ÖYKÜ 

YA AŞK, YA YALNIZLIK!

Hayal gücünün ateşi, bedeninin ısısını gittikçe artırıyordu. Gece ve gündüzün ayırdına varmadan, zamanı düşünmeden yazdın. Yağmurda ıslanan sardunyanın kokusu, suyla birleşmeyi bekleyen ezilmiş limon kabuğunun kokusuna karışmıştı. Kahvenin içine birazcık portakal suyu döktün. Birkaç yudumdan sonra zihnin berraklaştı. Hayallerinden daha güçlü bir şey var mı, henüz bilmiyordun. Bunu öğrenmek sabır ve nezaket gerektirir. Hangi mayalı içkinin yanında hangi yemeğin yeneceğini bilmek de öyledir. Zamanın gidişi gibi, önünden rüzgâr gibi geçti; bakışlarında, neşe, sevinç ve coşkuyla. Geçerken dudaklarını okşarcasına sildi. Elinin ayasından parmak uçlarına kadar uzanan uzun bir silişti. Bir kadeh…

Devamını Oku
YAŞAM 

SÖYLE ZAMAN

Ne içindeyim zamanın ne de büsbütün dışında, dedik. Su akarken testiyi doldurmalıyız, dedik. Zamanla her şey geçer, dedik. Zaman her şeyin ilacıdır, dedik. Dedik de… Dedik… Siyah beyaz fotoğraflarda teker teker eksilirken biz, sohbet kokan masalarda bir bir azalırken dostlar, hep yarınını düşledik. Hep yarın dedik, yarın dedik, yarın… Oysa dün de bugün de yarındı. Bizler yarını düşünürken bugünü yaşayamadan yitirdik. Dün ise zaten geçip gitmişti. Günaydın, iyi günler, iyi geceler, iyi akşamlar diyerek hep güzel dileklerde bulunduk. Her anına anlamlar yükledik. Saatlere, günlere, aylara, yıllara böldük, bu yetmedi, bir…

Devamını Oku
TOPLUM YAŞAM 

KABAĞIN DA BİR SAHİBİ VAR!

Covid-19’un bütün insanlığı esir aldığı günlerde, sokağa çıkma yasaklarının başladığı o yağmurlu günlerde, Mersin’de bir dere kenarında yürürken o köpekçiği düşünmüştüm. Siyah, parlak tüyleri vardı. Gözleri kapkaraydı. Ve pırıl pırıl. Avuç içi kadar bir köpekçik. Hani elini ısırsa kızmaya kıyamazsın. Havlasa kovalamaya kıyamazsın. Gelip kucağında uyusa uyandırmaya kıyamazsın. Öyle masum… * * * O köpekçiğin dört ayağını birden kesmişti insanlar. Ayaklarını kesip atmışlardı bir kenara. Fotoğrafını çekmişti gazeteciler. Ayakları kesildiği yerden bantlı… Kapkara, pırıl pırıl gözleri hüzünlü, yorgun… Birkaç gün sonra öldü. Yük mü gelmişti koca dünyaya? * * *…

Devamını Oku
TOPLUM 

KÖPEKLERİN YAŞAM HAKKI VE İNSANLAR

Peki, ya sosyal medya olmasaydı, Konya’daki barınakta belediye çalışanlarının köpekleri kürekle vurarak vahşice öldürdüklerini öğrenebilecek miydik? Orada burada yazılsa, aktarılsa bile bu kadar hızlı tepki gelişebilir miydi? Kesinlikle hayır. Eminim, birçok medya kuruluşu haber olarak görmezdi bu vahşeti. Zira iktidar medyasının bir bölümü bir süredir sokak köpeklerine karşı haberler yapıyor; köpek saldırılarını onlara yönelik tepki ve nefreti artıracak bir dille yayımlıyor. Vahşetin görüntüsü sosyal medyadan yayılıp tepkiler büyüyünce internet medyası geriden geldi; olayla ilgili açıklamaları ve sorumluların tutuklanmasını haber yaptı. Onlara da garabet bir erişim engeli kararı geldi. Televizyonların akşam…

Devamını Oku
TOPLUM 

İNSANIN İNSANDAN KAÇIŞI OLAN HAYVAN SEVGİSİ, YERİNİ HAYVANIN İNSANDAN KAÇIŞINA BIRAKTI!

Başını okşayasın diye yanına gelen bir canlıya kürekle işkence etmek dünyanın ve insanlığın sonuna geldiğinin göstergesi değil de nedir? Gözünün içine baktığında sana olan sadakati görebildiğin bir hayvanın neden gözlerini oyarsın? Patilerinden ne istersin? Boynundan ne istersin? Akıl almaz hayvan şiddeti yaşanıyor ülkemizde. Çocuklarımız, hayvan sevgisi ile büyüsün diye didindiğimiz bize ne oldu? Kıyıcılığı ne zamandan beri bu kadar normalleştirir olduk? Hayvanların haklarını korumak adına resmi bir yasaya ihtiyaç var diye yıllardır hayvan hakları aktivistleri bağırıp durdu. Savundu yazmıyorum bilerek; çünkü savundular olmadı, sokağa çıktılar olmadı, bağırdılar demek ki o da…

