YAŞAM 

SERSERİ YAZI


Ne çok insan, ne çok kırık dökük anıyı sürüklüyor ağır paçalarında, Mersin’in caddelerinde gezerek… Hastane Caddesi’nde, İstiklal Caddesi’nde, İnönü Bulvarı’nda, Uray Caddesi’nde, Zeytinlibahçe Caddesi’nde, adı sanı bilinmez kenar mahalle caddelerinde, sahil caddelerinde, AVM caddelerinde, ne çok insan…

Doğulular, Batılılar, Kuzeyliler…

Suriyeliler, onlar da Güneyliler…

Limana yakın ara sokaklarda, ara sokakların karanlığına gizlenmiş barlarda beynelmilel denizciler

Ağır paçalarında ne çok kırık dökük anı, telaşsız adımlarında ne çok hayal kırıklığı, ne çok yorgunluk, ne çok umutsuzluk

* * *

Bu şehre sadece umudunu kaybetmişler gelir” demişti güngörmüş esrarkeş. “Umudu olan ne etsin burada” demişti, “İstanbul’a gider, anasını satayım. Olmadı, memleketine döner. Burada çürürsün. Sıcağa bak.

Sıcağa baktım, haksız değildi…

Ama ben ne İstanbul’a gittim ne memlekete döndüm ne umudumu kaybettim.

Çürümedim, 27 yıl oldu!

* * *

1995 yılının Temmuz ayı… Mersin Otogarı’nda indik arabadan. Hava kaynıyor. O gün öğleden sonra Barış geldi Sivas’tan. 20 gün durduk durmadık, tren bileti parasını bulur bulmaz atladık trene, indik Yenice’de. Kocaman ağaçların gölgesinde bekledik saatlerce Kayseri trenini.

Bir simit, bir ayran azığımız, paramız cebimizde kalsın, belki yolda acıkırız.

Yenice’den Kayseri yönüne giden bilmem ne treninin yolcuları, atlayın!

Atladık… Git git bitmedi yol ama bitti paramız. Kayseri İstasyonu’nda aç durduk. Güldük durduk. Su içip durduk… Aç karnına zor attık kendimizi Alibaba’ya.

Sonra ne çabuk geçti zaman, tepeden aşağı gülüşerek koşan çocuk kahkahaları arasında…

* * *

Ve paçalarıma yükleyip ben kırık dökük anıları, Mısmılırmak’ın sularına bırakıp çocukluğumu, unutup tozlu sokaklarını Alibaba’nın, yol aldım beş-on gün sonra, Mersin’e doğru.

Sabah güneşi kızılken daha, paçalarımda kırık dökük anılar, çantamda tedavülden kalkmamış deli umutlar, yürüdüm otogardan mahalleye doğru. Ağzımda kısa Samsun, dilimde Musa Eroğlu türküleri…

Tozun toprağın içinde, çatılarında demirlerin dikildiği, cephesi sıvasız iki katlı evlerin arasından geçerken, vardiya yorgunu işçiler bekleşirken kaldırımlarda, kadınlar hamur taşırken yol üstü tandırlara söylendim kendi kendime:

Sevdim la ben bu Mersin’i…

* * *

Burada çürürsün. Sıcağa bak.” demişti güngörmüş esrarkeş.

Ama ben çürümedim, 27 yıl oldu!

Belki de çürüdüm herkes kadar da farkında değilim herkes kadar…

Zaten kim farkında ne çok insanın ne çok kırık dökük anıyı sürüklediğinin paçalarında…

Yok, böyle olmadı cümle; şöyle mi olmalıydı:

Zaten kim farkında ne çok insanın paçalarında ne çok kırık dökük anıyı sürüklediğinin…

Yok, böyle de olmadı; şöyle mi olsa:

Zaten kim farkında ne çok insanın ne çok kırık dökük anıyı paçalarında sürüklediğinin…

Neyse, zaten kim farkında ki kimin neler yazdığının, kimin niye yazdığının, kimin niye ağladığının…

* * *

Herkes kendi paçasında sürüklediği kırık dökük anıların derdinde, herkes yitik umutlarının peşinde, herkes kendi yalnızlığında…

Kocaman caddelerin kocaman kaldırımlarında birbirimize çarparak yürümemiz bundan belki…

Herkesin yalnızlığı o kadar büyük!

Kale gibi yalnızlıkları sırtında taşımaktan yorulmaz mı insan?

Biz yorulmadık Mersin’de…

Umudunu kaybetmişler, yenilmişler, dışlanmışlar, horlanmışlar, dövülmüşler, sövülmüşler, itilmişler, kakılmışlar hepimiz aynı şehirde, aynı caddelerde buluştuk; kırık dökük anıları sürükledik paçalarımızda…

Dönüp bakmadık birbirimizin yarasına; yuvarlandık yalnız, kimsesiz, sılasız…

Kendi yalnızlığımızda çürüdük!

Asık suratlılar şehri olmamız bundan belki…

* * *

Ne çok insan ne çok kırık dökük anıyı sürüklüyor ağır paçalarında, Mersin’in caddelerinde gezerek…

Ne çok yazara ne çok serseri yazı yazdırıyor bu yalnız, mağrur ve sıcak şehrin yağmura gebe geceleri…

Yok, olmadı cümle; şöyle mi olmalıydı:

Bu yalnız, mağrur ve sıcak şehrin yağmura gebe geceleri ne çok yazara ne çok serseri yazı yazdırıyor…

Bu da mı olmadı?

Boş ver o zaman…

Zaten kim farkında ki ne çok insanın ne çok kırık dökük anıyı paçalarında sürüklediğinin…

Paylaş:

Benzer yazılar

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
meritking
betpark
betgaranti
kolaybet
betnano
betnano
betpark
betnano
betnano
betgaranti
betpark
kolaybet
betpark
betpark
betnano
betpark
betgaranti
kolaybet
betpark
betpark
betpark
betgaranti
kavbet
kolaybet
betnano
vaycasino
vaycasino
betorder
vaycasino
vaycasino
hititbet
hititbet
bettilt
vaycasino
vaycasino
vaycasino
vaycasino
bahiscasino
betpark
norabahis
norabahis
norabahis
meritking
meritking
meritking
betpark
casinoroyal
vaycasino
vaycasino
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
kolaybet
kolaybet
kolaybet
vaycasino
vaycasino
vaycasino
vaycasino
norabahis
norabahis
grandbetting
grandbetting
meritking
virüsbet
betbox
betbox
roketbet
roketbet
norabahis
norabahis
norabahis
norabahis
norabahis
norabahis
casinoroyal
bahisfair
casinoroyal
bahisfair
betlike
betlike
betorder
betorder
betbox
betorder
betorder
betpipo
betpipo
betbox
padişahbet
padişahbet
maritbet
maritbet
supertotobet
supertotobet
maritbet
maritbet
limanbet
betlike
betlike
vaycasino
vaycasino
vaycasino
vaycasino
supertotobet
supertotobet
supertotobet
supertotobet
norabahis
norabahis
norabahis
roketbet
roketbet
meritking
meritking
meritking
norabahis
hititbet
hititbet
hititbet
hititbet
betbox
betbox
vipslot
vipslot
casinoroyal
casinoroyal
harbiwin
harbiwin
supertotobet
supertotobet
vaycasino
vaycasino
betplay
betplay
roketbet
roketbet
meritking
meritking
meritking
meritking
timebet
timebet
roketbet
roketbet
bettilt
bettilt
bettilt
bettilt
pokerklas
pokerklas
pokerklas
pokerklas
maritbet
maritbet
pokerklas
pokerklas