaya başlıyor. Dışarıda bahar neşesi, dışarıda mart-nisan-mayıs güneşi, dışarıda yaşama sevinci… İçeride öyle bir sızı, öyle bir ağrı ki… “Siyahın içinde bir damla beyaz/ beyazın içinde sonsuz iki dal kiraz/ kendini biraz biraz hatırlatıyor mu o yaz?” diye diye dizelenirken şiir; her yeri bir anda beyaz, her yeri bir anda sarı sıcağın habercisi ilkyaz yapıveriyor. Şiir akıyor, yüreğim ona eşlik ediyor: “Siyahın içinde bir nokta beyaz/ beyazın içinde sonsuz iki mevsim yaz./…

Devamını Oku
YAŞAM 

DÜNYANIN SONUNA YOLCULUK

Haydarpaşa Garı’ndan kalkan ve dünyanın sonuna giden bir trendeydik seninle. Bavulumuz gam ve keder yumaklarıyla doluydu tıklım tıklım. Dünyanın en güzel şehrini anılarımızda bırakmanın dayanılmaz hüznü ceplerimizde… Puslu hatıraların sisli unutuşlara gebe olduğunu bilerek çıkmıştık bu yolculuğa. Alzheimerlı sabahlarda, verilen tüm sözleri ve yaşamanın utancını unuttuk. Yola devam edebilmek için unutuş gerekliydi ve insana verilmiş en büyük nimetti. Neden yola çıktığımızı unutup öyle geldik bu tren garına. Şımartılmamış bir çocuk gibi mahzundu bakışlarımız. Kanadı kırık bir serçe, ayağı topal bir at gibi yarım yamalaktık. Yaşamın tam ortasında, silahsız, üryan, tek…

Devamını Oku
YAŞAM 

PARİS ÇIKARMASI

Yıllar önce karşılaşmalıydık seninle. Tenin ve ruhun yanıp yıkılmamış, taptaze bir gül gibi salındığı zamanlarda… Henüz ruhumuzun imara yeni açılmış kentlerini inşa ederken… Yıllar önce, Paris’te… Seninle Paris’te karşılaşmalıydık; şehre tepeden bakan Sacre Coure’in merdivenlerinde oturup Eiffel Kulesi’ni görmeye çalışırken… Bir zamanlar kandan ve gözyaşından mürekkep bir kentin hangi boyayla bu kadar ışıldadığına hayran olarak Fransız Devrimi’ni konuşurduk, tarih kitaplarında eksik bırakılan bölümleriyle… Bastille Hapishanesi’ni, giyotinleri, idam mangalarını, şehre diz çöktüren vebaları, hummaları… Champs-Élysées’de bir kafede oturup söyleşmeliydik seninle, yüzümde çapkın bir Juliet Binoche gülümsemesiyle… Paris’in neden âşıklar kenti diye…

Devamını Oku
YAŞAM 

YORGUNLUĞUN GAYRİ RESMİ ANATOMİSİ

Yorgunuz… Arabesk bir bahar yorgunluğu değil bu. Derin acıların ve kronik travmaların artığıyız… Belleğimizin çöplüğünde öyle çok sargı bezi var ki… Ve merhem tüpleri… Ve yara bantları… Bir demet kır çiçeği de olsun isterdim, solmuş olsa bile. Bize bir zamanlar içimizde çiçekler açmış olduğunu anımsatırdı. Tüm yorgunluğumuza rağmen yaşama arsızıyız. Ve yaşamak laneti bir havai fişek gibi alnımızda parlıyor. Kökü bizde bir tutam saç… Kesiyoruz, kesiyoruz, ucundan uzamaya devam ediyor yaşamak çilesi. Yaşadıkça görüyor, gördükçe tükeniyoruz. Çünkü görmek, tedavisi imkânsız bir hastalıktır. Görmek, fark etmek, idrak etmek, gördüğünü kodlamak, bu…

Devamını Oku
YAŞAM 

UTANMANIN GEÇERSİZ TARİHİ

Utanmanın tarihini cennetten kovulan anne ve babamızdan başlatmak gerek belki ama ben ilk insanın yaratılışına kadar gitmek istiyorum. İnsan karbon ayak izinin henüz düşmediği, kirlenme ve çürümenin adının bile duyulmadığı “insan girmemiş” ormanlarla kaplı yeryüzü cennetine insanın düşmesiyle… “Hani Rabbin meleklere demişti ki: ‘Ben kupkuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan bir insan yaratacağım.’”(Hicr, 28) Hikmetinden sual olmayan yüce Yaradan böylece insanı yarattı. İnsan, tüm eksikliği ve olmamışlığıyla mutlak tam olan Yaradan’dan utanmadı. İşte böyle başladı utanmanın tarihi. Tüm kusurlarıyla kusursuz bir dünyaya geldiğine utanmayan insanın yaratılışıyla… Sonra… Yasak elmanın tadıyla…

Devamını Oku
YAŞAM 

SEN, ÇOCUKSUN!