Devamını Oku
KÜLTÜR-SANAT 

ÇARŞAMBA GÜNÜ DOĞANLAR DERTLİ OLURLAR! / ‘WEDNESDAY’

“Sevilmek mi istersin? Sakın sapma/ Şu anda gittiğin yoldan ayrılma!/ Şimdi neysen olduğun gibi ol da/ Olmadığın hiçbir şeye kapılma!” – Edgar Allan Poe, Şiirler Farklı ağaçların meyveleri tatlıdır ama kimse onların tadına bakmak istemez; çünkü farklı olana büyük bir ön yargı ile yaklaşılır ve bu ön yargılar silsilesi kulaktan kulağa, kalpten kalbe, yaşamdan yaşama büyüyerek, sapkınlaşarak, karanlıklaşarak yayılır… Görünenin ve bilinenin daha da ötesindekini görmek, kimsenin fark etmediği detayların içinde yüzmek, gerçek dünyanın en sıra dışı ve bir o kadar da olağan yansıması olan fantastik evrenlerde, ütopyalarda yaşamak, o…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

SERVER TANİLLİ’Yİ YİTİRMENİN HÜZNÜ İLE…

…02.12.2011 Anayasa hukuku profesörlerimizden Server Tanilli’yi 29 Kasım 2011’de yitirdik. 1931 İstanbul doğumlu Server Tanilli’nin yaşamı, –bir bakıma– Türk siyasi tarihinin de fotoğrafıdır. Tanilli, 1980’den önce Türkiye’de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde ve Devlet Tatbikî Güzel Sanatlar Yüksekokulunda ‘Uygarlık Tarihi’ dersi vermekteydi. 7 Nisan 1978 günü terör ortamında silahlı saldırıya uğrayıp, belden aşağısı tutmaz oldu. Fransa’ya gidip uzun yıllar Strasbourg Üniversitesinde çalıştı. 2000 yılında yurda dönüş yaptı ve yaşamının altı ayını İstanbul’da, altı ayını Strasbourg’da sürdürdü. 1992’den beri de Cumhuriyet gazetesinde köşe yazıları kaleme aldı. “Kitap fuarları” mevsiminin başladığı ekim ayı…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

VATANDAŞ DEDİĞİN TEK DİŞİ KALMIŞ GARİBAN

Rivayet odur ki, Turgut Özal bir yurt gezisine çıktığında açıkgöz, hazırcevap bir taksici, Türkiye’nin siyasal tarihine geçecek bir laf eder… Özal, kemer sıkma politikasını anlatıp “Biraz daha kemer sıkalım” deyince taksici atılır: – Sıka sıka kemerde delik kalmadı! * * * Öyle ya, vatandaş her durum ve şartta kemer sıkmaya hazır, itiraz etmez, göbeğini, karnını iyice içeri çeker, gerekirse midesini sırtına yapıştırır da… Kemerde delik sayısı az, biraz daha delik olsa biraz daha sıkacak da delik kalmayınca ne yapsın? * * * Kemer sıkma döneminden çıkalı çok oldu, Türkiye’de artık…

Devamını Oku
YAŞAM 

UĞURLAMAK KASIMI TAKVİMLERDEN

Radyomda, güftesi ve bestesi Adnan Ergil’e ait ‘Takvimlerden Haberin Yok mu?’ parçası çalıyor, Gülay söylüyor. Soğuk bir kış kapıda bekliyor bizi. Gökyüzü bazen yarı aydınlık, uğuldayan rüzgâr titretiyor kaldırım taşlarını. Sokak lambaları kapamak üzere gözlerini… Hâlâ ayaktayım; bazen salona geçiyorum, bazen oturma odasındayım. Düşünceler, düşünceler, düşünceler sarıyor dört bir yerimi. * * * Günlerin ne hızla geçtiğini düşünüyorum eski fotoğraflara bakarken. Ne hızla değiştiğini mevsimlerin… Baharken yaz oluşunu birden, güzken kış aniden… Daha dün topluyorduk hâlbuki dalyanları İtalya sahillerinden, daha dün ekliyorduk özlemlere özlemimizi, şarkılar söylüyorduk gece yarıları. Günbegün artan…

Devamını Oku
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
Betgaranti
ultrabet
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
jojobet
jojobet
Betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
Betgaranti Rehber
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
Betgaranti
Betgaranti
hititbet
Betpark
Kolaybet
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
Hititbet
betgaranti
kolaybet
kolaybet
kolaybet
betpark
Hititbet 2026
bettilt
bettilt
Sahabet
Hititbet Giriş
Hititbet
Hititbet
betpark
betpark
Betgaranti
Hititbet
Hititbet
Hititbet
sahabet
sahabet
bahsegel
Hititbet
Hititbet
Hititbet
Betgaranti
Hititbet
betpark
betpark
betgaranti
betpark
Betpark
Kolaybet
Hititbet
Kolaybet
Betgaranti
Kolaybet
Betgaranti
Betpark
Hititbet
betpark