“6 ŞUBAT” GÜNLERİNDE NELER YAZDIK?

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin hemen ardından Son Baskı’da yayımlanan yazı ve haberler, felaketin yalnızca ilk günlerini değil, etkilerinin zamana yayılan boyutlarını da ele aldı. Depremin yarattığı yıkım; bilimsel verilerden toplumsal sonuçlara, ruh sağlığından hukuki sorumluluklara kadar farklı başlıklar altında tartışıldı. Son Baskı, bu günlerde susmayı değil, yazmayı bir sorumluluk olarak gördü.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından geçen günlerde Son Baskı’da 30’dan fazla yazı ve haber yayımlandı. Bu metinler; ne yalnızca “olan biteni aktaran” haberlerdi ne de tek başına birer kişisel anlatı. Bilimsel uyarılardan ruh sağlığına, hukuktan tarıma, kültürel hafızadan etik tartışmalara uzanan geniş bir yelpazede depremin çok katmanlı gerçekliğini görünür kılmayı amaçladı.
Bu haber dosyası, Son Baskı’nın “6 Şubat” günlerinde ne yazdığını olduğu kadar, nasıl bir yayıncılık anlayışıyla yazdığını da kayda geçiriyor.

TANIKLIKLA BAŞLAYAN YAZILAR: SARSINTININ İÇİNDEN SESLER
Depremin ilk günlerinde Son Baskı sayfalarında yer alan yazıların önemli bir bölümü, doğrudan yaşanmışlığın içinden yükselen metinlerdi. Saat 04.17’de uyanılan o an, bitmeyen sarsıntı, geceyi ayakta geçiren bedenler, yağmur altında bekleyen insanlar, evine yabancılaşan hayatlar…
Bu yazılar, depremin yalnızca verilerle anlatılamayacağını hatırlattı. Enkazın altında kalan yalnızca beton parçaları değildi; anılar, kentler, gündelik hayatlar ve güven duygusu da yıkılmıştı. Yasın aceleye gelmeyeceğini, herkesin kendi yas biçimi olduğunu söyleyen metinler; sessizliği de, öfkeyi de, gözyaşlarını da meşru birer duygu olarak ele aldı.

“FAİLİMİZ BELLİ”: ÖFKE, SORUMLULUK VE HESAP SORMA
Son Baskı’da yayımlanan bazı yazılar, doğrudan bir sorunun etrafında döndü:
“Bu insanlar neden öldü?”
Bu metinlerde deprem bir “doğal afet” olarak ele alınmakla yetinilmedi. Kesilen kolonlar, görmezden gelinen zemin raporları, denetimsizlik, imar afları ve yıllara yayılan ihmaller açıkça tartışıldı. Yalnızca müteahhitlerin tutuklanmasının adalet olup olmayacağı sorusu, hukuki ve vicdani boyutlarıyla ele alındı.
“Tek günahkâr müteahhitler mi?” sorusu, deprem sonrası sıkça başvurulan kolay cevaplara karşı bir itirazdı. Bu yazılar, sorumluluğun bir zincir olduğunu; kopan her halkanın yeni bir ölüme yol açtığını hatırlattı.

BİLİMİN SÖZÜ: “BU BİR UYARI DEĞİL, ÇIĞLIKTI”
Deprem günlerinde Son Baskı’nın en güçlü dayanaklarından biri bilim oldu. Jeoloji ve jeofizik uzmanlarının yıllardır dile getirdiği riskler, bu kez geçmişin bir hatırlatması olarak değil; ertelenmiş bir çığlık olarak ele alındı.
Marmara’dan Doğu Anadolu Fay Hattı’na uzanan geniş bir risk haritası çizilirken “beklenen deprem” söyleminin yarattığı rehavet de eleştirildi. Depremin yalnızca fay hatlarının değil, siyasal ve yönetsel tercihlerinin sonucu olduğu vurgulandı.

RUH SAĞLIĞI VE TRAVMA: GÖRÜNMEYEN ENKAZ
Son Baskı’nın deprem metinlerinde yalnızca yıkılan binalar değil, yaralanan ruhlar da vardı. Artçı sarsıntıların tetiklediği korku, uyuyamama, sürekli tetikte olma hali ve kayıp duygusu; uzman görüşleriyle ele alındı.
Bu metinlerde deprem sonrası travmanın “zayıflık” değil, son derece insani bir tepki olduğu vurgulandı. Psikolojik desteğin bir lüks değil, kamusal bir ihtiyaç olduğu hatırlatıldı.

HABER DOSYALARI: SOSYAL MEDYA, ÇEVRE, TARIM VE SAĞLIK
Yazıların yanı sıra Son Baskı’da yayımlanan haberler, depremin uzun vadeli etkilerine odaklandı.
Sosyal medyanın afet anlarında oynadığı rol; hem hayat kurtaran bir araç hem de bilgi kirliliği üreten bir risk alanı olarak ele alındı. Kısıtlama tartışmaları, doğru bilginin önemi ve kamusal iletişim ihtiyacı haberleştirildi.
Enkaz kaldırma sürecinde ortaya çıkan asbest tehlikesi, hava kirliliği ve bunun halk sağlığı üzerindeki etkileri ayrıntılı biçimde incelendi. Depremin, yıkımdan sonra da hastalık üretebilen bir süreç olduğu hatırlatıldı.
Tarım haberlerinde ise bölgenin yalnızca konut değil, üretim alanı kaybettiğini de ortaya koydu. Çiftçinin yıkılan eviyle birlikte yok olan geçim kaynakları, gıda güvenliği bağlamında ele alındı.