Sen, küçücük bir çocuksun kocaman bir lunaparkta. Aklı atlıkarıncada, minik eli annesinin avucunda… Sen; bayramlarda, göğsünde Atatürk resmiyle şiirler okuyan, aydınlık cumhuriyetin savaşçı çocuğusun… Yaramaz bir çocuksun, sen; tüm mahcubiyetiyle banyoya koşan, dizleri kan içinde, üstü başı perişan… Sen, yorgun bir çocuksun; akşam ezanlarına kadar sokaklarda top koşturan, annesinin azarına aldırmadan… Şanslı bir çocuksun, sen; Noel gecelerinde tüm ailesiyle birörnek giyinmiş, süslü çam ağacının altında hediyesini bekleyen… Sen, hayalperest bir çocuksun; geceleri babasından masallar dinleyen, odasının tavanı yıldızlarla süslenmiş… Sen, uslu bir çocuksun; kırmızı pabuçları, beyaz çorapları, örgülü saçlarıyla annesinin…

Devamını Oku
YAŞAM 

ZAMANIN KİŞİYE “GÖRECE”LİĞİ

Big Bang’in âleme dehşetli ve gürültülü girişinden sonra zaman tanrısı bir daha peşimizi bırakmadı. Kum saati baş aşağı akmaya, evrenin biyolojik saati tıkır tıkır işlemeye başladı. “Lost in Space” kılıklı bir yaşam sürmek varken çalar saatlere adanmış ömürler yaşamaya yazgılandık. Paldır küldür uyanılan sabahlar, güneşin gölgesine göre tayin edilmiş öğünlerde yenen yemekler, daha çok satın almak için en güzel günlerimizden çalarak kendimize borçlandığımız vakitler… Dışbükey zamanlarımız böylesine hoyratça geçip giderken içbükey zamanlarda yaşanan sonsuz kırılmalar ve gelgitler yeni baştan yaratır zamanı algılayış biçimini. Herhangi bir anda karşımıza dikilen eski bir…

Devamını Oku
YAŞAM 

BEN GELDİM: HÜZNİYE!

Ben geldim, ben işte, Hüzniye… Cüce ümitlerimi, bodur sevinçlerimi, topal gülümsemelerimi yırtık ceplerime doldurup geldim, serildim gözlerinin önüne. Parasız yatılı düşleri bilinmeze demirlenmiş bir öğrenci tesellisiyle… Antik kederlerim allı pullu balıklar gibi yağıyordu yıldızsız gecelerime. Gözden çıkarılmış eski, değersiz eşyalar gibi tıktım hepsini bodrum katın karanlığına. Kasvetli ve tütsülenmiş gecelerden kalma kurumuş ruh ağacımı budayıp öyle geldim sana. İçimde yedi şeytanın yedisine de boyun eğmiş bir günahkâr oturuyordu. Avuçlarında, kandil gecelerinde elleri semaya uzanmış bir dindar ümidi. Şeytanım en büyük günah keçisiydi. Kristalden kemiklerini un ufak ettim. Külleri sunakta şimdi……

Devamını Oku
YAŞAM 

SESSİZLİĞİN SESLİLİĞİ

Koridorlar… Koridorlar… Koridorlara açılan kapılar… Kapı ardındaki insanlar… Uzun gibi görünen, birbirine paralel iki koridorun tam ortasında oturmuş okuyorum kitabımı. Saat sabahın 10’u. Halledilmesi gereken küçük bir iş var kapıların ardındakilerden biriyle. Beklenti bu yüzden, sabahın bu saatinde… Sıradan bir iş, sıradan bekleyiş derken sesler geldi kulağıma. Konsantre olup dinlemeye başladım. Elimdeki kitaba olan ilgim çoktan bitti. Gözlerim kelimelerde, beynim kelimelerden ziyade duyduğum seslerde. Usulca kapadım kitabı. Aldım elime kâğıdı kalemi, işte tam şu anda okuduğunuz satırlar yazılmaya başlandı ellerimce… 25 kapı var koridora açılan. 25 ayrı dünya, ayrı insan.…

Devamını Oku
Kuponbet
bb marketing
betgaranti
vaycasino
betpark
betpark
vaycasino
betpas
betorder
betnano
betnano
mariobet
vaycasino
betgaranti
betpark
milanobet
vaycasino
betpark
betpark
betpark
betper
rekorbet
betticket
betper
savoybetting
grandpashabet
jojobet
betgaranti
vaycasino
vaycasino
vaycasino
vaycasino
milanobet
betpark
vaycasino
milanobet
betpas
betpas
betorder
betorder
betpas
betpas
betorder
betorder
betgaranti
betgaranti
grandpashabet
grandpashabet
milanobet
betgaranti
betgaranti
betnano
restbet
safirbet
restbet
vaycasino
betpark
betpark
vaycasino
vaycasino
vaycasino
vaycasino
vaycasino
vaycasino
betpark
betpark
vaycasino
vaycasino
vaycasino
betgaranti
grandpashabet
grandpashabet
pumabet
betpas
betpas
betwild
dedebet
milanobet
grandpashabet
milanobet
grandpashabet
safirbet
safirbet
vaycasino
vaycasino
vaycasino
grandpashabet
vaycasino
milanobet
vaycasino
vaycasino
vaycasino
milanobet
betpark
vaycasino
mariobet
mariobet
milanobet
betpark
betpark
milanobet
betpark
grandpashabet
grandpashabet
betgaranti
betgaranti
betnano
maxwin
süperbahis
betwild
betpark
betpark
vaycasino
betpark
vaycasino
vaycasino
vaycasino
vaycasino
betpas
betpark
milanobet
betpas
betpark
milanobet
grandpashabet
grandpashabet
vaycasino
vaycasino
vaycasino
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
cratosroyalbet
cratosroyalbet
betpas
betnano
betnano
betnano
vaycasino
betnano
betnano
betpark
grandpashabet
vaycasino
vaycasino
grandpashabet