YAŞAM 

25 RUBLE

Moskova’ya 1919’da Vladimir Gardin tarafından kurulan ve dünyanın ilk sinema okulu olarak kabul edilen Sovyetler Birliği Devlet Sinematografi Enstitüsünde sinema okumaya gitmiştim. Kararım tepkiyle karşılanmıştı. Gidip de komünist mi olacaksın demişlerdi. Gidip adam oldum. Okulu ve arkadaşlarımı çok sevmiştim. O sıralar Nâzım da Moskova’daydı. O’nu görmeyi çok istiyordum. Ama mümkün görünmüyordu. Bir gün Nâzım’ın okula gelip söyleşi yapacağını öğrenince sevinçten havalara uçtum. Moskova’da tanışıp âşık olduğu Vera Tulyakova ile birlikte geldi. Genç kadının evli ve bir kızı olduğunu bir yıl sonra öğrenecekti Nâzım. Uzun bir söyleşi oldu. Edebiyattan, sinemadan ama…

Devamını Oku
YAŞAM 

NARSİZM

Hayatımın son yarısında öylesine çok narsist insanla karşılaştım ki bu durum konuyu çok araştırmama neden oldu. Son derece cahil ve yetersizliği görülebilecek seviyedeki insanların kendini abartan, başkalarını değersizleştiren davranışlarının sebebini araştırmak benim için çok ilgi çekiciydi. Çünkü yaşadığım bu tarz ilişkileri sanki birebir anlatıyordu. “Cahil” derken okumamış insan olarak değil, bilgiyi özümsememiş ve davranışına yansıtmayan kişi, medeni ölçütleri benimsemeyip egoları ve güdüleri ile hareket eden insanları kastediyorum. Duygusuz, saplantılı, her an kendine yönelik abartılı değer atfeden ve karşısındakini değersizleştiren davranışlarına tahammül etmek çok zor. Narsizm düzeyi yüksek olanlarla iletişim neredeyse…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

TİMUR SOYKAN’IN SUÇU NE?

Timur Soykan’ı suçlamak değil, kutlamak gerek. Bugün artık 24 yaşında olan bir kadının, 6 yaşından itibaren cinsel istismara uğradığı ses kayıtlarıyla, fotoğraflarla ve eski soruşturma belgeleriyle kanıtlanıyor ve dava açılıyorsa bu haberdir.  Hem de cinsel istismar, “imam nikahı” kılıfı altında işleniyor ve bir tarikatın önde gelen isimlerinden biri olan babası ile annesi de bu suça göz yummakla suçlanıyor, haklarında dava açılıyorsa bu daha büyük haberdir. Timur Soykan’ın, 3 Aralık’ta BirGün’de yayımlanan “Karanlık dünya bir çocuğu yuttu” başlıklı haberde yazdıklarının kamu yararı tartışılamaz. H.K.G.’nin 2 yıl kadar önce cumhuriyet savcılığına şikayetiyle…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

AYDINLIK ZARURİ

6 yaş… Kimi çocuk bu yaşta oyuncağa boğulur, kimi sokaklarda gönlünce oyun oynar, kimi de evcilik oyununun gerçeğini yaşamak zorunda kalır! Evcilik oyununun gerçeği… Gerçek olunamaması kadar yıkıcı ve yüzleştirici bir durum yaşanmış yıllarca bu ülkede. Gündeme yeni geldi ve üstü kapanmayacak derecede konuşulması gerekiyor. “Ellerinizi çocukların üzerinden çekin” lafı yanlış anlaşılmış ki 6 yaşındaki çocuğa yıllarca cinsel istismar uygulanmış. Akıl almaz gibi geliyor ama Türkiye’de yaşanmış bu utanç tablosu. Üstüne bir cinsel istismar olayı daha patladı. Dini kullanarak harama batanlar kahrolsun! Bizim öğrendiğimiz din bu değil ve bu dini…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

BİR KEREDEN ÇOK ŞEY OLUR!

Bir insanın en büyük iki şansı, hayata bir adım önde başlama sebeplerinden ikisi, iyi ebeveynlere sahip, sağlıklı bir birey olarak doğmasıdır. Çünkü ana babanın iyiliği, sadece genetik aktarım açısından değil, aynı zamanda öğrenme sürecinde de bireyi daha kolay ve sağlam ilerletir. İyi derken neyi kastediyorum? Seven, koruyan, gözeten ve aynı zamanda kendisi olması için özgür bırakan, okumasını, bir şeyler yapmasını, meraklı ve sorgulayan olmasını, kendisine ve topluma faydalı ve sorumlu bir insan olmasını sağlayan ebeveyn, iyi ebeveyndir. Böylece çocuk, bireye dönüşür ve birey olan, dünyanın her yerinde her koşulda yaşayabilir,…

Devamını Oku
YAŞAM 

BİR TEK İYOTLU HAVA YETERDİ MUTLU OLMAMA

“Bir tek iyotlu hava/ yeterdi mutlu olmama./ Bir tek iyotlu hava,/ bir de masmavi deniz/ yeter de artardı mutlu olmama./ Ne oldu tanrım!/ Ne oldu böyle bana?/ Yoksa öldüm de cesedim mi dolanıyor/ bu dünyada?” 2018’in yazında karalamışım bu şiiri. Ve son şiir olarak düşmüş defterime. Bir defterim var, yıllardır okuduğum şiir kitaplarından çok beğendiklerimi not ettiğim ya da kendi duygularım dile geldiğinde karaladığım – bunlara şiir denilebilir mi bilemem. Oldukça karamsar bir ruh haliyle yazılmış bu son şiir! Öyleydim o zaman; yaşama sevincimi yitirmiştim. Hayatta başınıza gelebilecek en kötü…

