‘EY, HER ŞEY BİTTİ DİYENLER!..’
Bir kara yazıydı alnımızdaki… Yaşamalıydık, yaşanmalıydı, yaşanacaktı. Yoksulun evi başına yıkılacaktı. Enkaz altında can pazarı… Genci, yaşlısı, çocuğu, kadını hep birlikte kopacaktı bu yalan dünyadan. Tabutlar önünde devlet büyüklerimiz halka seslenecekti: “Bu felaketler bizim için büyük bir imtihan!” Azrail, neredeyse depreme bile gerek kalmadan, ha yıkıldı ha yıkılacak diye beklenen evlerde yaşayan yoksulların üzerinde dolaşıyordu. Oysa yokluk olmasa ne işi vardı o kadar insanın o evlerde… Üstelik de devlet kapılarına dayanmışlardı kaç kere ellerinde dilekçelerle evler çürük diye… Ardından yine bir afet gelecekti. Devlet büyüklerimiz yine gidecekti çaresizliğin kol gezdiği…
Devamını Oku