YAŞAM 

HANGİ TUZ?

Bir sabah uyanıp bahçeye çıktığımda güneşin sarı ışıkları henüz ortalığı kaplamamıştı. Hava henüz serin, bahçe henüz gölgeydi. Annem ve ben erken uyanmışsak muhakkak her sabah önce bahçeye çıkarız. Küçücük de olsa bahçemiz, bir iki defa tüm çiçeklerin ve ağaçların yanından geçer, dururuz. Benim göremediklerimi annem bana gösterir, annemin göremediklerini ben anneme gösteririm. Köşede açan turuncu papatyayı, çiçek veren biberi, yakında çatlayıp avuç büyüklüğünde yaprakları olacak ıhlamur ağacının kırmızı tomurlarını genelde annem haber verir. Bense toprağın yanına eğilir, gözlerimi dikkatlice gezdiririm. O serin sabah ben yine toprağın yanındaydım. Toprağın içinde birden…

Devamını Oku
FELSEFE TEKNOLOJİ 

VİRAL AĞLAR: HERKESİN HER ŞEYLE BAĞI

Alman Romantikleri, herkesin birbiriyle görünmez ve derin ağlar üzerinden bağlı olduğunu kararlı bir şekilde dillendirirler. Onlar veya başka milletlerden diğer romantikler, kendi kavimlerini, coğrafyalarını, hazır simgesel dünyalarını, dillerini veya zihinsel rahatlıklarını sürekli terk etmeye yönelik itkiler taşımalarından, daha uzaktakiler ve geçmiştekilerle beraber hemen yakınlarındaki başka dünyaları ve varlıkları da anlatmaya çalışırlar. Bu derin başkalık, bir çeşit virüsten dolayı olmasa da, bilmedikleri, bağışık olmadıkları nedenlerle birçoğunun erkenden ölümüne ya da zihinsel olarak geri çekilmesine sebep olur. Başkası, sadece bedenimdeki bağışıklığın değil, zihnimdeki duvarların da dirençlerine yabancıdır. Ondan kaynaklanan bir parçanın bedenimden…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

YILDIZLARDAN SELAM GETİREN KARANFİL KOKUSU

Genç Yuka bitkisinin güzelleşmek için harcadığı çabayı gördüğümde baharın gelişine yormuştum önceleri. Karantina günlerinden on gün önce başladıkları, bir aydan fazla yağmur ve rüzgâr yemiş, bir traktör dolusu toprak yığınını bahçeye yaymak bir hayli uğraştırdı oğullarımı. Bahçenin güneye bakan tarafına envaiçeşit çiçekler ve kokulu karanfiller diktiler. Aslında bahçenin çiçeklerle bezenmesinin iki gün sonrası idi Yuka bitkisini fark edişim. Alt yapraklardan birini karşılıklı olarak içe doğru kıvırıyor, ertesi gün salıyordu. Böylece alt yapraklar kabarık salınıyordu toprağa. Bahar sevincine yorduğum işin aslının, yukarı doğru büyümek ve uç yapraklarını uzatmak için yaptıkları bünyesel…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

KORONA GÜNLERİNDE JAPONYA’DAN BİR ROMAN: ‘KASİYER’

“Her şey başka, bambaşka olacak” diyor herkes, koronadan sonra. Hiçbir şey aynı kalmayacak. Normale dönemeyeceğiz ya da yepyeni bir normalimiz olacak. İyi mi bu, kötü mü? Normal neydi, sahi? Koronadan önceki hayatımız… “İlkel çağlardan beri bu değişmez. Köyün en genç ve hoş kızları, güçlü ve avda usta erkeklerin olur. Güçlü genler kalır, diğerleri içinse kendileri gibi geriye kalanlarla birbirlerini teselli etmekten başka yol kalmaz. Modern toplum lafı bir hayalden ibaret… Biz ilkel çağlardan farksız bir dünyada yaşıyoruz.” (s. 58) Böyle diyor Şiraha. Okumaya devam… Yapabildiğim ya da yapmaktan zevk aldığım……

Devamını Oku
TOPLUM 

KORONAVİRÜS GÜNLERİNİ YAZMAK, NOT ETMEK, KAYIT ALTINA ALMAK (4)

“Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak…” Koronavirüs günlerinde en çok kullandığımız cümle sanırım bu. Bugünler geçecek; sonrasında nasıl bir dünyaya uyanacağız, zaman gösterecek. Normalleşme belki hemen olmayacak. Son birkaç ayda alışkanlıklarımız başta olmak üzere birçok şey değişti, değişiyor ve değişecek. Tokalaşmadan ve öpüşmeden selamlaşıyoruz artık, daha sık ve uzun el yıkıyoruz, kolonyalara dezenfektanlara sarıldık, maske ve eldiven takıyoruz, insanlarla aramıza mesafe koyuyoruz, evde çalışmak istiyoruz. Artık mesafeliyiz. “Sosyal mesafe” deniyor adına. YALNIZLIĞA HAZIR MIYIZ? Bilim insanları, sosyal mesafeyi, bir kişinin gün içerisinde temasta olduğu kişi sayısının normal bir dönemdeki ortalamanın yüzde…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