Devamını Oku
KÜLTÜR-SANAT TOPLUM 

‘ZÜBÜKZADE İBRAHİM’LERİN KORKUSUYDU AZİZ NESİN

“Gülümsemek,/ adaleti bozuk düzene,/ sessiz bir küfürdür./ Gülümseyin.” [1] ‘Kendime Öğüt’te, “Uslanma hiç, hep deli kal/ büyüme sakın, çocuk kal,” derdi. “Bi’ b.k bilmiyorsun. İşin kötüsü, bi’ b.k bilmediğini de bilmiyorsun” diyen doğruluk, çalışkanlık ve vazgeçmeme simgesi; erdem timsali üstat mizahçıydı. [2] “Böyle gelmiş böyle gitmez” diyen ‘Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz’ın, ‘Zübük’ün müellifiydi. “Zübük, kendi çıkarları için her yolu mubah sayan kişi”, “Bizim gibi avanaklar olduktan sonra, Zübük’ün bize ettiği az bile”, “Bizde bu kafa varken, bizim gibilerine bir değil, on zübük az gelir”, “Bu zübüklük bizde yaşıyor, onları…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

GAZETECİDEN SUNUCU OLMAMALI

Özlem Gürses, CHP ve Deva Partisi’nin toplantılarında sunuculuk yaptığında da eleştirmiştim. O günlerde Halk TV’nin ekran yüzlerindendi ve haber programları yönetiyordu; hafta sonlarında ana haber programını sunuyordu. Şimdi benzer bir yanlışı Duygu Demirdağ tekrarladı. Altılı Masa’nın yeni anayasa değişikliği önerisi ile CHP’nin de vizyon belgesini açıkladığı iki toplantının sunuculuğunu yaptı. Partilerin anayasa çalışmasını anlatırken kendini de kattı işin içine. “Ben Duygu Demirdağ, bugün bu salonda bu tanıklığın bir parçası olmaktan büyük heyecan ve mutluluk duyuyorum” diye başladığı sunumunda, “Şimdi demokrasi zamanı diyerek çıktık yola” dedi. Program boyunca ve en sonundaki…

Devamını Oku
POLİTİKA 

GEÇMİŞİN ESKİ TUĞLALARIYLA YENİ ŞATOLAR YAPILMAZ

Yöneticileri dindar olan ülkeler patır kütür dökülüyor. Eğer mevcut durum devam ederse uzun sürmez, bu ülkeler yeryüzünden silinip gidecekler. İran’da meydana gelen halk ayaklanması şunu gösterdi ki devlet yönetme sanatında dinin hiçbir yararı yoktur. Hatta bir süre sonra devletin emperyalist ülkeler tarafından bir süre sömürülüp zayıf düşürülmesine ve sonra işgal edilmesine neden olur – Irak, Libya, Mısır, Suriye vb. ülkeler gibi. Çünkü yönetici dindar olunca iman çoğalır, akıl azalır. Üstüne üstlük, az aklıyla devleti yönetme yasalarını kendi yapar, uygulama kararlarını kendi verir. Altta devletin bürokrasisini çalıştırmaz, kendine rakip olacak olanları devre…

Devamını Oku
EKONOMİ POLİTİKA TOPLUM 

BİM BAM BOM!

Hayat pahalıysa, çarşı pazarda yangın varsa bunun sorumlusu siyasi iktidardır. Bu tartışmasız gerçek… Ama siyasi iktidar bunu tartışmaya açıyor ve sorumlu olarak marketleri göstermek istiyor. İktidara göre ekonomi iyi, işler tıkırında ama zincir marketler zam yapıyor! İktidarın bu lafına inanan var mı? Var elbette. İşte burası şarkının BİM noktası! * * * Peki, hedef neden BİM? Neden onca market varken, onlarca zincir market hedefteyken BİM daha çok dikkat çekiyor? Siyaset kurumu, iktidar neden BİM’i daha çok kafaya takıyor. Çünkü BİM marketleri hem “ürün veren üretici” hem “alışveriş yapan tüketici” profiliyle…

Devamını Oku
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
Betgaranti
ultrabet
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
jojobet
jojobet
Betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
Betgaranti Rehber
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
Betgaranti
Betgaranti
hititbet
Betpark
Kolaybet
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
Hititbet
betgaranti
kolaybet
kolaybet
kolaybet
betpark
Hititbet 2026
bettilt
bettilt
Sahabet
Hititbet Giriş
Hititbet
Hititbet
betpark
betpark
Betgaranti
Hititbet
Hititbet
Hititbet
sahabet
sahabet
bahsegel
Hititbet
Hititbet
Hititbet
Betgaranti
Hititbet
betpark
betpark
betgaranti
betpark
Betpark
Kolaybet
Hititbet
Kolaybet
Betgaranti
Kolaybet
Betgaranti
Betpark
Hititbet
betpark