ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN’IN TARSUS’UNDA GEZİ VE EDEBİYAT

Türk şiirinin önemli isimlerinden Ümit Yaşar Oğuzcan’ın dizelerinde iz bırakan Çukurova coğrafyasının önemli duraklarından Tarsus, Son Baskı Kitap Kulübü’nün Nisan ayı buluşmasına ev sahipliği yaptı. Yaz dönemi dışında her ay düzenli olarak bir araya gelen ve yaklaşık dört yıldır faaliyetlerini sürdüren kulüp, bu ayki programını kültür gezisi ve kitap söyleşisini kapsayacak şekilde gerçekleştirdi.
Etkinlik, kulüp üyesi ve Son Baskı yazarı Tarsuslu Ufuk Tekin’in rehberliğinde düzenlenen şehir gezisiyle başladı. 25 Nisan Cumartesi günü sabah saatlerinde Kleopatra Kapısı’nda buluşan katılımcılar, gün boyunca Tarsus’un tarihi ve kültürel noktalarını ziyaret etti.



TARSUS’UN TARİHİ VE KÜLTÜREL DURAKLARI GEZİLDİ
Program kapsamında Roma Yolu, Aziz Paulus’un yaşadığı evin bahçesinde bulunan St. Paul Kuyusu, Tarsus evleri ve kentin farklı dönemlerine ait önemli yapılar ziyaret edildi. Gezi rotasında ayrıca Şahmeran Hamamı, Altından Geçme, Danyal Peygamber Anıt Mezarı, Ulu Camii, Kırkkaşık Bedesteni ve St. Paul Kilisesi de yer aldı.
Katılımcılar, yaklaşık 150 yıl önce kurulan Tarsus Amerikan Koleji’ni dışarıdan gözlemledikten sonra Gözlükule Höyüğü’ne geçti. Burada yapılan bilgilendirmede, bölgenin tarihsel geçmişine ilişkin genel bilgiler paylaşıldı.
Gezi programı boyunca ziyaretler yürüyerek gerçekleştirildi. Tarsus’ta gezilen noktaların birbirine yakın mesafede olması nedeniyle ulaşımda ayrıca bir araç kullanılmadı.
Gezi sırasında, Türk edebiyatının önemli isimlerinden Ümit Yaşar Oğuzcan’ın Tarsus’taki evi de ziyaret edildi. Katılımcılar, günümüzde kafe olarak kullanılan bu mekânda kısa bir mola verdi.



“İSTANBUL İSTANBUL” ROMANI ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELER YAPILDI
Son Baskı Kitap Kulübü üyeleri kültür gezisinin ardından bölgedeki bir lokantada öğle yemeği olarak Tarsus’a özgü fındık lahmacun ve humus yedi. Saat 14.00’te ise ilçenin önemli kültür merkezlerinden Antik Sahaf Bistro Kafe’de gerçekleştirilen kitap buluşmasında, ayın kitabı olarak belirlenen Burhan Sönmez’in “İstanbul İstanbul” adlı romanı ele alındı.
2015 yılında yayınlanan romanda, yeraltında ‘40 numara’ olarak bilinen bir hücrede ağır işkence koşulları altında bulunan mahkûmların hayatta kalma mücadelesi anlatılıyor. Farklı geçmişlere sahip karakterlerin, içinde bulundukları zor koşullara karşı hikâye anlatarak direnç geliştirmesi, toplantıda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Katılımcılar, romanın temaları, anlatım dili ve karakter kurgusu üzerine görüş alışverişinde bulundu.



“ŞİİRLE KONUŞMAK” KİTABI YAZARLARINA TAKDİM EDİLDİ
Etkinlik sonunda, Son Baskı’nın 2025 yılında yayımlanan “21 Mart Dünya Şiir Günü” dosyasının kitaplaştırılmış hali de ilgili yazarlara takdim edildi.
Gece Kitaplığı tarafından yayınlanan “Şiirle Konuşmak: Modern Türk Şiiri Üzerine Yazılar” başlıklı kitap; Ayşegül Örün, Başar Şeker, Göksu Koç, Neşe Apaydın ve Soner Eşberk ile kitabın sunuş yazısını kaleme alan Mustafa Apaydın’a verildi.

TARSUS ETKİNLİĞİNE KİMLER KATILDI?
Etkinliğe Ayşegül Örün, Aytül Uzan, Başar Şeker, Elif Nur Kaya, Fatma Şeker, Göksu Koç, Gözde Orçan, Koray Uruk, Murat Tatar, Mustafa Apaydın, Mustafa Uzan, Neşe Apaydın, Nezahat Yapıcı, Nur Yırtıcı, Safiye Yılmazer Uruk, Sevim Sezer, Soner Eşberk ve Ufuk Tekin katıldı.

BİR SONRAKİ BULUŞMANIN KİTABI DA BELİRLENDİ
Son Baskı Kitap Kulübü’nün bir sonraki buluşmasında ele alınacak eser, 2025 Booker Ödülü’nü kazanan David Szalay’ın “Beden” adlı romanı oldu.
2025 Booker Jürisi tarafından “karanlık bir roman ancak okuması büyük bir keyif” sözleriyle değerlendirilen eser, Macaristan’da annesiyle birlikte yaşayan on beş yaşındaki István’ın hikâyesini merkezine alıyor. Sosyal çevreye uyum sağlamakta zorlanan István’ın, zamanla farklı ilişkiler ve deneyimler üzerinden Londra’ya uzanan yaşamı anlatılıyor.
Roman, modern dünyada bireyin konumu, erkeklik algısı, güç ve statü ilişkileri gibi temaları ele alırken para ve kimlik arayışının insan hayatındaki dönüştürücü etkisini sorguluyor.
Eser hakkında yapılan değerlendirmelerde roman için “unutulması zor bir yitik erkek portresi” ve “her sayfası ayrı ayrı güçlü” ifadeleri öne çıkıyor.