BATTANİYE

Hasan, elli sekiz yaşındaydı, uzun boylu ve omuzluydu. Çok erken yaşlarda gelen yaşam yükü bu omuzlara anca sığardı. Bu yüzden en çok omuzlarına atarken ceketi, biraz mağrurlanırdı. Güleç yüzünde yaşanmışlıkların izini, gözlerinin çakırında solmuş bahçelerde tek kalan ve yaşama tutunan ağaçları taşırdı. Çocukluk, abilik, babalık hepsi bir arada, iç içe tutunuyordu kendinde. Kendi kendisiyle baş başa kalmayı sevmezdi Hasan, bilmezdi de! Altmışına dayanana kadar hiç bilmedi de. Bilmediği için mi sevmedi, sevmediği için mi bilmedi, bu da bilinmez! Korkar mıydı kendisiyle baş başa kalmaktan, bu da fark edilmezdi. Çevresi kalabalıkların,…

Devamını Oku
POLİTİKA 

ÇARE

Hep bir çare aradık. Neredeyse 200 yıl oldu. “Tanzimat Fermanı” ilan edildi 1839’da. Ders kitaplarında hâlâ genişçe yer alır. Kaynağı ve içeriği milli değildi oysa. Yani bir çeşit “demokrasi kılıflı IMF programı” gibiydi. Hâlbuki bir yıl önceki “1838 Türk-İngiliz Serbest Ticaret Antlaşması” daha önemlidir. Ders kitaplarında, çoğunlukla, kısa bir bölüm olarak “Baltalimanı Antlaşması” olarak geçer. Aslında Osmanlı’nın mali olarak yıkılması antlaşmasıdır. Kapitülasyonlardan çok ötedir. Gümrük vergilerini düşürüp memleketi İngiliz pazarı ve sömürgesi yapmıştır. Benzer antlaşmalar, diğer Avrupa devletleriyle de yapılınca sadece 35 yıl sonra devletin mali yapısı tamamen çökmüştür. Atatürk…

Devamını Oku
POLİTİKA 

GÜNEŞLİ GÜNLER UZAKTA DEĞİL

Acaba en büyük acıları bir gün unutacak mıyız, yoksa olur olmaz bir zamanda hatırlayıp kıyısından mı geçeceğiz? Bir salgın kasıp kavuruyor dört bir yanımızı… Bilim insanları süre veremiyor. Ne zamana kadar gidecek, ne kadar sürecek, bilen yok! Daha büyük bir işsizlik ve yoksulluk bekliyor ülkemizi ve çoğu yeri… Zaten işsizlik var; ama bu kez dalga dalga gelecek. Şimdi her şeyi unutup yapmamız gerekenleri mi düşünmeli, her şeye yeniden başlayabilmek için çareler mi aramalı? Elbette olması gereken birlik, beraberlik, daha çok kenetlenmek, birlikte mücadele etmek… Oysa milletin can derdine düştüğü bir…

Devamını Oku
FELSEFE 

BUGÜNÜMÜZÜN DERİN GEÇMİŞİ (2)

Müslümanların inancına göre peygamberlerin tanrının elçileri olduğu belirtilir. Oysa Tevrat’ta tanrı tarafından mesh edilen krallar aynı zamanda tanrının da elçisidir. Peygamberler, kralların üçüncü kademe yardımcılarıdır ve krala hizmet etmektedirler. Tevrat’ta geçen olaylara bakıldığında peygamberler krallara bildirilen tanrının emirlerini halka duyuran ve onların Rab Yaheva’ya bağlılıklarını sağlayan görevlilerdir. Tevrat dikkatle okunduğunda görülebileceği gibi dört kitabın kaynağı aynı tanrı değildir. Ayrıca Tevrat tanrının müdahil olduğu belirtilen olayların insanlar tarafından anlatılış biçimi olduğu görülmektedir. Tek tanrılı dinlerin ilk kitabı denmesine rağmen Yaheva’nın dışında Baal adında rakip bir tanrıyla sık sık bir çatışma halindedir.…

Devamını Oku
POLİTİKA 

BİZİM TÜRKÜMÜZ

HELİN BÖLEK İÇİN… “(…) Kahramanlarımızın sıcaklığıyla, özlemle kucaklıyorum. Nasılsın? Öncelikle geciktiğim için kusura bakma, olur mu? Bu birkaç hafta mektup konusunda tutuk kaldım biraz. Yazamadım bir türlü. Baksana, iki mektup arasında bile sevdiklerimizi uğurlamış oluyoruz sonsuzluğa. Bunun yarattığı duygu, kıvrandıran bir acının ötesinde bir şey olmalı, değil mi? Sevgiyle kin kardeştir derler. Beraber büyürlermiş. Bahsettiğim kin, kör bir nefret, şuursuz bir öfkeden ibaret değil. Seni sen olduğun için, aç, yoksul olduğun için öldürene, zulmedene duyduğun kindir. Niçin zulmeder? Çünkü o da senden nefret eder. Bu, varlık-yokluk meselesidir. Onların zenginliğidir, bizim…

Devamını Oku
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
Betgaranti
ultrabet
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
jojobet
jojobet
Betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
Betgaranti Rehber
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
Betgaranti
Betgaranti
hititbet
Betpark
Kolaybet
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
Hititbet
betgaranti
kolaybet
kolaybet
kolaybet
betpark
Betgaranti
Betgaranti
Hititbet 2026
bettilt
bettilt