YAŞAM 

ADANA’NIN SOKAKLARI

Sokağa girince biraz ilerde, sağda, 14 numarada otururlardı Yusuf Amcalar. Kadim dostları arasında “Eski Tüfek Yusuf” olarak tanınırdı. Dünyanın tüm kötülüklerine karşı duran bir muhalifti o. Bir çırçır fabrikasında ustabaşı olarak uzun yıllar çalıştıktan sonra emekli olmuştu. Çok okuyan biriydi. Yaz günleri evinin önünde kırmızı sandalyesine oturur, ya bir kitap ya da Cumhuriyet gazetesini son satırına kadar okurdu. Bir haziran ayının öğleden sonrasında sokaktan geçerken onu kitap okurken gördüm. Kitap okuyan birini görmek bana her zaman derin bir coşku ve mutluluk verir. Yanına gidip kendimi tanıttım. Gülümseyerek ve içtenlikle karşıladı…

Devamını Oku
YAŞAM 

FOTOĞRAF; SİYAH-BEYAZ

Bazen, Osmanlı’nın son günlerini, Cumhuriyet’in ilk günlerini anlatan siyah-beyaz fotoğraflara bakar, fotoğrafın ayrıntılarında bir insan yüzü ararım. Mesela bir hamal; gara gelen trenden yük indirmiş, sırtında yük, Uray Caddesi’ne doğru yürümektedir tozlu yollarda. Sıcaktan terlemiştir. Yükünü yere indirip biraz soluklanır, o arada bir şerbetçi geçer. Bir şerbet çeker canı hamalın. İçmeli mi, içmemeli mi? Kaç kuruştur şerbet? İçmez, yürür, gider yoluna… * * * Ya da bir köylü kadın, Yoğurt Pazarı’nda güneşin alnında oturmuş, bekler. Kimi bekler? Şehre beraber indiği kocasını mı bekler, oğlunu mu bekler, kızını mı bekler, kaynını…

Devamını Oku
TOPLUM YAŞAM 

YANARKEN ÜŞÜMEK

Birine insan eli balta vuruyor, diğerine su taşıyor. Akbelen’in çok mu canı yandı ki Çanakkale har har kavruluyor? “Türkiye Yüzyılı”, afetin yılı oldu adeta. Öldük, yıkıldık, yakıldık, nefesimiz kesildi… Yok mu artıran? Şehitler diyarı Çanakkale tarihinin “en kan dökülmeyen” savaşını yaşıyor gibi… Binlerce canlı ölüyor o yangında. Köpek ile kedinin çaresizce bir tahta yığınının altına saklandıkları videoyu belki çoğunuz görmüşsünüzdür. İçimiz inliyor acıdan da elden bir şey gelmiyor. Bizim bürokratlarımızın en büyük sorunu uzmanları zamanında dinlememek. Olanın ardından ah etsen ne, vah diye haykırsan ne? “Ormanları ellemeyin” dedikçe suiistimalle karşılaştı…

Devamını Oku
POLİTİKA 

DEDİKODU SİYASETİ – 1 / SEÇİMLERİN ARDINDAN

Değerli dostlarım, dedikodu siyaseti medyadan sürekli aktarılan bilgiler değildir. Bir kez konuşulur ya da yazılır, daha sonra gerçeklik algısı yaratılıncaya kadar çok farklı yerlerde kulaktan kulağa anlatılan bir yöntemdir. Farklı yerlerde farklı insanlarca söylenmesi gerçeklik algısını güçlendirir. Bu amaçla hepimizin tanık olduğu dedikodu tarzı negatif propagandalarla ilgili bazı hatırlatmalarla dikkat çektiğim yazı dizisini sizlere sunmayı hedefledim. Kim tarafından nasıl yayıldığı belli olmayan, herkesçe tekrar edilen ve daha çok yalana dayalı kasıtlı söylemlerle rakibini gözden düşürmek amacıyla yayılmaktadır. Bazen de bir tarafın gücünü gerçek dışı büyütmek için yapılır. Bu dedikodulardan bazıları…

Devamını Oku
KÜLTÜR-SANAT TOPLUM 

HÜNKÂR VE KILIÇ

Hünkâr, Osmanlı’da sadece padişahlara verilen unvandı. Padişah ne demek? Pederi şah, yani şahların babası, en büyüğü demek. Padişah deyip geçme. Kılıcı var… Sarayı var… Ordusu var… Yaveri var… Celladı var… Kadısı var… Tahsildarı var… Yani öyle ki kanun koyan, vergi koyan, kızdığının kellesini alan, sevdiğini ihya eden bir sultan, bir devlet başı demek padişah. Onun için Osmanlı’da sadece padişahlar için kullanılan hitaplar vardır. Bunlardan biri de hünkârdır. Padişahtan başkasına hünkâr diyemezsin! Fakat her yer saray, herkes saraydakinin kulu, kölesi değil ya. İnat da bir murattır deyip padişahlara hünkâr dememiş kesimler…

Devamını Oku
YAŞAM 

ZORBA YÜREĞİM

Dışarıda akıp giden bir hayat var. Bense yüreğimin mağarasında yolunu gözlüyorum hâlâ… Zorba yüreğime söz geçiremiyorum artık. Çık, gel, umudum kırılmadan, geç kalma, yüreğimden akan kanı başkaları öpmeden. Senin için çırpınıp dururum, bu gidişle ya sabreder ya da dayanamaz, bir gün ansızın ölürüm. Her gün biraz daha azalıyorum, çık, gel, çoğalayım seninle. Biliyorum ki bu adaletsiz dünyada kirlendik ikimiz de, çık, gel, bir ömür boyu kirlenelim birlikte. Çok bekledim o kısık gözlerini açarsın diye, ana rahmine yeniden gireyim diye… Yaz geldi, hatta bitiyor, yine üşüyorum, gözlerinde ısınayım diye. Hayatı senin…