KÜLTÜR, HAFIZA VE UNUTMAMAK
Son Baskı’nın “6 Şubat” günlerindeki yayıncılığı yalnızca bugünü değil, yarını da düşünerek şekillendi. Japonya’daki deprem müzelerinden yola çıkılarak Türkiye’de de toplumsal hafızayı canlı tutacak mekânların gerekliliği tartışıldı.
Enkazdan çıkan kişisel eşyalar, yarım kalan hikâyeler ve yitirilen kent dokuları; kültürel bir kayıp olarak ele alındı. Deprem günlerinde yayımlanan edebiyat yazıları ve kitap değerlendirmeleri, kültürün de bir tanıklık biçimi olduğunu hatırlattı.

KOLEKTİF BİR SES OLARAK SON BASKI
“6 Şubat” günlerinde Son Baskı’da yayımlanan yazılara katkı sunan, bu hafızanın oluşmasına kalemleriyle tanıklık eden isimler şunlardı: Deniz Kite, Abidin Yağmur, Melodi Dalgın, Neşe Apaydın, Başar Şeker, Sibel Özbudun, Birol Ertan, Özlem Çallı Bozkuş, Mehmet Uluğtürkan, Özgül Atmaca Tekin, Sami Toprak, Nuriye Özşahin, Faruk Bildirici ve Ali Tatar.
Farklı disiplinlerden, farklı yazı dillerinden gelen bu isimler; ortak bir yerde buluştu: Unutmamakta.

İYİ Kİ YAZDIK…
Son Baskı, “6 Şubat” günlerinde ne yalnızca yas tuttu ne de yalnızca haber yaptı. Yazıyı; tanıklığın, hesap sormanın ve hafızayı diri tutmanın bir aracı olarak gördü.
Yazılmasının üzerinden 1000 günden fazla zaman geçti. Enkazlar kaldırıldı, gündemler farklılaştı. Ama bugün dönüp baktığımızda şunu açıkça söyleyebiliyoruz:
Son Baskı’daki “6 Şubat” metinleri iyi ki yazıldı, iyi ki “söz”de kalmadı.
|
“6 ŞUBAT” YAZILARIMIZDAN ÖNE ÇIKANLARI OKUMAK İÇİN AŞAĞIDAKİ BAŞLIKLARA TIKLAYINIZ…
- SİBEL ÖZBUDUN’UN YAZISI — 6 ŞUBAT 2023 DEPREMİ’NİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ (15.02.2023)
- BİROL ERTAN’IN YAZISI — DEPREM YÖNETİMİ (16.02.2023)
- ÖZLEM ÇALLI BOZKUŞ’UN YAZISI — UNUTMAYACAĞIM! (16.02.2023)
- MELODİ DALGIN’IN YAZISI — AFFI AFFETMEYİN (16.02.2023)
- ÖZGÜL ATMACA TEKİN’İN YAZISI — ÖLÜMÜN SAATİ VAR (21.02.2023)
- DENİZ KİTE’NİN YAZISI — PED, FARELER VE ASFALT (21.02.2023)
- ABİDİN YAĞMUR’UN YAZISI — AYNI OTOBÜSTEYİZ (22.02.2023)
- ABİDİN YAĞMUR’UN YAZISI — AYNI SOKAKTAYIZ (22.02.2023)
- FARUK BİLDİRİCİ’NİN YAZISI — DEZENFORMASYONA “DUYARLI” YAZARLARIN ÇİFTE STANDARDI (22.02.2023)
- MELODİ DALGIN’IN YAZISI — RUHUMUZ HÂLÂ ENKAZ ALTINDA (22.02.2023)
- NEŞE APAYDIN’IN YAZISI — DEPREM, YARALI RUHLAR, YAS (25.02.2023
- BAŞAR ŞEKER’İN YAZISI — FAİLİMİZ BELLİ; ADIMIZ MEÇHUL! (25.02.2023)
- MEHMET ULUĞTÜRKAN’IN YAZISI — TEK GÜNAHKÂR MÜTEAHHİTLER Mİ? (04.03.2023)
- ABİDİN YAĞMUR’UN YAZISI — “HELAL OLMASIN!” (18.03.2023)
|
“6 ŞUBAT” HABERLERİMİZDEN ÖNE ÇIKANLARI OKUMAK İÇİN AŞAĞIDAKİ BAŞLIKLARA TIKLAYINIZ…
- HABER — PROF. DR. NACİ GÖRÜR: “DEPREM UYARISINDA ARTIK ‘ÇIĞLIK’ AŞAMASINDAYIZ” (10.02.2023)
- HABER — KORKUNUN ARTÇI SARSINTILARI (11.02.2023)
- HABER — DEPREM GİBİ AFETLERDE SOSYAL MEDYA TEHDİT Mİ, FIRSAT MI? (12.02.2023)
- HABER — BU NEYİN İNTİKAMI, KİMİN ‘GARAZ’I? (10.03.2023)
- HABER — HER AŞAMASI AYRI RİSKLİ (11.03.2023)
- HABER — 11 KENTTE DEPREM MÜZELERİ KURABİLİRİZ (11.03.2023)
- HABER — DEPREM EN ÇOK TARIM ARAZİLERİNDEKİ BETONLAŞMAYI VURDU (11.03.2023)
|