Devamını Oku
YAŞAM 

‘AMONYAK ÇİÇEĞİ’ KOKUYOR VE ‘MÜJGÂNLA AĞLAŞIYORDUK’…

Her şey bu dönemeçte başlamıştı ve her şey bu dönemeçte bitiyor işte… Ağustosun son dönemecinde, bir kaldırım taşı esaretinde ve bir sokak lambası huzmesinde geçip gidiyor ömrümüz işte… Günler geçiyor, haftalar geçiyor, aylar yıllar geçiyor ve bizim saçlarımızdaki aklar bir “çoğul türkü” olmuş, geleceğe doğru serpiştiriliyor işte… “Amonyak çiçeği” kokuyor aşklarımız, yandı yanacak ve bir hüzün akşamında “müjgânla ağlaşıyor” göz bebeklerimiz… Şair soruyor: Biz niye böyleyiz, biz niye böyle bulut yüklüyüz ve biz niye “çiçek çiçek” gözyaşı döküyoruz? * * * “Sen miydin o, yalnızlığım mıydı yoksa/ kör karanlıkta açardık…

Devamını Oku
KÜLTÜR-SANAT 

BEN, ULU CAMİİ!

Ben, Ulu Camii! Ramazanoğlu Camii de derler bana. Adana’yı kendine mesken edinmiş, geliştirmiş ve güzelleştirmiş olan Ramazanoğulları Beyliği’nin bu şehre hediyesiyim. Yalvaran iki el gibi gök kubbeye uzanan nevi şahsına münhasır minaremle hak ile halkı buluşturur, onlara aracılık ederim. Kimler, ne dualar etmedi ki diz çökerek, kıble duvarımın önünde? Çok şey işittim, konuşma sırası bende artık. Ben, Ulu Camii… Kulak verin, bugün kendi hikâyemi anlatıyorum sizlere… RAMAZANOĞLU HALİL BEY’İN RÜYASI Efsaneye göre bir gece, Ramazanoğlu Halil Bey’e rüyasında bir cami yaptırması söylenir. Halil Bey hemen emir verir ve caminin temeli…

Devamını Oku
HABER TOPLUM 

SEZEN AKSU’DAN YAŞAR GAGA ANISINA 5 BİN FİDAN

Türkiye’nin önde gelen değerli sanatçılarından Sezen Aksu, 2018 yılında hayatını kaybeden çalışma arkadaşı Yaşar Gaga anısına TEMA Vakfı aracılığıyla Kırklareli-Celaliye sahasında 5 bin fidanlık bir hatıra ormanı oluşturdu. Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü ve TEMA Vakfı iş birliği ile tesis edilen sahaya meşe türü fidan dikimleri yapıldı. ONNO TUNÇ’TAN ADİLE NAŞİT’E… Sezen Aksu, 2008 yılında değerli müzik adamları Şerif Yüzbaşıoğlu, Onno Tunç ve Uzay Heparı’nın adlarına TEMA Vakfı aracılığıyla Antalya Döşemealtı Hatıra Ormanı’na 4 bin, 2013 yılı boyunca verdiği konserlerinden elde edilen gelirlerin bir bölümü ile Manisa Salihli…

Devamını Oku
HABER KÜLTÜR-SANAT 

AYDIN DOĞAN ÖDÜLÜ BU YIL ‘BARIŞ’ KOROSUNA VERİLECEK

Aydın Doğan Vakfı tarafından 1996 yılından bu yana her yıl kültür, sanat, edebiyat, bilim gibi farklı alanlarda, ulusal ve uluslararası platformlarda övgü kazanan kişi veya kurumları ödüllendirmek amacıyla verilen Aydın Doğan Ödülü’nün, bu yıl Hatay’dan tüm dünyaya barış mesajları ulaştırmış, yurt içi ve yurt dışında verdiği bin beş yüzün üzerindeki konserle müziğin evrensel bir dil olduğunu hatırlatmış Antakya Medeniyetler Korosu’na takdim edilmesi kararlaştırıldı. ÖDÜL TÖRENİ ARALIK AYINDA Aydın Doğan Vakfı’ndan yapılan açıklamada, “Antakya Medeniyetler Korosu, ülkemizin kadim şehirlerinden Hatay’ın asırlar öncesine uzanan kültürel zenginliğini ve medeniyetler arasındaki hoşgörü yaklaşımını 2008…

Devamını Oku
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
Betgaranti
ultrabet
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
jojobet
jojobet
Betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
Betgaranti Rehber
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
Betgaranti
Betgaranti
hititbet
Betpark
Kolaybet
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
Hititbet
betgaranti
kolaybet
kolaybet
kolaybet
betpark
Hititbet 2026
bettilt
bettilt
Sahabet
Hititbet Giriş
Hititbet
Hititbet
betpark
betpark
Betgaranti
Hititbet
Hititbet
Hititbet
sahabet
sahabet
bahsegel
Hititbet
Hititbet
Hititbet
Betgaranti
Hititbet
betpark
betpark
betgaranti
betpark
Betpark
Kolaybet
Hititbet
Kolaybet
Betgaranti
Kolaybet
Betgaranti
Betpark
Hititbet
betpark